İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Davacı vekili talep ve dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı bir şekilde kullanılan, Müvekkili Şirket’in tescilli markasına tecavüz niteliğinde olan, “...” ibareli marka, işletme adı ve unvanlarının kullanıldığı tüm araç ve gereçlere el konulması, el konulan ürün…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2025/1499 Esas KARAR NO : 2025/1737 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 12/09/2025 ara karar NUMARASI : 2025/169 E. DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Davacı vekili talep ve dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı bir şekilde kullanılan, Müvekkili Şirket’in tescilli markasına tecavüz niteliğinde olan, “...” ibareli marka, işletme adı ve unvanlarının kullanıldığı tüm araç ve gereçlere el konulması, el konulan ürünlerin imha edilmesi, imhası mümkün görülmezse Müvekkil Şirket’e mülkiyet hakkı tanınması, “...” marka, logo ve unvanına tek başına veya başka unsurlarla yer verilen tabela, etiket, broşür ve her türlü belge ve doküman ile sair dijital, görsel, işitsel ve yazılı reklam-tanıtım materyallerinin sosyal medya ve genel olarak ... üzerinde kullanımının durdurulması, içinde “...” ibaresi, unvanı, işletme adı, logosu ve markası geçen tüm içeriklerin/yönlendirici kodların/anahtar sözcüklerin kaldırılması, bunların toplatılıp, muhafaza altına alınması, https://.../ ... sitesine, https://www...com/... ... hesabına ve https://www.instagram.com/ easydotevents? ... Instagram hesabına vb. Davalı’nın “...” ibaresini kullanmakta olduğu tüm ... ve sosyal medya hesaplarına erişimin engellenmesi hususlarını kapsar şekilde, HMK.md.390/2 uyarınca Davalı’ya tebligat yapılmaksızın (karşı taraf dinlenilmeksizin) ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan 12/09/2025 tarihli yargılama sonunda; "....davacı yan her ne kadar tedbir isteminde bulunmuş ise de; davacının delil olarak dayandığı mahkememizin 2024/104 esas sayılı dava dosyası ve dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu tetkik edildiğinde, ilgili raporda davanın konusunu teşkil eden davalı markasının SMK5/1-ç, SMK 6/3 ve SMK 6/9 maddeleri yönünden hükümsüzlük koşulunun oluşmadığının tespit edildiği, raporda davalı markasının SMK 6/1 maddesi kapsamında sadece" ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri" konusunda kısmi hükümsüzlüğünün değerlendirilebileceğinden bahsedildiği ancak aynı raporun 27. Sayfasında ise " ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri" hizmet sınıfının davacı adına tescilli ve kullanımı olduğu beyan edilen 41. Sınıftaki tescil kapsamındaki bir kısım mal ve hizmet sınıfı ile aynı ya da ayırt edilebilecek kadar benzer olmadığı tespitinin de var olduğu, bu durumda bahsi geçen rapor bu konuda net bir tespit ihtiva etmediği gibi iş bu dava dosyası kapsamında yaklaşık ispatın varlığından bahsedebilmek için yeterli mahiyet taşımadığı ve yine mahkememizin 2024/104 esas sayılı dava dosyasının bekletici mesele yapılması yönündeki ara karar da nazara alındığında bu aşamada yaklaşık ispatın sağlanamadığı anlaşılmakla," tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Yerel Mahkeme tarafından tesis edilen kararda İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2024/104 E. sayılı dosyasından alınan Bilirkişi Heyet Raporu’nda yer alan; Davalı’nın ilgili mal ve hizmet sınıflarında herhangi bir tescili olmamasına rağmen Müvekkili Şirket markasını haksız şekilde Müvekkili Şirket’in tanınmış olduğu sektörde fiilen kullandığına ilişkin tespitler göz ardı edilerek haksız ara karar tesis edildiğini, Davalı’nın Bilirkişi Heyet Raporu ile tespit edilen işbu haksız kullanımlarının ivedilikle durdurulması gerekmekte iken açık tespite rağmen tesis edilen ara kararınkabulden uzak olduğunu, Müvekkili Şirket’in uzun yıllardır, kesintisiz şekilde etkinlik sektöründe markası ile faaliyet gösterdiğini, markasının 09., 41. ve 42. Sınıflar üzerinde tescilli olup işbu tescil kapsamına etkinlik, sempozyum, kongre hizmetleri ve yazılım tasarımı gibi hizmetlerin dahil olduğunu, 2017/81157 15.09.2017 ... Etüd Bilişim Teknolojileri 09 41 / 42 satış kiralama ve danışmanlık hizmetleri ticaret limited şirketi markasının sahibi olduğunu, Davalı Şirket’in 2021/172655 başvuru numaralı ibareli marka ile Müvekkili Şirket’in markası arasında karıştırılma ihtimali doğacak nitelikte benzerlik olduğu TÜRKPATENT tarafından tespit edildiğini ve marka başvurusunun kısmen reddine karar verildiğini, tescil kapsamında “Etkinlik, Sempozyum, Kongre, YAZILIM” hizmetlerinin hiçbir şekilde yer almadığını, ancak Davalı şirketin haksız olarak Müvekkili Şirket ile birebir aynı ibareyi Müvekkili Şirket’in tanınmış olduğu etkinlik sektöründe kullandığını, Bilirkişi Raporu’nda istinafa konu ara kararda belirtildiği gibi hükümsüzlük taleplerinin haklılığının tespit edildiğini ayrıca Davalı Şirket’in haksız ve tescil kapsamını aşar fiili markasal kullanımlarını da tespit ettiğini, Bilirkişi Raporu’nda yer alan tespitler dikkate alınarak marka hakkına tecavüzün koşullarının oluştuğu açık olup ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, Davalı Şirket’in marka tescili haksız marka tescili TÜRKPATENT nezdinde 2021/172655 tescil numarası ile yalnızca 35. Sınıfta “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (... sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri” alanında tescilli ve işbu tescilin de “ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri“ kapsamında hükümsüz kılınması gerektiği tespit edildiğini, Davalı Şirketin tescil kapsamını tamamen aşar şekilde Müvekkili Şirket ile aynı sektörde (etkinlik sektöründe) hizmet vermekte ve işbu sektörde Müvekkili Şirket’in markasını haksız şekilde kullanmakta olduğunu, SMK Madde 155 gereği Davalı’nın işbu alanda haksız tescili olsa dahi bu tescile Dayanamayacağını ayrıca bu alanlarda herhangi bir tescili olmadığını,-dosyanın yeni bir heyete tevdi ile İhtiyati Tedbir koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilebilecekken hiçbir inceleme yapılmadan İhtiyati Tedbir talebinin reddine karar verilmesinin eksik inceleme teşkil ettiğini, hükümsüzlük davasının sonucunun beklenmesinin de fiilen kullandığı sınıfla tümden alakasız nitelikte olduğundan gerekli olmadığını, -Davalı Şirket’in markasının etkinlik sektöründe ve fiilen üzerinde kullandığı tespit edilen yazılım ürünleri üzerinde hiçbir şekilde tescilli olmadığını, Müvekkili Şirket’in önceki tarihli markasına tecavüz teşkil ettiğinin açık olduğunu, Bilirkişi Raporu’nda ve TÜRKPATENT kararında markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin açıkça tespit edildiğini, Davalı Şirketin, kötüniyetle Müvekkili Şirket’in uzun yıllardır süren emeğinden ve markasına yaptığı yatırımlardan haksız şekilde faydalanmaya çalışmakta ve Müvekkil Şirket’in sektöründe tanınmış hale getirdiği markasını aynı sektörde kullanarak haksız kazanç elde ettiğini, Davalı Şirket tarafından etkinlik sektöründe fiilen kullandığı bilirkişi raporu ile tespit edilen marka “...” olduğunu, Müvekkili Şirket’in etkinlik sektöründe son derece tanınmış önceki tarihli markası ile aynı olduğunu, Davalı eylemlerinin durdurulmaması halinde Müvekkili Şirket’in ciddi zarara uğrayacağı ve haklarının elde edilmesinin imkansız hale geleceğini, HMK ve SMK md.159 kapsamında ihtiyati tedbir koşulları oluştuğunu, tüm ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava marka hakkına tecavüz nedeniyle açılmış olup, dava dilekçesi ile davalıya ait ... sitesine erişim engeli getirilmesi şeklinde ihtiyati tedbir talep edilmiştir. Uyuşmazlık, davalının kullandığı ... markasının davacının 2017/81157 başvuru numaralı görselini ve “...” ibareli markası ile tecavüz oluşturup oluşturmadığının tespiti taleplidir.6769 sayılı Kanun'un 159.maddesinde ihtiyati tedbirler düzenlenmekte olup, madde hükmü "(1) Bu Kanun uyarınca dava açma hakkı olan kişiler, dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkiniğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edebilir." şeklinde olup, söz konusu ihtiyati tedbir kararı, davacının sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil eden fiillerin önlenmesi ve durdurulması, sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilerek üretilen veya ithal edilen tecavüze konu ürünlere, bunların üretiminde münhasıran kullanılan vasıtalara ya da patenti verilmiş usulün icrasında kullanılan vasıtalara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engelleyecek şekilde, Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi alanlar dahil, bulundukları her yerde el konulması ve bunların saklanması, herhangi bir zararın tazmini bakımından teminat verilmesi şeklinde verilebilir. Bu kanunda hüküm bulunmadığı durumda 6100 sayılı HMK hükümleri uygulanır.HMK 389.maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelecek bir değişiklik nedeniyle gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında tedbir kararı verilebilir.Davalı markası ile davacı markası “Easy” ve “Events” ibarelerini ortak olarak ihtiva ettiği, karşılaştırmaya konu markaların, birtakım farklılıklar ihtiva etmesine karşın, davalı markasının ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu ve ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimalinin var olduğunun İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2024/104 E. sayılı dosyasında mübrez Bilirkişi Heyet Raporu ile tespit edildiği anlaşılmıştır.Davacı adına tescilli 2017/81157 başvuru numaralı markanın 9., 41., 42. Sınıfta tescilli olduğu, davalı adına tescilli 2021/172655 başvuru numaralı markanın ise, 35. Sınıfta tescilli olduğu, İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2024/104 E. Sayılı dosyasında kısmen hükümsüzlük kararı verildiği anlaşılmıştır. Somut olayda, İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2024/104 E. Sayılı dosyasına sunulu bilirkişi raporu incelendiğinde her ne kadar hükümsüzlük talepli inceleme yapılmış ise de, dosya içerisinde, taraflara ait, etud.com ve ...'in benzer sektörlerde faaliyet gösterdiklerinin tespitinin yapıldığı, ancak sunduklarını, etud.com daha çok donanım ve teknoloji çözümleri sağlarken, ... yazılım tabanlı bir etkinlik yönetim platformu olarak çalıştığını, her ikisinin de etkinlik sektöründe hizmet verdiğini ve tamamlayıcı çözümler sunduğunun da tespit edildiği, davalı tarafın yazılım etkinlik alanında marka tescilinin bulunmadığı, sunulu İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2024/104 E. Sayılı dosyası ise bekletici mesele yapılmış olmakla birlikte farklı tescil sınıflarına ilişkin hükümsüzlük talebine ilişkin olduğu ileri sürülmekle, kararın incelerek bekletici mesele hususunun tekrar değerlendirilmesi, sonuca göre işbu kullanımlarının yaklaşık ispat açısından marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunun kabulü ile gerekirse yeniden bilirkişi heyetinden rapor alınarak ters teminat ile ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın esastan incelenmesi için ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2- İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 12/09/2025 tarih, 2025/169 E. Sayılı Ara Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 18/12/2025