Hukuk Genel Kurulu 2022/1005 E. , 2023/882 K. "" MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/202 E., 2021/381 K. KARAR : Davanın kabulüne ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 11.11.2019 tarihli ve 2019/153 Esas, 2019/7006 Karar sayılı BOZMA kararı 1. Taraflar arasındaki markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men’i ile marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Ankara 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince veril…
**Hukuk Genel Kurulu 2022/1005 E. , 2023/882 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/202 E., 2021/381 K. KARAR : Davanın kabulüne ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 11.11.2019 tarihli ve 2019/153 Esas, 2019/7006 Karar sayılı BOZMA kararı 1. Taraflar arasındaki markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men’i ile marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Ankara 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne ilişkin karar, asıl ve birleşen davada davalılar vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda asıl davada verilen karar onanmış; birleşen davada verilen karar bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı birleşen davada davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacılar İstemi 4. Birleşen davada davacılar vekili; "...” markasının müvekkili şirketin kuruluşundan önce 1993 yılından itibaren kükürt, gübre, ziraî ilaç sektöründe markasal olarak kullanılmakta olduğunu, “...” esas unsurlu dört adet markanın da müvekkili ... adına tescilli olduğunu, müvekkili şirketin kurucularından dava dışı ... ... ile arkadaşı olan davalı ... arasında gübre ve zirai ilaç alanında birlikte faaliyet gerçekleştirmek adına mutabık kalındığını ve bu mutabakat çerçevesinde ... ... ile davalılardan ...’nın kurucu ortak olduğu diğer davalı şirketin kurulduğunu, ortaklık ilişkisi bozulduktan sonra müvekkillerinin yıllardır nizasız fasılasız kullanarak sektörde tanınmış hâle getirdiği ürün görselinin davalılar tarafından birebir kopyalanarak kullanıldığını, ayrıca internet adreslerinde ve fiili kullanımlarında “...” ibaresini esas unsur şeklinde kullanarak müvekkili markalarına yanaştıklarını, bunun yanında davalı ...’nın “...” ibaresini içeren alan adlarını da kendi adına aldığını, davalıların bu eylemlerinin müvekkillerinin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, öte yandan davalı ...’nın ortaklık ilişkisi sürmekte iken gizlice ve kötüniyetli şekilde “... ...” markasını tescil ettirmiş olduğunu, bu markanın müvekkili markaları ile iltibasa neden olduğunu, “...” ibaresindeki öncelik hakkının müvekkillerine ait olduğunu, bu nedenle anılan markanın da hükümsüzlük şartlarının oluştuğunu ileri sürerek marka haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, önlenmesine, davalı ... adına tescilli “... ...” markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar Cevabı