11. Hukuk Dairesi 2016/12360 E. , 2016/9300 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/06/2016 tarih ve 2013/317-2014/39 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları v…
**11. Hukuk Dairesi 2016/12360 E. , 2016/9300 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/06/2016 tarih ve 2013/317-2014/39 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; davalının müvekkili şirketin 61.380 adet hissesine sahip ortağı olduğunu, davalının sermaye borcu bulunduğunu ve yapılan ihtarlara rağmen sermaye borcunun ödenmediğini, bunun üzerine başlatılan icra takibine davalının haksız itiraz ettiğini ileri sürerek davalının icra dosyasına vaki itirazının iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; TTK’nın 560. maddesi gereğince istemin zamanaşımına uğradığını, kaldı ki ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2009/321 Esas sayılı dosyasında müvekkilinin 2.691.768,98 TL sermaye taahhüt borcunun 02/08/1999 tarihi itibariyle....’ün cari hesabına devredildiğinin ve bunun ödenmemiş hisse bedeli olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin dava dışı şirketlerdeki payının büyük bir bölümünü devrederek sermaye koyma borcunu ödediğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının 2.691.768,98 TL sermaye taahhüdünün bulunduğu, davalının ödeme ve diğer itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesiyle davalının icra dosyasına vaki itirazının iptaline ve takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Mahkemenin kararı davalı vekili tarafından süresinde adli yardım talepli olarak temyiz edilmiş, davacının adli yardım talebi Dairemizin 12.05.2015 tarihli ilamı ile reddedilmiş ve temyiz harç ve masraflarının yatırılması için dosya mahalli mahkemeye iade edilmiştir. Davalı vekilinin Dairemizin bu kararına yönelik itirazı ise Yargıtay 12. Hukuk Dairesi tarafından 27.04.2016 tarihli ilamı ile reddedilmiştir. Mahkeme tarafından temyiz harç ve masraflarının ödenmesi için davalı vekili adına muhtıra çıkarılmış ve davalı vekili tarafından verilen kesin süre içerisinde harç ödenmediği için, mahkemece 28.06.2016 tarihli ek karar ile muhtıra gereği yerine getirilmediği gerekçesiyle davalının temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. Ek kararı, davalı temyiz etmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve HUMK 434. maddesi gereğince mahkeme hükmünün "kararın temyiz edilmemiş sayılmasına" şeklinde anlaşılacak olmasına göre, davalının ek karara yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davalının tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan ek kararın ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 05/12/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.