İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile dava dışı ... Toptan ve Perakende Satış Ltd. Şti. arasında yapılmış Finansal Kiralama Sözleşmeleri ve Finansal Kiralama Tadilat Sözleşmeleri gereğince davalıların, borçlu dava dışı şirket lehine ipotek veren 3.kişi o…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1135 Esas KARAR NO: 2025/1779 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/04/2023 NUMARASI: 2020/9 E. - 2023/316 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile dava dışı ... Toptan ve Perakende Satış Ltd. Şti. arasında yapılmış Finansal Kiralama Sözleşmeleri ve Finansal Kiralama Tadilat Sözleşmeleri gereğince davalıların, borçlu dava dışı şirket lehine ipotek veren 3.kişi olduklarını, dava dışı kiracının kira borçlarını yapılan ihtara rağmen yerine getirmemesi nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini, bunun üzerine ipotek veren davalılar aleyhine İstanbul 10. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takibe de davalı tarafça itiraz edildiğini, ipotekle temin edilmiş bir borcun zamanaşamına uğramadığını, derdest takip bulunmadığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle itirazın iptaline, davalıların icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı ... ... cevap dilekçesinde özetle; dava konusu aynı alacağın daha önce İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasından talep edildiğini, bu takibe itiraz üzerine İstanbul 3 ATM'nin 2016/113 E sayılı dosyasından açılan itirazın iptali davasının reddine karar verilerek kesinleştiğini, bu kez eldeki davaya dayanak takibin ve itiraz üzerine eldeki davanın açıldığını, kesin hüküm itirazında bulunduklarını, aksi takdirde kendisinin ve diğer davalının taşınmazına 130.000 EURO değerinde üst sınır (limit ipoteği) konulduğunu, asıl borçlu şirket tarafından borcun ödenip ödenmediğini bilmediklerini, borç ödenmemiş ise davacı tarafça bilerek zararın arttırılması durumunda talepte bulunulmasının yasal olmadığını, icra takibinin başlandığında borcun zamanaşımının takip edileceğini, asıl borçlunun verdiği ipoteğin paraya çevrilmesi yerine kendilerine başvurmasının dürüstlük ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini, davacının kötüniyet tazminatına mahkumiyetini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesin kararıyla; "Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, incelenen takip dosyası, alınan ve benimsenen bilirkişi kök ve ek raporu, toplanıp değerlendirilen delillere göre; davacı şirket ile dava dışı ... Toptan ve Perakende Satış Ltd. Şti. arasında yapılmış Finansal Kiralama Sözleşmeleri ile Tadil Sözleşmelerinden kaynaklı doğmuş ve doğacak kira alacaklarının teminat altına alınması amacıyla borçlu dava dışı şirket lehine davalıların hissedarı olduğu taşınmaz üzerine 130.000 EURO ile ipotek tesis edildiği ve işbu sözleşmeden kaynaklı kira borçlarının ödenmediği iddiasıyla davacı tarafça ipotek veren davalılar aleyhine davaya dayanak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattığını, benimsenen bilirkişi raporunda dayanak ve gerekçeleriyle ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, dava konusu alacağın davacı taraf ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacı tarafça bu yöndeki iddianın (alacağın varlığı ve miktarının) ispatlanamadığını, kaldı ki, eldeki davaya ve takibe dayanak finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklı aynı alacağa ilişkin daha önce İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasından davalı ... ... aleyhine yine aynı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takibe itirazın iptali istemli İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/113 E sayılı dosyasından açılan davanın reddine karar verildiği ve verilen kararın kesinleştiği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş; alacaklının kötü niyetinin kanıtlanamamış olması gerekçesi ile;1-Davanın REDDİNE,2-Koşulları oluşmadığından davalı tarafın tazminat isteminin reddine," karar verilmiştir. İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin 13/04/2023 tarihli davanın reddine ilişkin kararında, ilk takibin düşmüş sayılması nedeniyle derdestlik itirazının yerinde görülmediğini, ancak davanın reddine gerekçe olarak, bilirkişi mali müşavir ... tarafından sunulan kök ve ek raporlarda, davacı şirketin ticari defterlerinde olası alacağın kaydi olarak tespit edilemediğini, sunulan cari hesap tablosu ve ekstresinin denetime elverişli ve anlaşılabilir olmadığını, ticari defterlerdeki madde numaralarının ve hesaplamanın dayanağının açıkça gösterilmediğini belirttiğini, bu raporların yeterli ve denetime elverişli görüldüğünü ve ayrıca aynı ipoteğe ilişkin daha önce açılan itirazın iptali davasının da reddedilerek kesinleştiğini anladığını ifade ettiğini, davacı vekilinin ise bu kararın eksik inceleme neticesinde hukuka aykırı olarak verildiğini ileri sürerek istinaf talebinde bulunduğunu, öncelikle yerel mahkemenin önceki davada da bilirkişilik yapan aynı kişiyi görevlendirmesinin usule aykırı olduğunu savunduğunu, zira bilirkişinin ne önceki ne de bu davadaki raporlarında alacağın var olmadığı yönünde bir tespitte bulunmadığını, sadece müvekkili şirketin sunduğu kayıt ve ekstrelerdeki hesapların sarih ve anlaşılabilir bir şekilde açıklanmadığını belirttiğini, huzurdaki davada da aynı bilirkişinin, kendisine sunulan muavin ve diğer ticari kayıtları anlamlandıramadığı için bir önceki davadaki görüşlerini birebir tekrarladığını, hatta yerinde inceleme yetkisi olmasına rağmen defterlerin e-defter olması nedeniyle buna gerek görmediğini belirterek hiçbir mali inceleme yapmadan rapor hazırladığını iddia ettiğini, oysa müvekkili şirketin 23/03/2022 tarihli dilekçesi ekinde sunduğu ayrıntılı muavin defter dökümleri ve ödeme planları incelendiğinde, şirketin borçlu firmadan toplamda 180.713,69 Euro alacaklı olduğunun çok net bir şekilde görüldüğünü, bu alacak tutarının anapara, gecikme faizi, temerrüt faizi ve KDV dökümleriyle birlikte 180.713,69 Euro olarak tek tek açıklandığını, borçlu şirketin borcu ödediğine dair de dosyada aksi bir delil bulunmadığını, yerel mahkemenin 3,5 milyona yakın alacağın açıkça görülebildiği bir durumda, sadece bilirkişinin cari hesapları anlamlandıramamış olmasına dayanan yetersiz ve yanlış raporları dikkate alarak hüküm kurmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, bu nedenle finansal kiralamada uzman yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğini vurguladığını, Kaldı ki, borçlu şirket aleyhine açılan malın iadesi davasının görüldüğü İstanbul 6. ATM nin 2011/524 esas sayılı dosyasında borçlunun müvekkiline olan borcunu ödememesi sebebi ile davanın kabulüne karar verildiğini, müvekkili şirketin finansal kiralama şirketi olduğunu ve kayıtlarını her zaman ispatlayabildiğini, bilirkişinin ise hiçbir mali inceleme yapamadan kayıtları anlamlandıramadığını belirtmesinin kabul edilemez olduğunu, ayrıca borçlu ... aleyhine açılan malın iadesi davasının da borcun ödenmemesi nedeniyle müvekkili lehine kabul edildiğini eklediğini, yerel mahkemenin bu hatalı raporları dikkate alarak 3,5 milyonluk alacağı yok saymasının, telafisi mümkün olmayan zararlar doğuracağını belirterek, Yargıtay içtihatları doğrultusunda denetime elverişli olmayan eksik bilirkişi incelemesiyle hüküm kurulamayacağını hatırlattığını ve sonuç olarak kararın kaldırılarak davalarının kabulüne, mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda ise yeni bir bilirkişi incelemesi ile hüküm kurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF: Davalı vekili katılma yoluyla istinaf ve istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin İstanbul 10. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 130.000 Euro'luk üst sınır ipoteğinin paraya çevrilmesi yoluyla davalılar hakkında başlattığı icra takibi neticesinde, davalılara ödeme emri tebliğ edildiği, davalıların müşterek malik oldukları taşınmazlarıyla dava dışı üçüncü kişi lehine tesis edilen bu ipoteğin karz ipoteği olmayıp üst sınır ipoteği olduğu ve müvekkili davalı şirketin davacı şirketle hiçbir borç ilişkisi bulunmadığı gerekçesiyle her iki davalının da takibe ve borca ayrı ayrı itirazda bulunduğu bilgisinin yer aldığı ve müvekkilinin itirazında, davacının aynı alacak hakkında daha önce İstanbul 10. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla takipte bulunduğu, bu takibe itiraz üzerine davacı şirketin İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/113 Esas sayılı dosyasıyla açtığı itirazın iptali davasının, alacağın ispatlanamaması nedeniyle reddedildiği ve kararın kesinleştiği, bu nedenle hem borçlu olmadığı hem de kesin hüküm bulunduğu itirazında bulunduğu açıklandığını, davacı şirketin bu kesin hükme rağmen yeniden itirazın iptali davası açtığı, müvekkilinin de cevaben bu alacak konusunda kesin hüküm bulunduğu itirazını ve borçlu bulunmadığı, varsa alacağın ispata muhtaç olduğu beyanını dile getirdiği kaydedildiğini, kesin hüküm itirazına rağmen mahkemenin işin esasına girdiği, davacının delillerini topladığı ancak bilirkişi raporuna göre alacağını tevsik eden belgeleri sunamadığı ve alacağın varlığını ispatlayamadığı gerekçesiyle mahkemece davanın reddine karar verilerek lehlerine maktu vekalet ücreti takdir edildiği belirtildiğini, davacı her ne kadar karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuş olsa da kararın netice olarak doğru olduğu ancak vekalet ücretinin nispi vekalet ücreti olması gerekirken maktu olarak takdir edilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı, bu nedenle karara karşı bu yönden kendilerinin de katılma yoluyla istinaf talebinde bulunduklarını, katılma yoluyla istinaf talebinde, mahkemenin kesin hüküm itirazına rağmen işin esasına girerek davacının alacağını ispatlayamaması nedeniyle davanın esastan reddedilmesi kararı sonucu lehlerine hükmedilen vekalet ücretinin nispi vekalet ücreti olması gerektiği ileri sürüldüğü ve sonuç olarak davacının haksız ve yasal dayanaktan yoksun istinaf taleplerinin esastan reddini, katılma yoluyla istinaf taleplerinin kabulü ile hükmün vekalet ücretiyle ilgili kısmının düzeltilerek davalı lehine nispi vekalet ücreti takdir edilerek onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili amacı ile davalılar aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takibe vaki itirazın İİK 67.md gereği iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili; müvekkili şirket ile dava dışı ... Toptan ve Perakende Satış Ltd. Şti. arasında yapılmış Finansal Kiralama Sözleşmeleri ve Finansal Kiralama Tadilat Sözleşmeleri gereğince davalıların, borçlu dava dışı şirket lehine ipotek veren 3.kişi olduklarını, dava dışı kiracının kira borçlarını yapılan ihtara rağmen yerine getirmemesi nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini, bunun üzerine ipotek veren davalılar aleyhine İstanbul 10. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takibe davalı tarafça itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar cevap dilekçelerinde aynı konuya ilişkin olarak davacı tarafından İstanbul 10 icra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını ve bu takibe itiraz üzerine İstanbul 3 ATM'nin 2016/113 E sayılı dosyasından açılan itirazın iptali davasının reddine karar verilerek kesinleştiğini, bu kez eldeki davaya dayanak takibin ve itiraz üzerine eldeki davanın açıldığını belirterek kesin hüküm itirazında bulunmuşlardır. İstanbul 10. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında, davacı tarafça, davalılar ve diğer takip borçluları hakkında davaya dayanak yapılan finansal kiralama sözleşmesine göre ödenmeyen borcun tahsili amacıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, borca itiraz edildiği anlaşılmıştır.Borçlular itiraz dilekçesinde, zamanaşımı, mükerrerlik ve borca faize ve tüm alacak kalemlerine itiraz etmişlerdir.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Mali bilirkişi tarafından düzenlenen 23/02/2022 tarihli ve 07/11/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" davacı ticari defterlerinde, dava dışı şirketten takip tarihi itibariyle kaydi olarak alacağının tespit edilemediği; davacı yanın davaya konu alacağına dayanak olan bakiye tutarın nereden ve hangi hesaplama ile geldiğinin açık ve anlaşılabilir bir şekilde dökümünün yapılmış olması gerektiği, davacı tarafından sunulan cari hesap tablosu ve hesap ekstresinin anlaşılabilir ve denetime elverişli olmadığı, salt excel tablosu şeklinde sunulan cari hesap dökümünün sadece bir takım kod ve kısaltılmış kelimelerden oluştuğu, cari hesap hareketlerinin içindeki her işlemin ticari defterlerdeki karşılığı olan madde numarasının da bulunması gerektiği, sunulan cari hesap özeti içerisinde bu numaraların olmadığı, hal böyle olunca yapılan hesaplamanın içeriği ve dayanak belgesinin ne olduğunun da anlaşılamadığı, davacının excel tablosu ile mevcudiyetini iddia ettiği olası alacağına dayanak olan tevsik edici belgelerin ve alacağın hesaplanış şeklinin de açıklanması gerektiği, davacı ticari defterlerinin mevcut hali ile davaya konu alacak yönünden kaydi olarak izaha ve ispata muhtaç göründüğü" belirtilmiştir.Davacı şirket ile dava dışı ... Toptan ve Perakende Satış Ltd. Şti. arasında, Finansal Kiralama Sözleşmeleri ile Tadil Sözleşmelerinden kaynaklı doğmuş ve doğacak kira alacaklarının teminat altına alınması amacıyla borçlu dava dışı şirket lehine davalıların hissedarı olduğu taşınmaz üzerine 130.000 EURO bedelli ipotek tesis edildiği ve işbu sözleşmeden kaynaklı kira borçlarının ödenmediği iddiasıyla davacı tarafça ipotek veren davalılar aleyhine 130.000 euro ile sınırlı olmak kaydı ile davaya dayanak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığı ve davalılar tarafından itiraz edildiği görülmüştür.Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, dava konusunun İstanbul 10. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında, finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili amacı ile davalılar aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takibe vaki itirazın İİK 67.md gereği iptali istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Davacı alacaklı ... Finansal Kiralama A.Ş. Tarafından, davaya konu takipten önce de, İstanbul 10. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında, 124.799,16 Euro Asıl Alacak, 93.762,53 Euro İşlemiş Faiz, 60.943,42 Euro Sigorta ve Bakiye alacak olmak üzere toplam 279.505,11 Euro alacağın yıllık %53,56 faizi ile tahsili talebiyle, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattığı, takibe borçlular ... ve ... ...'in itiraz ettiği, ... ...'in itirazının süresinde olmadığından hakkında icrai işlemlere devam edildiği ancak ... ... hakkında alacaklı tarafça itirazın iptali davası açıldığı, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/02/2018 tarihli, 2016/113 Esas, 2018/167 Karar sayılı kararı ile , davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 30/05/2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Davacı alacaklının bu kez İstanbul 10. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında,160.000 Euro alacak talebiyle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattığı, 15/08/2018 tarihinde borçlular ... ... ve ... ...'in itiraz ettiği, itirazın iptali talepli bu davanın açıldığı anlaşılıyorsa da, aynı alacağa dayalı olarak, davacı tarafça daha önce açılan itirazın iptali davasında verilerek kesinleşen mahkeme kararı, davalı ... ... yönünden kesin hüküm teşkil ettiğinden, bu davalı yönünden takip başlatılarak tekrar alacak isteminde bulunulması usule uygun olmadığından, dava şartı yokluğundan davanın reddi yerine davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.Davalı ... ... yönünden yapılan incelemede; davaya konu ipoteğin anapara ipoteği olduğu, icra dosyasında bulunun resmi senetten ... Toptan ve Perakende Satış Ltd. Şti.'nin alacaklı ... Finansal Kiralama A.Ş.'ye doğmuş ve doğacak borçlarını kapsayacak şekilde, 130.000 Euro ile bu miktara ilaveten, bu borçlarla ilgili doğacak akdi faizler, vergi hariç, takip yargılama gideri, avukatlık ücreti...temerrüt faizlerini kapsamak üzere, alacaklı lehine birinci derecede, birinci sırada ipotek verildiği anlaşılmıştır. Davalı ... tarafından takibe itirazda, alacağın zamanaşımına uğradığı, daha önce başlatılan takibe itiraz edildiğinde alacağın olmadığı yönünde karar verildiği, takibin mükerrer olduğu, borca faize, tüm alacak kalemlerine itiraz ettiğini bildirdiği anlaşılmıştır. Rehine bağlanan alacak zamanaşımına uğramayacağından, borçlu davalının zamanaşımı itirazı yerinde görülmemiştir. Davalı borçlu mükerrer takip itirazında bulunmuşsa da, İİK 150/e maddesi gereğince 2 yıl içinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte satışın istenmemesi halinde takip düşeceğinden, derdest bir takip bulunmadığından, mükerrer takip iddiası da yerinde görülmemiştir.Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde davacı tarafça sunulan defterler ile ticari kayıtların incelendiği, takibe dayanak 160.000 Euro olası alacağın muavin defter dökümlerinde tespit edilemediğinin beyan edildiği, davacı vekilinin dosyaya muavin defter kaydı dökümü ve müşteri ödeme planları ibraz ettiği, mahkemece alınan 07/11/2022 tarihli ek raporda da, yine alacağın tespit edilemediğinin beyan edildiği, mahkemece davacının alacağını ispatlayamadığından davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde; alacağın 2009 yılında doğduğunu, yerinde inceleme yapılması gerektiğini ileri sürdüğü anlaşılıyorsa da, yargılama sırasında yerinde inceleme talebinde bulunmadığı, mahkemece sunulan kayıtlar üzerinde yapılan incelemede alacağın tespit edilemediği, HMK 357. Madde gereğince istinaf aşamasında ileri sürülen bu hususun incelenemeyeceği, davacı tarafça ... ... hakkında açılan kesin hükme konu itirazın iptali davasında da alacağın ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, mahkeme kararının gerekçesi düzeltildiğinden ve davalı ... ... yönünden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden davalı vekilinin katılmalı istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, düzeltilmiş gerekçe ile davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı ... ... vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,3-İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/04/2023 tarih, 2020/9 E. 2023/316 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas düzeltilmiş gerekçe ile , Davanın REDDİNE4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcından peşin alınan 8.796,39 TL'nin mahsubu ile, fazlaya ilişkin olan 8.180,99 TL harcın davacıdan tarafa isteği halinde iadesine,4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerini üzerinde bırakılmasına,4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 135.838,80- TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı ... ...'e verilmesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5/b-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/c-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 70,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 562,50 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5/ç-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5/d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 18/12/2025