Başvuru, işverenle güven ilişkisinin bozulduğu gerekçesiyle iş sözleşmesinin feshedilmesi üzerine açılan işe iade davasında davanın sonucuna etkili iddianın kararda karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, işverenle güven ilişkisinin bozulduğu gerekçesiyle iş sözleşmesinin feshedilmesi üzerine açılan işe iade davasında davanın sonucuna etkili iddianın kararda karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu 1/2/2010 tarihinden itibaren Petkim Petrokimya Holding Anonim Şirketi (PETKİM) bünyesinde işçi olarak çalışmaktayken 22/7/2016 tarihinde başvurucunun iş sözleşmesi feshedilmiştir. Başvurucu, feshin geçersizliğinin tespitine ve işe iadesine karar verilmesi talebiyle 4/8/2016 tarihinde dava açmıştır. Aliağa İş Mahkemesi (Mahkeme) 9/2/2016 tarihinde davayı reddetmiş; kararda, başvurucu hakkında Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturma dosyası bulunduğunu ancak başvurucunun FETÖ/PDY'ye üyeliği, mensubiyeti veya bu örgütle iltisaklı ya da irtibatlı olup olmadığını inceleme ve araştırmanın görevinde olmadığını belirtilmiştir. Başvurucu, karara karşı 12/12/2016 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi (Bölge Adliye Mahkemesi) 18/6/2020 tarihinde istinaf başvurusunu esas yönden incelemeksizin mahkeme kararının kaldırılmasına karar vermiş; kararda başvurucunun çalıştığı işyerinin 15/8/2016 tarihinde kabul edilen ve 1/9/2016 tarihli ve 29818 ( mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 673 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (673 sayılı KHK) kapsamında olup olmadığının belirlenebilmesi için belgelerin ticaret sicilinden getirtilerek tespit edilmesi gerektiğini belirtmiş, kamu ve özel tüzel kişiliklere ilişkin tüm Kanun Hükmünde Kararnamelerin (KHK) değerlendirilmesi gerektiğini, işyerinin olağanüstü hâl (OHAL) KHK'larından biri kapsamında olması hâlinde ilgili KHK kapsamına göre karar verilmesi gerektiğini ifade etmiştir. Mahkeme 14/3/2018 tarihinde davayı reddetmiş; kararda, başvurucunun çalıştığı işyerinin 673 sayılı KHK kapsamında, davanın esası hakkında beklenmeksizin derhal karar verilmesine ilişkin hükümler içeren KHK'lar kurum veya kuruluşlardan olmadığı bilgisine yer vermiştir. Başvurucu hakkında FETÖ/PDY soruşturması bulunduğunun anlaşılması üzerine PETKİM'in stratejik konumu ve güvenlik tedbirleri nedeniyle başvurucunun iş akdinin feshedildiğini, işveren açısından feshin zorunlu hâle geldiği,fesih sebebi oluştuğunu ifade etmiştir. Başvurucu, karara karşı 6/4/2018 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi 25/4/2019 tarihinde istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiş; kararda, başvurucu hakkında FETÖ/PDY kapsamında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu Cumhuriyet savcısı tarafından iddianame düzenlendiğini, İzmir Ağır Ceza Mahkemesinde (Ağır Ceza Mahkemesi) başvurucunun yargılamasının devam ettiğini, bu durumda taraflar arasındaki güven ilişkisinin zedelenmesine bağlı olarak PETKİM'in gerçekleştirdiği fesih işleminin geçerli bir fesih türü olan şüphe feshi mahiyetinde olduğunu ifade etmiştir. Nihai karar başvurucuya 22/5/2019 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 14/6/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuş, bireysel başvuru harç ve masraflarını karşılama imkânı olmadığını belirterek adli yardım talebinde bulunmuştur. Başvurucu, Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 2/4/2021 tarihinde FETÖ/PDY'ye üye olma suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmıştır. Kararda, başvurucunun Bylock programını indirerek 25/11/2014 tarihi ile 1/2/2016 tarihleri arasında toplamda 503 kez giriş yapmak suretiyle bu programı kullandığı ve ByLock içerikleri kapsamına göre ID numarasının 275753 ve "sLmNpRtkL" kullanıcı adının şifresinin "erva" olduğu bilgisine yer verilmiştir. Başvurucunun Bank Asyada hesabı olduğu tespitine yer verildikten sonra 2013 yılında hesap bakiyesi 0 iken 2014 yılının Ocak ayında Bankaya 000 TL para yatırdığı belirtilmiştir. Daha sonra 29/12/2014 tarihli katılım hesabı açılıp bakiyenin artarak 2014 yılı Ağustos ayında hesabının 337,85 TL olduğu, 2015 Mart ayında hesabına 855,69 TL para yatırdığı, 2015 Nisan ayında bakiyesini 028,76 TL'ye kadar artırdığı, 29/1/2014-1/12/2015 tarihleri arasında on beş katılım hesabı açtığı ifade edilmiştir. Bylock kayıtları, yazışma içerikleri, tevil yollu ikrarı, Bank Asya hesap özeti, bilirkişi raporu, tanık beyanı birlikte değerlendirildiğinde başvurucunun FETÖ üyesi olduğuna ilişkin olarak cezalandırılması yönünde yeterli delil elde edildiği kanaatine varılmıştır. Söz konusu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup yargılama halen derdesttir.