9. Hukuk Dairesi 2025/9134 E. , 2026/148 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 51. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1291 E., 2025/1307 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 23. İş Mahkemesi SAYISI : 2025/246 E., 2025/329 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından h…
9. Hukuk Dairesi 2025/9134 E. , 2026/148 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 51. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1291 E., 2025/1307 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 23. İş Mahkemesi SAYISI : 2025/246 E., 2025/329 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından .... İcra Müdürlüğünün 2022/20169 Esas sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibinin davalının borca itirazı üzerine durduğunu, davalının bir dönem müvekkili Şirket bünyesinde finans ve muhasebe departmanında çalıştığını, iş ilişkisi süresince müvekkili Şirket tarafından davalıya defalarca para gönderildiğini, ancak ilgili meblağın davalı tarafından müvekkiline geri ödenmediğini, Şirket kayıtlarında yapılan araştırmalarda, müvekkili Şirket banka hesaplarından davalıya 2.134.540,00 TL para aktarıldığının tespit edilerek icra takibi başlatıldığını ancak davalının haksız ve hukuka aykırı itirazıyla takibi durdurduğunu, Şirket kayıtları, cari hesap ekstreleri, banka hesap hareketi incelemeleriyle alacağın ispat edileceğini, davalının takibi uzatmak ve müvekkilinin haklı alacağına kavuşmasını engelleme saikiyle itirazda bulunduğunun açık olduğunu, bu suretle, davalının kötüniyetli itirazının iptali ile ana paranın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkili ve görevli mahkemede açılmadığını, icra takibinin 2022 yılında yapıldığını, arabuluculuk sürecinin de 23.03.2023 tarihinde tamamlandığını, huzurda ikame edilen işbu davanın 2025 yılında açılmış olup yapılan borca itirazın üzerinden 2 sene gibi bir zaman geçtiğinden haksız ve hukuka aykırı ikame edilen bu davanın 1 yıllık sürenin geçmesinden dolayı reddinin gerektiğini, davacı Şirket yetkilisi .... ile davalının akraba olduklarını, kardeşi, kuzeni, eşinin de aynı Şirkette çalıştığını, Şirketin durumunun kötüye gitmesi nedeniyle davalının hesabının kullanıldığını, davalıya ve akrabalarına kredi çektirilip ödenmediğini, davalıyı zor durumda bıraktığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; .... İcra Müdürlüğünün 2022/20169 Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçluya karşı 18.11.2022 tarihinde icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 28.11.2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde 02.12.2022 tarihinde borca ve tüm fer'îlere itiraz edilmesi üzerine İcra Müdürlüğünce 07.12.2022 tarihinde takibin durdurulduğu ancak borçlunun itirazının ve takibin durdurulduğuna ilişkin kararın taraflara tebliğ edildiğine dair bir veriye ulaşılamadığı, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67. maddesinin ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.'' şeklinde düzenlendiği, davacının 06.03.2023 tarihinde ... İcra Müdürlüğünün 2022/20169 Esas sayılı takip dosyasına ilişkin itirazın iptali talebi ile arabulucuya başvurduğu, yani davacı tarafın en geç bu tarihte (06.03.2023) itiraz üzerine icra takibinin durdurulduğundan haberdar olduğu, davanın ise 08.04.2025 tarihinde yani 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin davanın hak düşürücü süreden reddine dair kararı ve gerekçesinin dosya kapsamına uygun olduğu, bu yöne ilişkin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı ancak davalı yararına maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nisbi vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun vekâlet ücreti yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. 2004 sayılı Kanun'un 67/1 maddesi uyarınca dava açma süresinin, sadece borca itirazın alacaklıya tebliği ile başladığını, hâl böyle iken yerel mahkemenin "öğrenme" mefhumu ile sürenin başladığı yönündeki kanaatinin hukuka aykırı olduğunu, 2. Davacı tarafa borca itiraz dilekçesinin tebliğ edilmediğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, itirazın iptali davasının yasal sürede açılıp açılmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.