Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/446 E. , 2024/2087 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/446 Karar No : 2024/2087 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ: Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. DAVANIN_KONUSU : Davacının bilirkişilik sicilinden ve listesinden çıkarılmasına ilişkin İzmir Bilirkişili
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/446 E. , 2024/2087 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/446 Karar No : 2024/2087 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ: Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. DAVANIN_KONUSU : Davacının bilirkişilik sicilinden ve listesinden çıkarılmasına ilişkin İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile anılan karara yapılan itirazın reddine ilişkin ... tarih ve ... ek sayılı kararın iptali istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile dava dosyasındaki bilgi belgeler ile denetim ve inceleme raporunun mevzuat hükümleriyle birlikte değerlendirilmesinden; makine mühendisliği alanında bilirkişi listesinde kayıtlı olan davacının, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Asliye Hukuk Mahkemesinden talimat yoluyla gelen ... Talimat sayılı dosyasında bilirkişi olarak görevlendirilerek 31/01/2018 tarihinde 15 gün süre verilerek teslim edilmesine karşın dosyanın davacı tarafından konunun uzmanlık alanında olmadığı belirtilerek 13/06/2018 tarihinde anılan Mahkemeye teslim edildiği, yine davacının bilirkişi olarak görevlendirildiği ... Asliye Hukuk Mahkemesinin E.... sayılı ve E.... sayılı dosyalarında bilirkişi olarak görevlendirildiği ve dosyaların 04/05/2018 tarihinde her bir dosya için 15 gün süre verilerek teslim edilmesine karşın anılan dosyaların 10/07/2018 ve 27/06/2018 tarihlerinde teslim edildiği anlaşıldığından, davacının dava dosyası ve bilirkişi raporunu belirlenen süre içinde mazeretsiz olarak verilmeme fiilinin sübuta erdiği ve davalı idarece bu tespit üzerine davacının bilirkişi ve sicil listesinden çıkarıldığı görülmekte ise de dava konusu işleme esas alınan mevzuatta bu fiil karşılığında ihlalin niteliğine göre sicilden ve listeden çıkarma yaptırımı yerine uyarma veya bir yıla kadar geçici süreyle listeden çıkarma yaptırımı uygulanabileceğinin hüküm altına alındığı, davacının bilirkişi olarak görevlendirildiği diğer dosyalarda bilirkişi raporlarının geç verildiği yönünde başka bir şikayet, inceleme ve sonucunda verilmiş bir ceza bulunduğuna ilişkin dava dosyasına sunulan bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, bunun yanında davacının söz konusu dosyalarda var olan eksiklikleri tamamlamaya çalıştığı, ilgili mahkeme kalemleri tarafından kendisine herhangi bir uyarı yapılmadığı hususu ile işleme esas dosyalardan iki tanesinin aynı Mahkeme dosyasına ait olduğu hususları göz önünde bulundurulduğunda, davacıya uygulanan yaptırımın bu amaca ulaşmayı sağlamaya yetecek ölçüde ve ihlalin ağırlığı ile orantılı ve çalışma hakkının kullanımını gereksiz ölçüde engellemeyecek nitelikte olması gerektiği, somut olayda ihlalin ve meydana gelen zararın ağırlığının üst sınırdan yaptırım uygulamaya yetecek düzeyde olmadığı görülmekle, davacının fiillerinin karşılığında öncelikle uyarma ya da bir yıla kadar geçici süreyle listeden çıkarma yaptırımı uygulanıp uygulanmama hususunda bir değerlendirme yapılmaksızın, "ölçülülük" ve "orantılılık" ölçütleri gözetilmeden mevzuata aykırı ilk tespit olduğu anlaşılan davacı hakkında, yine mevzuatta öngörülen fiilin karşılığı en ağır yaptırım olan bilirkişilik sicil ve listesinden çıkarılmasına yönelik tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesince, davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, istinafa konu İdare Mahkemesi kararında ikrar yolu ile davacının eylemininin kabul edildiği; ancak dava konusu işlemlerin iptaline karar verilerek çelişkiye düşüldüğü, davacının sübuta eren eylemleri nedeniyle bilirkişilik sicilinden ve listesinden çıkartılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından, hukuka aykırı olarak tesis edilen dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine yönelik Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu, davacılı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Sonucu itibarıyla hukuka uygun olan İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine yönelik Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Makine mühendisi olarak bilirkişilik siciline ve listesine kayıtlı olan davacı hakkında dosyalarında bilirkişi olarak görevli olduğu ... Asliye Hukuk Mahkemesi ile ... Asliye Hukuk Mahkemesince İzmir Bilirkişilik Bölge Kuruluna gönderilen yazılar uyarınca 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu'nun 14. maddesi gereğince denetim ve inceleme başlatılmıştır. Bunun üzerine, İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulu üyesi olan hâkim ... tarafından 17/09/2018 tarihli denetim ve inceleme raporu hazırlanmış, raporda, davacının bilirkişilik sicilinden ve listesinden çıkarılması yönünde görüş bildirilmiştir Raporun Kurula sunulmasının ardından İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile 6754 sayılı Kanun'un 13. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca davacının bilirkişilik sicilinden ve listesinden çıkarılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı tarafından yapılan itiraz ise İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulunun ... tarih ve ... ek sayılı kararı ile reddedilmiştir. Bunun üzerine anılan Kurul kararlarının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 24/11/2016 tarih ve 29898 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu'nun; "Bilirkişilik bölge kurulları" başlıklı 7. maddesinde; "(1) Her bölge adliye mahkemesinin kurulu bulunduğu yerde bir bilirkişilik bölge kurulu kurulur. (2) Bölge kurulu aşağıdaki üyelerden oluşur: a) Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Birinci Dairesi tarafından istekleri bulunan ve bölge kurulunun bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi üyeleri arasından seçilen bir kişi b) Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Birinci Dairesi tarafından bölge kurulunun bulunduğu il merkezi adli yargı ilk derece hukuk ve ceza mahkemelerinde görev yapan birer hâkim ve bir Cumhuriyet savcısı ile idari yargı ilk derece idare ve vergi mahkemelerinde görev yapan birer hâkim olmak üzere seçilen toplam beş kişi (3) Bölge adliye mahkemesi üyeleri arasından Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından seçilen üye, bölge kurulunun başkanıdır. Başkanın yokluğunda en kıdemli üye başkana vekalet eder. (4) Bölge kurulunun sekretarya hizmetlerini yerine getirmek üzere bölge adliye mahkemesinde bir yazı işleri müdürlüğü kurulur. Bu müdürlükte Bakanlık tarafından görevlendirilen bir müdür ile yeteri kadar memur bulunur. (5) Bölge kurulu, ayda bir toplanır. Bölge kurulunun başkanı, bölge kurulunu her zaman toplantıya çağırabilir. Bölge kurulu üye tamsayısının salt çoğunluğu ile toplanır ve üye tamsayısının salt çoğunluğu ile karar alır. (6) Bölge kurullarının denetimi, adalet müfettişlerince yapılır." hükmüne; "Bilirkişilik bölge kurullarının görevleri" başlıklı 8. maddesinde, "(1) Bölge kurullarının görevleri şunlardır: ... ç) Bilirkişilerin sicil ve listeden çıkarılmasına karar vermek. ..." hükmüne; "Bilirkişilik bölge kurulu başkanının görevleri" başlıklı 9. maddesinde, "(1) Bölge kurulu başkanının görevleri şunlardır: ... d) Sicil ve listeden çıkarılmasına karar verilen bilirkişilerle ilgili işlemleri yürütmek. e) Bilirkişilik temel ilkeleri ile etik ilkeleri ihlal ettiği iddia edilen bilirkişiler hakkında başvuru üzerine veya resen gerekli inceleme ve araştırmayı yapmak veya yaptırmak. ... (2) Bölge kurulu başkanı münhasıran bu Kanunda belirtilen görevleri yerine getirir; bölge kurulu başkanına başka bir görev verilemez." hükmüne; "Bilirkişilik sicilinden ve listesinden çıkarılma" başlıklı 13. maddesinde, "(1) Bilirkişiler, aşağıdaki şartlardan birinin gerçekleşmesi hâlinde sicilden ve listeden çıkarılır: a) Bilirkişiliğe kabul şartlarının kaybedilmesi veya sicile kabul tarihinde gerekli şartların bulunmadığının sonradan tespit edilmesi. b) Kanuni bir sebep olmaksızın bilirkişilik yapmaktan kaçınılması veya raporun belirlenen süre içinde mazeretsiz olarak verilmemesi. c) Bilirkişilik görevi ve bu görevin gerektirdiği etik ilkelerle bağdaşmayan, güven duygusunu sarsıcı tutum ve davranışlarda bulunulması. ç) 3 üncü maddede belirtilen temel ilkelere aykırı olarak bilirkişilik faaliyetinde bulunulması. d) Bölge kurulu tarafından yapılacak performans değerlendirmeleri sonucunda yeterli bulunulmaması. e) Bilirkişilik süresinin dolmasına rağmen süresi içerisinde yenileme talebinde bulunulmaması. f) Bilirkişinin sicilden çıkarılmayı talep etmesi. (2) Birinci fıkranın (b), (c), (ç) ve (d) bentlerinde belirtilen hâllerde ihlalin niteliğine göre sicilden ve listeden çıkarma yaptırımı yerine uyarma veya bir yıla kadar geçici süreyle listeden çıkarma yaptırımı uygulanabilir." hükmüne; "İtiraz ve dava hakkı" başlıklı 15. maddesinde, "(1) Bölge kurulu kararlarına karşı, kararın tebliğ veya ilan tarihinden itibaren otuz gün içinde kararı veren bölge kuruluna itiraz edilir. Bölge kurulunun itiraz üzerine verdiği kararlara karşı yetkili idare mahkemesine dava açılabilir." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup kişilerin özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler. Bu bakımdan, disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar mevzuatla belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır. Bu nedenle, adli, idari ve disiplin hukuku anlamında suç teşkil eden fiillerle ilgili olarak soruşturma yapılması zorunlu olduğu gibi soruşturmanın belirli usûller çerçevesinde yapılması da söz konusu isnada maruz kalanların hukuki güvencesidir. Disiplin cezası vermeye yetkili mercilerce disiplin suçu sayılacak eylemlerin işlenildiğinin öğrenilmesi hâlinde, bu kişiler hakkında soruşturma emri verilmesi; bağımsız ve üst veya denk görevde olan bir soruşturmacı atanması, olayla ilgili tanık ve soruşturulanın ifadelerinin alınması, ifade alınmadan kişiye haklarının ve soruşturma konusunun bildirilmesi, isnat olunan fiille ilgili lehe ve aleyhe başkaca delillerin araştırılması, hatta teknik konularda bilirkişilere inceleme yaptırılmak suretiyle, soruşturulanların görev ve konumları itibarıyla sorumlukları ile suçun oluş biçimi irdelenerek fiilin sübut bulup bulmadığının her türlü şüpheden uzak olacak şekilde ortaya çıkarılması amacıyla yürütülen soruşturma sonucunda, adli, idari ve disiplin yönünden soruşturulan hakkında soruşturmacı kanaat teklifinin de yer aldığı soruşturma raporunun hazırlanması ve raporun disiplin cezası vermeye yetkili amire veya kurula sunulması üzerine yetkili amir ve kurullarca yukarıda sıralanan bilgi ve belgelerin bulunduğu soruşturma dosyasının incelenerek karar verilmesi, soruşturmayı yapan kişi ile soruşturmada elde edilen delilleri değerlendirecek kişi veya kurulların ayrı olması, yasal süre içerisinde isnat olunan fiiller bildirilerek sanığın savunmasının alınması gerekliliği, disiplin hukukunun temel ilkelerinden olduğu gibi hukuki güvenlik ilkesinin de bir gereğidir. Öte yandan, soruşturma yapmakla görevlendirilenlerin ve cezayı verecek olan disiplin amirlerinin soruşturmaya konu olayla hiçbir ilgisi bulunmayan kişilerden olmaları, hakkında soruşturma yapılan kamu görevlisinin suç konusu eyleminden zarar gören veya yarar sağlayan kişilerden olmamaları, ayrıca soruşturulanın veya olayın mağduru durumundaki kişilerden etkilenecek konumda bulunmayan tamamen tarafsız kişi veya kişilerden olması, kıdem ve görev bakımından en az soruşturulan ile aynı seviyede veya üst düzeyde bulunmaları gerekmektedir. Davacının bilirkişilik sicilinden ve listesinden çıkarılmasına ilişkin kararın İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulu üyesi olan hâkim ... tarafından düzenlenen 17/09/2018 tarihli denetim ve inceleme raporu üzerine, yine hâkim ...'ın üye olarak yer aldığı ... tarih ve ... sayılı kararla verildiği ve davacı tarafından yapılan itirazın da yine hâkim ...'ın üye olarak yer aldığı ... tarih ve ... ek sayılı karar ile reddedildiği, bu durumda, disiplin hukuku ilke ve esasları çerçevesinde, objektiflik ve tarafsızlık ilkeleri göz ardı edilerek tesis edilen dava konusu işlemlerde bu yönü ile hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Bu nedenle, dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine yönelik Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE, 2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, 3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 22/05/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.