Ceza Genel Kurulu 2022/37 E. , 2025/48 K. İtirazname No : 2020/53516 KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 9. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 586-663 I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık ...'nın nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/2, 102/3-b, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 18 yıl hapis; sanıklar ... ve ...'nın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 37/1 delaletiyle 109/2, 109/3-b, 109/5, 53 ve 63. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 6 yıl …
**Ceza Genel Kurulu 2022/37 E. , 2025/48 K.** **"İçtihat Metni"** İtirazname No : 2020/53516 KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 9. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 586-663 I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık ...'nın nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/2, 102/3-b, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 18 yıl hapis; sanıklar ... ve ...'nın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 37/1 delaletiyle 109/2, 109/3-b, 109/5, 53 ve 63. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 6 yıl hapis; cezalarıyla cezalandırılmalarına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin Denizli 6. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 09.01.2020 tarihli ve 142-9 sayılı nitelikli cinsel saldırı suçu yönünden resen istinafa tabi hükümlere yönelik sanıklar müdafileri ile katılan ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince 31.03.2020 tarih ve 586-663 sayı ile dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, anılan kararın da sanıklar müdafileri ile katılan ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesince 22.06.2021 tarih ve 4822-4437 sayı ile; "Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurenin aşamalarda başka delille desteklenmeyen çelişkili ve soyut beyanları, savunma, tanık beyanları ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararlarının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükümlere yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. II. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 13.07.2021 tarih ve 53516 sayı ile; "...Dosya kapsamına göre mağdurenin anlatımlarının tutarlı olduğu, sanığa suç atfı için bir nedeninin bulunmadığı, anlatımının somut olgulara dayandığı, sanık ...'ın sızmasını müteakip evden çıkması üzerine ilk gördüğü kişiden yardım istemesi ve derhal durumu kolluğa bildirerek şikayetçi olması karşısında atılı suçların sabit olduğu..." görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesince 30.11.2021 tarih ve 22467-9465 sayı ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve anılan gerekçelerle karara bağlanmıştır. III. UYUŞMAZLIK KAPSAMI VE KONUSU Sanık ... hakkında sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün istinaf edilmesi üzerine verilen istinaf başvurularının esastan reddi kararı, Özel Dairece sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemlerinin reddine karar verilmek suretiyle kesinleşmiş olup itirazın kapsamına göre inceleme sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sanık ... hakkında nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddi kararı ile sınırlı olarak yapılmıştır. Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlıklar; 1- Sanık ...'a yüklenen nitelikli cinsel saldırı suçunun unsurları itibarıyla oluşup oluşmadığının, 2- Sanıklara yüklenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun sabit olup olmadığının, Belirlenmesine ilişkindir. IV. OLAY VE OLGULAR İncelenen dosya kapsamından; Denizli İl Emniyet Müdürlüğünün 06.05.2019 tarihli fezlekesine göre; suçun tarihi ve zamanının 05.05.2019 ve saat 06.25 olduğu, katılan mağdurun 05.05.2019 tarihinde ... Polis Merkezine giderek sanık ...'ın kendisine tecavüz ettiğini beyan etmesi üzerine soruşturmaya başlandığı, Tutanağa göre; 05.05.2019 tarihinde katılan mağdurun ... Polis Merkezine giderek sanık ...'ın kendisine tecavüz ettiğini beyan etmesi üzerine şüpheli şahısların aranmaya başlandığı, katılan mağdurun sanık ...'ın fotoğrafını teşhis ettiği, sanık ...'ın ikametine katılan mağdurla birlikte gidildiği, sanık ...'ın ikametinde yakalandığı, diğer şahsın da sanık ... olduğu tespit edilerek yakalandığı, katılan mağdurun tecavüze uğradığı evin sanığın ikameti olduğunu ve sanık ...'ın üzerine kayıtlı 20 \*\* 0\*\* plakalı ... marka aracın ise olay yerine gelirken bindiği araç olduğunu kesin ve net olarak beyan ettiği, Denizli Devlet Hastanesinin 05.05.2019 tarihli raporlarına göre; sanık ...'ın vücudunda darp ve cebir izi bulunmadığı, saat 13.42 itibarıyla 0,45 promil alkollü olduğu, katılan mağdurda darp ve cebir izine rastlanmadığı, vajende saat 6 hizasında yeni oluştuğu değerlendirilen yüzeyel lezyon izlendiği, bu durumun basit tıbbi müdahale ile giderilebileceği, Denizli Devlet Hastanesi laboratuvar sonuç raporlarına göre; idrarda yapılan testte kannabinoidler için 0-50 referans aralığı/karar sınırı bulunduğu, sanık ... bakımından sonucun 43,8 ng/ml çıktığı, sanık ...'ın idrarında yapılan testte kannabinoidin 90,1 ng/ml pozitif olarak tespit edildiği, sanık ...'ın ise idrarında yapılan testte uyuşturucu madde ve metabolitlerine rastlanmadığı, 05.05.2019 tarihli arama tutanağına göre; sanık ...'ın ... Mahallesi, ... Sokak, No: ..., ... Apartmanı, Kat: ..., Daire:... sayılı adresteki ikametinde yapılan aramada; oturma odasında girişin karşısında bulunan ayaklı raf üzerinde kurusıkı tabanca ve altı adet kuru sıkı mermi, yine aynı odada ortada masa üzerinde 3 adet yarı dolu teneke bira, küllük içerisinde iki adet içilmiş "cigara" tabir edilen madde, içilmiş votka şişesi, katılan mağdurun sanığın kullandığını ifade ettiği 200 ml'lik doğal zeytinyağlı el ve vücut losyonu, yine aynı oda içerisinde yerde atılı vaziyette siyah poşet içerisinde 7 adet boş bira şişe ve kutuları, katılan mağdurun ve sanığın cinsel ilişkinin gerçekleştiğini beyan ettikleri yatak hâline getirilmiş çekyatın üzerindeki iz ve lekeler bulunan yeşil renkli çarşafın ele geçtiği, katılan mağdurun beyanında geçen tekerlekli dönen koltuğun da masanın yanında olduğunun görüldüğü, İzmir Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 27.05.2019 tarihli uzmanlık raporuna ve 06.05.2019 tarihli ön ekspertiz tutanağına göre; sanık ...'ın ikametinde yapılan aramada ele geçirilen iki adet çoğunluğu içilmiş ucu yanık vaziyetteki sarma kâğıdı ile sarılı tütünle karışık yeşil renkli bitki parçalarının, uyuşturucu maddelerden THC ihtiva eden ve esrar elde edilmesine elverişli hint keneviri bitkisine ait olduğu, Anlaşılmaktadır. Katılan mağdur 05.05.2019 tarihinde saat 11.27'de tercüman eşliğinde kollukta; ... vatandaşı olduğunu, Türkiye'de iki yıldır sığınmacı olarak bulunduğunu, Türkçe okur yazarlığının olmadığını, iki çocuğu ile birlikte ikamet ettiğini, yaklaşık dört yıl önce eşinden ayrıldığını, iki gün önce ... Mahallesi .. Sokak üzerinde bulunan ... isimli iş yerinde bulaşıkçı olarak işe başladığını, bu iş yerine saat 18.00 ila 04.00 arası çalışmak üzere girdiğini, 05.05.2019 tarihinde iş yerinde talep üzerine saat 06.00'ya kadar çalıştığını, saat 06.25 sıralarında iş yerinden çıktıktan sonra kapı önünde iş yeri sahibi olan sanık ...'ın kendisini eve bırakacağını söyleyip iş yeri önündeki araca geçmesini istediğini, bu teklifi kabul ederek aracın arka koltuğuna oturduğunu, aracın şoför koltuğunda daha önceden tanımadığı sanık ...'ın bulunduğunu, yaklaşık bir iki dakika sonra sanık ...'ın arabaya bindiğini, araç hareket ettikten sonra sanık ...'ın kendisine "İçki içer misin?" diye sorduğunu, içki içmediğini söylediği hâlde araçtan inen sanık ...'ın iki adet içki alarak arabaya geri döndüğünü, kendisini iş yerine yakın bir ikamete götürdüklerini, daha önce gitmediği bir evin önünde durup araçtan inmesini istediklerini, patronu olmasından dolayı araçtan indiğini, sanık ...'ın ikameti göstererek "Gel eve gidelim." dediğini, şahıslara "Burası neresi? Ben sizinle gelmek istemiyorum. Benim çocuklarım evde bekliyor." dediğini, bu esnada sanık ...'ın da yanlarında olduğunu, sanık ...'ın elinden tutarak ikamete doğru kendisini çektiğini ve "Gel hemen ikamete girip çıkacağız ve seni eve bırakacağız." dediğini, sanık ...'ın kendisini içeriye doğru çekerken sanık ...'ın da arkalarından ikamete geldiğini, korku ve panik içinde olduğunu, ikametin salonundaki döner sandalyeye oturduğunu, sanık ...'ın oturduğu sandalyeyi kendisine doğru çekerek yüzünü ve boynunu okşamaya başladığını, boynunun sol kısmını ısırdığını, adı geçen sanığın elinden kurtulmaya çalıştığını ve sessiz çığlıklar attığını, yapmaması için yalvarmasına rağmen sanık ...'ın eylemlerine devam ettiğini, kıyafetlerinin yaka kısmından elini içeriye sokarak göğüslerini sıkmaya başladığını, "Sen çok güzelsin. Sen çok seksisin. Daha önce hiç ...'la ilişkiye girmedim. Seninle ilişkiye girmek istiyorum." diyen sanık ...'a sesini yükselterek "Benim çocuklarım var. Ne olur bırak beni. Ben istemiyorum. Bırak gideyim. Yapma!" şeklinde yalvardığını, sonrasında sanık ...'ın içki içmeye başlayıp kendisine de içki uzattığını, içmemesi üzerine zorla iki yudum içki içirdiğini, bu esnada sanık ...'ın beyaz bir kâğıdın içine beyaz toz koyarak sarıp içmeye başladığını, içtiği maddeyi kendisine de uzattığını ancak içmek istemeyince zorlamadığını, sanık ...'ın içtiği maddeyi vermesi üzerine sanık ...'ın bu maddeyi içtiğini, sanık ...'ın bu maddeyi kendisine zorla içirmeye çalışıp "Bu çok iyidir, diğerlerine benzemez." diyerek ağzına soktuğunu, sanık ...'ı itekleyerek içmediğini, sanık ...'ın elini tutup yüzünü ve boynunu okşamaya başladığını, "Seks çok iyidir. Ben seninle seks yapmak istiyorum." dediğini, kabul etmeyip istemeyince sanık ...'ın kendisini okşamayı bırakarak sanık ...'a "Bu benimle ilişkiye girmek istemiyor. ... gibi değil. Ben gidiyorum." diyerek evden çıktığını, gitmek istediğini söylediği hâlde sanık ...'ın elinden ve saçından tutarak gitmesine izin vermediğini, sanık ...'ın gitmesi üzerine sanık ...'ın "Ohh gitti, şoförden kurtulduk." dediğini, sanık ...'ın birden kıyafetlerini çıkarmaya başladığını, "Ne yapıyorsun? Yapma!" diye yalvarmasına rağmen kıyafetlerini çıkarttığını, sonrasında ise kendisinin üst kıyafetlerini zorla yukarıya doğru kaldırıp çıkartarak göğüslerini ellemeye ve ağzı ile emmeye başladığını, tamamen soyunmuş hâlde olan sanık ...'ın koltukta oturduğu sırada kendisine saldırarak pantolonunu ve iç çamaşırını zorla çıkardığını, bu esnada kendisinin yere düştüğünü, sanık ...'ın kendisini yerden kaldırarak koltuğa oturttuğunu, bacaklarını kaldırıp cinsel organını vajinasına sokup defalarca tecavüz ettiğini, ilişki sırasında korunmadığını ve cinsel organına jel gibi bir madde sürdüğünü, yalvardığı hâlde kendisini dinlemediğini, sanık ...'a "Yapma ben hamile kalırım." dediğini, sanık ...'ın da "Kal bir şey olmaz. Benden bir çocuğun olur." şeklinde cevap verdiğini, ilişkiye girerken sürekli sanığın elinden kaçmaya çalıştığını ancak her defasında saçından tutarak zorla ilişkiye girdiğini, daha sonra ellerinden zorla tutarak ve sürükleyerek kendisini banyoya sokmak istediğini, elleriyle banyo duvarını tuttuğunu, bir yandan kendisini banyoya çekmek istediğini, diğer eli ile çeşmeyi açarak birlikte küvete girmek istediğini, banyoya girmediğini, sanık ...'ın ayakta tuvaletini yaptıktan sonra kendisini salona götürdüğünü, salondaki koltuğun üzerinde tekrar cinsel ilişkiye girdiklerini, sanığın cinsel organını ağzına sokmaya çalıştığını, ağzına almaması üzerine saçını çekmeye başladığını, kendisini koltuktan yere atınca ilişkiyi bırakan sanık ...'ın koltuğa oturup sigara içtiğini, sonrasında ise koltukta sızdığını, hemen üzerini giyip evden dışarı çıktığını, sonrasında polis ekiplerini aradığını, rızası ile iç beden muayenesi olmak istediğini, duş almadığını, kendisini zorla alıkoyan, vücudunu elleyen, zorla bir şeyler içirmeye çalışan sanık ... ile zorla alıkoyan, bir şeyler içirmeye çalışan, saçını çekerek darbeden ve tecavüz eden sanık ...'dan şikâyetçi olduğunu, Tercüman eşliğinde mahkemede; sanığa ait iş yerinde iki gün çalıştığını, suç tarihinden bir gün önce sabah saatlerinde iş yerinden ayrıldıktan sonra iş yerinde çalışan bir elemanın motosikletle kendisini evine bıraktığını, cumartesi günü saat 18.00'de işe gittiğini, saat 02.00-03.00 sıralarında sanık ...'ın yanına inip saat 06.00'ya kadar dolapları temizlemelerini istediğini, işinin erken bittiğini, yukarı çıktığında sanık ...'ın yanına gelip "Orada bir araba var bin, ben seni bırakırım." dediğini, bu teklifi kabul edip arabanın arka koltuğuna bindiğini, arabada kimsenin olmadığını düşündüğünü ancak şoför koltuğunda sanık ...'ı gördüğünü, sanık ...'ın kendisine "Kolay gelsin. İsmin ne? Burada mı çalışıyorsun? Hangi bölümde çalışıyorsun?" şeklinde sorular sorduğunu, sanık ...'ın arabaya gelip "Ben seni ... değil, ... olarak çağıracağım." dediğini, yaptığı işi beğenip beğenmediklerini sorduğunda sanık ...'ın "Okey okey" dediğini, parasını günlük aldığı için "Madem benim işimi beğendiniz o zaman paramı verin." demesi üzerine sanıkların sorun olmadığını söylediklerini, sanık ...'ın sigara ve alkol kullanıp kullanmadığını sorması üzerine kullanmadığını söylediği, sanık ...'ın kendisi için alkol almasının sorun olup olmadığını sorduğunu, sorun olmadığını söylemesi üzerine arabadan inip bir marketten alkol aldıklarını, sonrasında çok uzun mesafe gitmeden durduklarını, kendi evine vardığını sanıp teşekkür ederek arabadan indiğinde kendi evine gelmediklerini fark ettiğini, "Burası neresi?" diye sorduğunda sanık ...'ın "Korkma, bu alkolü yukarı bıraktıktan sonra seni eve bırakırım." dediğini, bina önünde beklemeye başladığını, sanık ...'ın "Burada bekleme komşular görüyor, burada beklemen doğru değil, yukarıda daire kapasının önünde bekle, ben bu şişeleri eve bırakıyorum, benden korkma, ben aile sahibi bir insanım." dediğini, merdivenlerin çok karanlık olduğunu, hiç pencere ve ışık olmadığını, kaç kat çıktıklarını bilmediğini, sanık ...'ın merdivende birden elini tutup "Düşersin." dediğini, "Abi bırak, ben kendim gelirim." demesi üzerine sanık ...'ın "Gel gel." dediğini, sanık ...'ın da arkalarından geldiğini, daire kapısının önüne vardıklarında sanık ...'ın "Bunu içeri bırakıp çıkıyorum, korkma." dediğini, kapıyı açtığı anda beyaz bir köpeğin bacağına atladığını, "Ben aşağıya iniyorum, köpekten korkuyorum." demesi üzerine sanık ...'ın elini tutup çevirerek içeriye soktuğunu, kapıyı kapattıklarını, evin dağınık olduğunu, evine gitmek istediğini söylediğini, sanık ...'ın kolunu tutarak kendisini sandalyeye oturttuğunu, yan tarafta bir koltuk, karşısında da bir masa ve sandalyenin bulunduğunu, sanık ...'ın yanındaki koltuğa oturduğunu, sanık ...'ın ise sandalyeyi alıp yanına oturduğunu, gitmek istediğini söylemesi üzerine sanık ...'ın alkolü birlikte içip sonra gideceklerini söylediğini, alkol içmeyeceğini söylediğini, çok korktuğunu, evin normal olmadığını, sanıkların da çok korkunç göründüğünü, evin köşesinde bir silah gördüğünü, korkusundan ne yapacağını bilemediğini, kalkıp "Ben gideceğim yolu bulurum." dediğini, sanık ...'ın "Ben seni getirdim, ben seni bırakacağım." dediğini, "Abi benim iki küçük çocuğum var, ben onları dünden beri görmedim, onlara kahvaltı yaptıracağım, kaç saattir çalıştım, yoruldum, eve gidip dinleneceğim. Siz bana eve bırakacağınızı söylediniz. Neden buraya getirdiniz?" demesi üzerine sanık ...'ın kalkıp çenesini yukarı doğru çekip gidemeyeceğini söylediğini, yerinden kalkıp sinirli bir şekilde şu an gitmek istediğini söylediğini, sanık ...'ın telefona bir hoparlör bağlayıp yüksek seste müzik açtığını, bağırdığını ve sürekli gitmek istediğini söylediğini, sanık ...'ın çok güzel olduğunu söyleyip bacağına dokunduğunu, sanık ...'ın sanık ...'a "Bu başka ... benzemiyor, bu onlardan daha güzel." dediğini, anlattığı tüm eylemleri sanık ...'ın yaptığını, sanık ...'ın yüzüne dokunması üzerine elini ittiğini, kendisini bırakmasını söylese de sanık ...'ın izin vermediğini, odanın karanlık perdelerin kapalı olduğunu, sanıkların yüzlerini net olarak göremediğini, sanık ...'ın sigaraya benzer bir maddeyi sarıp içmesi için kendisine verdiğini, ancak içmediğini, iki adet sigara saran sanık ...'ın birini sanık ...'a verdiğini, sanıkların içtikleri maddenin dumanını yüzüne üflediklerini, sanık ...'ın yanına oturarak yüzünü kendisine dokundurduğunu, "Sen çok iyisin." dediğini, saçlarına dokunup elini yakasından içeriye soktuğunu, ittirdiği sanık ...'ın yerinden kalkıp sanık ...'a "Olmaz, bu istemiyor." dediğini, kendisine de "İstiyor musun?" diye sorduğunu, "Benden ne istiyorsun?" diye sorması üzerine sanık ...'ın elini çekerek sert bir şekilde oturduğu sandalyenin üzerine oturttuğunu, çok yüksek sesli müziği kapatmalarını istediğini, sanık ...'ın "Bu iş olmuyor, ben gidiyorum." diyerek gittiğini, kendisinin de gitmek istediğini söylediği sanık ...'ın omzunu ve elini tutup sessiz olmasını söylediğini, kendisini oturtup boğazına dokunup "Sen istemiyorsun, ben istiyorum. Ben bunları istiyorum, bunlar bana ait." dediğini, bu esnada sanık ...'ın tekrar gelip masanın üzerindeki daire anahtarını alıp sanık ...'la birlikte gittiğini, kilitli olan daire kapısını açtıklarını, sanık ...'ın kapıyı kapatıp geri geldiğini, sanık ...'a "Benim ailem, çocuklarım var. Ben böyle bir insan değilim, sokağa çık onlardan çok var, ben onlardan değilim. Ben eğer öyle bir insan olsam çalışmam, ben çocuklarım için çalışıyorum." dediğini, "Benim istediğimi yapacaksın." diyen sanık ...'ın kıyafetlerini çıkarıp yan tarafında bulunan yarayı göstererek "Sen benimle ilişkiye girmezsen bu yara daha kötü olur, sen bana bakmak zorunda kalırsın." dediğini, alkol aldığı için ağzı çok kötü kokan sanığı ittirip gitmek istediğini söylediğini ve ayağa kalktığını, sanığın o anda ayağa kalkıp pantolonunu aşağıya çektiğini, pantolonunu indirdiğinde ayakkabılarının ayağında olduğunu, kendi pantolonunu da çıkarıp saçından tutarak sert bir şekilde koltuğa attığını, koltuğun üzerindeyken iki omzuna sert bir şekilde bastırıp cinsel organını sokmak suretiyle ilişkiye girdiğini, direnip kendisini bırakmasını söylediği hâlde devam ettiğini cinsel organını ağzına sokmaya çalıştığını, öğürüp ağladığını, ayakkabının ipleri ayağına dolandığı için rahat yürüyemediğini, kendisini banyoya götürmeye çalıştığını, kapıda durduğunu, banyoya girip küveti doldurmaya çalıştığını, küvetin içinde ne yapacağını bilmediği için korkup kendini geri çektiğini, tekrar kendisini koltuğun üzerine attığını, saçını sert şekilde tutup cinsel organını ağzına sokmaya çalıştığını, ağlayıp öğürmeye devam ettiğini, sanık ...'ın odaya gidip aldığı kremi cinsel organına sürdüğünü, yere düşmesi üzerine kendisini koltuğa kaldırıp ilişkiye girmeye devam ettiğini, sanık ...'ın çok heyecanlı ve sinirli bir şekilde boşalamadığını söylediğini, yanında oturup elini beline doladığını, sigarasını yakınca sakinleştiğini, sigara dudağındayken uyuyakalması üzerine kendisinin ayağa kalkıp pantolonunu giydiğini, ayakkabılarının bağını bile bağlamadan dışarıya koştuğunu, sürekli ağlayıp polise gitmek istediğini, yolun ortasındayken bir arabadaki şahsın "Ne oldu kızım?" diye sorduğunu, şahsa ağlayarak "Patronum bana tecavüz etti." demesi üzerine şahsın "Merak etme sakin ol. Ben seni polis merkezine götüreceğim." diyerek seyircilerin ve maçın olduğu bir yere kendisini götürüp beklemesini polislerin buraya geleceğini söylediğini, daha sonra polis arabasını göstermesi üzerine polislerin yanına gittiğini, polisin neden ağladığını sorması üzerine patronunun tecavüz ettiğini söylediğini, polislerin kendisini karakola götürdüklerini, sanık ...'dan kendisine siğil isimli bir hastalık bulaştığını, sanık ...'ın kendisiyle dört kez ilişkiye girdiğini, evden çıktığı sırada evin kapısının kilitli olmadığını, sanık ...'ın boynunun sol kısmını ısırıp ısırmadığını hatırlamadığını, ilk içeriye girdiğinde kapının kilitlenip kilitlenmediğini fark etmediğini, evdeki silahın kullanılmadığını, kollukta da silahı gördüğünü söylediğini, olayın stresi ve heyecanı nedeniyle olayı tam olarak anlatamadığını, bu nedenle müzikten bahsedemediğini, sanık ...'ın evinden çıktığında güneşin doğmuş olduğunu ve saatin 07.00-07.30 civarı olduğunu, olay sırasında telefonunun kapalı olduğunu, telefonunu polis merkezinde şarja taktığını, birlikte kaldığı arkadaşı tanık ...'ya yaşadıklarını olayın akabinde anlattığını, sanıklarla bir husumeti bulunmadığını, şikâyetçi olup davaya katılmak istediğini, Beyan etmiştir. Sanık ... kollukta; ... bölgesinde bulunan... .. isimli iş yerinin işletme müdürlüğünü yaptığını, arkadaşı olan sanık ... ve daha önceden tanımadığı katılan mağdurla birlikte kendisine ait arabayla ... ...'dan ayrıldıklarını, büfeden alkol alarak sanık ...'ın evine gittiklerini, sanık ... ve katılan mağdurun evde alkol almaya başladıklarını, evde kesinlikle uyuşturucu madde kullanılmadığını, kendisinin ise alkol almadığını, yaklaşık 15 dakika evde oturduktan sonra evden ayrıldığını, içki içmeye devam eden sanık ... ile katılan mağdurun ne yaptıkları konusunda hiçbir bilgisi olmadığını, mahkemede farklı ve ek olarak; merdivenden çıkarken ameliyatlı olması sebebiyle sanık ...'ı arkasından desteklediğini, katılan mağdurun da yanlarında olduğunu, sanık ...'ın kapıyı açtıktan sonra köpeğini başka bir odaya koyduğunu, tekerlekli döner koltuk ve iki çekyat olan odada oturduklarını, sanık ... ve katılan mağdurun bira içtiklerini, katılan mağdura "Buralı değil misin?" gibi birkaç soru sorduğunu, kafesinde çalışan ... Türkçe bildiğini ancak kendisinin Türkçe öğrenemediğini katılan mağdura söylediğini, 10-15 dakika evde kalıp ayrıldığını, evdeyken katılan mağdura fiziksel bir temasının olmadığını, cinsel içerikli bir şey de söylemediğini, sanık ...'ın da bir eylemde bulunmadığını, katılan mağdurun eve bırak gibi bir talebi olmadığını, sadece "Allah'a ısmarladık." diyerek tokalaşıp evden ayrıldığını, evde kendisinin bir fişek esrar içtiğini ancak sanık ...'ın içmediğini, katılan mağduru zorla aracına bindirmediğini, sanık ...'ın parmağını kıpırdatacak hâli olmadığını, ameliyatlı olması sebebiyle sanık ...'ı evine bıraktığını, sanık ...'ın kız arkadaşı olması sebebiyle katılan mağdura yan gözle bakamayacağını, suçlamayı kabul etmediğini, Sanık ... kollukta ve sorguda; ... mevkiinde bulunan ... ... isimli iş yerinde şef garson olarak çalıştığını, 2-3 gün önce katılan mağdurun aynı iş yerinde bulaşıkçı olarak çalışmaya başladığını, normalde katılan mağduru evine taksi veya motosikletle gönderdiklerini, 05.05.2019 tarihinde saat 05.00 sıralarında iş yerinden ayrılmakta olan katılan mağdura kendisini eve bırakacağını söylediğini, sanık ...'ın aracına bindikten sonra katılan mağdura "Alkol içer misin?" diye sorduğunu, alkol içeceğini söylemesi üzerine ne içmek istediğini sorunca katılan mağdurun "Fark etmez." dediğini, kendisinin araçtan inerek tekelden iki adet bira aldığını, gece saatlerinden itibaren alkol aldığı için sarhoş olduğunu, bu sebeple her şeyi net olarak hatırlamadığını, daha sonra saat 06.00 sıralarında birlikte ikametine geçtiklerini, eve geçince katılan mağdurla birlikte alkol alıp sohbet etmeye başladıklarını, sanık ...'ın ise alkol almadığını, eve geldikten yaklaşık 10-15 dakika sonra sanık ...'ın evden ayrıldığını, katılan mağdurla yakınlaşıp öpüşmeye başladıklarını, hatırladığı kadarıyla iki kez katılan mağdurla rızasıyla cinsel ilişkiye girdiklerini, yaklaşık yarım saat sonra katılan mağdurun evden ayrıldığını, kendisinin ise yatıp uyuduğunu, kesinlikle uyuşturucu madde kullanmadıklarını, ilişki sırasında cinsel organına el kremi sürdüğünü, karakola ilk geldiğinde katılan mağdurla ilişkiye girmediğini, girmişse de çok sarhoş olduğunu ve hiçbir şey hatırlamadığını beyan etmesine rağmen yavaş yavaş ayılmaya başladığı için yaşananları hatırlamaya başladığını, katılan mağdurla ilişkisinin rızasıyla olduğunu, suçlamayı kabul etmediğini, mahkemede farklı ve ek olarak; suç tarihinden önce apandisit ameliyatı olduğunu, olay günü de dikişlerini aldırdığını, merdivenlerden çıkarken katılan mağdurun kendisine yardım ettiğini, sanık ...'ın da arkadan geldiğini, ikinci kattaki kapının önüne geldiklerinde katılan mağdurun köpeğinden korkması sebebiyle katılan mağdura kapının önünde beklemesini söyleyip içeriye girerek köpeği yan odaya koyduğunu, biraları içmeye başladıktan 15-20 dakika sonra sanık ...'ın maçı olması sebebiyle evden çıktığını, alkolün etkisiyle katılan mağdurla yakınlaşıp ilişkiye girmeye başladıklarını, ameliyat yerinden acı hissetmesi sebebiyle katılan mağduru itip lavaboya gittiğini, katılan mağdurun da kendisine "Benden tiksindin mi?" diye bakış attığını, katılan mağdura onunla ilgisi olmadığını söyleyip geri döndüğünü, ikinci ilişki sırasında orgazm olamadığı için diğer odadan krem alıp orgazm olmaya çalıştığını, katılan mağdurdan ter kokusu geldiği için ilişkiye girmek istemeyip belinden aşağısını yıkadığını, ardından bir sigara yaktığını, saat 12.30 gibi iş yerine gideceği için katılan mağdurun gitmesini istediğini, katılan mağdurun saat 07.00-07.30 sıralarında evinden ayrılmasından sonra köpeğini çıkartıp yattığını, ilişkinin katılan mağdurun rızasıyla olduğunu, aşırı alkollü olduğu için zorla alıkoyup cinsel saldırıda bulunacak durumda bulunmadığını, 45 dakikada dört kez ilişkiye girdikleri yönündeki iddianın inandırıcı olmadığını, Savunmuşlardır. V. GEREKÇE Anayasa’nın 138/1. ve CMK’nın 217/1. maddeleri ile Anayasa’nın 38. ve İHAS’nin 6/2. maddeleri sarahatine göre ispat hukuku bakımından vicdani kanaat esasını benimseyen Ceza muhakememizin amacı, maddi gerçeği insan onuruna yaraşır biçimde ortaya çıkarmaktır. Geçmişte yaşanan ya da yaşandığı iddia olunan bu vakıayı/maddi gerçekliği, olay mahkemesi yapacağı öğrenme yargılaması ile taraflar ve delillerle doğrudan muhatap olup muhakeme hukukuna ilişkin normlar doğrultusunda, gerektiğinde mantık ilminden ve tecrübe kurallarından da faydalanarak sonradan mahkeme önünde temsil etmeye çalışacak, böylece sezgileriyle değil akıl yoluyla vicdani kanaate ulaşarak (Metin Feyzioğlu, Ceza Muhakemesinde Vicdani Kanaat, Yetkin Yayınevi, s. 139) maddi sorunu çözecektir. Bu yetki münhasıran olay mahkemesine aittir. Vicdani kanaate ulaşılması, isnat olunan fiilin ispatlandığı anlamına gelir. Bu nedenle, vicdani kanaat hukuki sorunla değil, maddi sorunla ilgili bir kavramdır ve vicdani kanaate ulaşacak makam da maddi uyuşmazlığı çözmeye yetkili derece mahkemeleridir. Hukuki sorunun çözümünde vicdani kanaat ölçütü kullanılamaz. Çünkü; hukuki sorunun doğru çözümü, maddi olaya uygulanması gereken hukuk kurallarının doğru bulunması ve doğru yorumlanması ile ilgilidir. Vicdani ispat sisteminde hâkimler, hür vicdanlarına göre hüküm verirler. Her türlü delil aracı, kural olarak kullanılabilir ve bunlar serbestçe değerlendirilir. Ancak bu serbestliğin sınırını yine hukuk belirler. Nitekim, Anayasa’nın 138/1. maddesine göre hâkim, vicdani kanaatini oluştururken, Anayasa’nın, kanunların ve hukukun çizdiği çerçevede kalmak zorundadır. Delil araçlarının ne zaman ve kimler tarafından ikame edilebileceği, bunların muhakemede tabi tutulacakları işlemler, delil aracı ikame taleplerinin hangi şartlarda ret olunabileceği, çelişme yönteminin nasıl hayata geçirileceği, delil aracı yasaklarının neler olduğu gibi konular hukuk tarafından düzenlenir (Feyzioğlu, s. 357). Kural olarak delillerle doğrudan temas kurmayan ve öğrenme yargılaması yapamayan Yargıtayın, hukuka uygun olarak elde edilen delilleri takdir etme ve bu suretle ilk derece mahkemelerinin vicdani kanaatini denetleme, aslında olayın nasıl cereyan ettiğini ortaya koyma imkanı bulunmamaktadır. Ancak hükmün gerekçesini esas alarak, bu delillerle varılan sonucun/kabul edilen maddi vakıanın, akıl yürütme/mantık kurallarına, genel hayat tecrübelerine ve bilimsel kaidelere uygun olup olmadığını denetleyebileceğinde de kuşku yoktur. 288. maddenin Hükûmet Tasarısı'ndaki gerekçesinde bu duruma: "Delillerin yanlış değerlendirilmesi, kuralların yorumunu ve eylemin gerçek niteliğinin saptanmasını etkilediğinde elbetteki hukuka aykırılık oluşturur." denilerek işaret edilmiştir. Uygulama da bu şekilde istikrar kazanmıştır. Doktrinde Yenisey aynı düşünceyi; "Bir hukuk normu olmayan fizik ve mantık kuralları ve tecrübe kaidesi, bir hukuk normu gibi ele alınarak bunlara aykırı olan vicdani kanaatin denetlenmesine imkan sağlamaktadır." (Feridun Yenisey, İstinafta Maddi Ve Hukuki Mesele Denetimi, Dr. Silvia Tellenbach'a Armağan, Seçkin Yayınları, s. 1282) diyerek benimsendiğini ifade etmiştir. Çünkü; sağlıklı bir hukuki denetimin ön şartı, maddi vakıanın usulüne uygun, tam ve doğru olarak belirlenmiş olmasıdır. Ceza yargılamasında kanıt serbestliği ilkesi başlığı altında toplayabileceğimiz temel prensiplere göre; a) Herşeyin kanıt olabileceği (hukuka uygun yöntemlerle elde edilmiş), b) İlgililerin kanıt ileri sürebilecekleri, c) Hâkimin kendiliğinden kanıt araştırabileceği, (hatta zorunlu olarak araştırması gerektiği), d) Kanıt ileri sürmede zaman kısıtlaması olamayacağı, e) Kanıtlama külfetinin sanığa yüklenemeyeceği, f) Kanıt değerlendirmede hâkimi bağlayan üstün kanıtın söz konusu olmayıp hâkimin tüm kanıtları serbestçe değerlendirebileceği, (vicdani kanaat) ceza yargılamasının temel ilkeleridir. Bu ilkelerin birinden dahi vazgeçmek, ceza yargılamasının temel ilke ve yapısına aykırı davranmak anlamını taşır (YCGK, 08.04.1991 tarihli ve 81-111 sayılı). Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adeleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden birisi de öğreti ve uygulamada; suçsuzluk ya da masumiyet karinesi olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede; in dubio pro reo olarak ifade edilen şüpheden sanık yararlanır ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi halinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılabilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispat edilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olay ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkumiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık ispata dayanmalı, bu ispat hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkan vermemelidir. Toplanan delillerin bir kısmına gözetilip diğer kısmı gözardı edilerek ulaşılan kanaat üzerinden yüksek de olsa bir ihtimale sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir (YCGK., 11.6.2013 tarihli ve 36-294 sayılı). Şu hâlde, sanığa isnat edilen fiilin sanık tarafından icra edildiğinin kabulü için, gerekçeli ve muhtemel şüphenin tamamen yenilmesi gerekir. Zira kabili te'lif olmayan şüphe ile gerçeğin yan yana mevcudiyeti ile vicdani kanaate ulaşılmasının, mantık ve hukuk kuralları bakımından mümkün olduğu söylenemez. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde: ... uyruklu olan ve iki yıldır Türkiye'de yaşayan katılan mağdurun, sanık ...'ın sahibi olduğu ... ... isimli iş yerinde bulaşıkçı olarak çalıştığı, sanık ... ile katılan mağdurun suç tarihinden önce tanışmadıkları, sanıkların ise arkadaş oldukları, katılan mağdurun iş yerinde çalıştığı ikinci günün sabahında saat 06.00 sularında mesaisini bitirip ayrıldığı sırada sanık ...'ın katılan mağdurun yanına gelerek "Seni eve bırakacağım." deyip arabaya binmesini istediği, sanık ...'ın arabasıyla sanık ... ve katılan mağduru iş yerinden alarak hareket ettiği, kısa süre sonra sanık ...'ın arabadan inip içki alarak arabaya geri döndüğü, bir süre sonra sanık ...'ın "Eve gel, daha sonra seni evine bırakacağız." diyerek katılan mağdurun elinden tutup kendi yaşadığı eve götürdüğü, sanık ...'ın da aynı eve katılan mağdur ... sanık ...'la birlikte girdiği, sanık ...'ın katılan mağdurun boynunu okşamaya başlayıp göğüslerini sıktığı, "Sen çok güzelsin, çok seksisin. Daha önce hiç ...'la ilişkiye girmedim. Seninle ilişkiye girmek istiyorum." diyerek zorla içki içirdiği, sanık ...'ın esrar içtiği ve katılan mağdura da içmeyi teklif ettiği, ilişkiye girmek istemeyip evine gitmek istediğini söyleyen katılan mağdura sanıkların izin vermedikleri ve eylemlerini sürdükdükleri, sanık ...'ın, katılan mağdurun elini tutarak boynunu okşamaya başlayıp cinsel ilişki teklif ettiği, katılan mağdurun kabul etmeyip tepki göstermesi üzerine sanık ...'ın "Bu benimle ilişkiye girmek istemiyor, ... gibi değil." diyerek evden ayrıldığı, sanık ...'ın katılan mağdurun elinden ve saçından tutarak gitmesine izin vermediği, sanık ...'ın evde baş başa kaldığı katılan mağdura yönelik eylemlerine devam ederek organ sokmak suretiyle cinsel saldırıda bulunduğu, sanık ...'ın alkolün etkisiyle uyuyakalması üzerine saat 07.00-07.30 sıralarında katılan mağdurun evden kaçarak polise gidip şikâyetçi olduğu kabul edilen olayda; Sanık ...'ın evinden saat 07.00-07.30 sıralarında çıkıp kolluk fezlekesi ve tutanaklara göre aynı gün ... Polis Merkezine giderek şikâyetçi olan ve saat 11.27'de ifadesi alınan, vücudunda darp ve cebir izine rastlanmayan, ancak cinsel bölgesinde yeni oluşmuş yüzeyel lezyon tespit edilen katılan mağdurun, polis merkezinde bekletilme ihtimali ve kolluk tarafından yapılan işlemlerin süresi de dikkate alındığında sanıktan kurtulduktan hemen sonra olayı adli makamlara intikal ettirdiğinin anlaşılması, tüm aşamalarda olay yerine ve sanıkların eylemlerine ilişkin ayrıntılı, tutarlı, genel hayat tecrübelerine uygun ve çelişki içermeyecek anlatımlarda bulunan katılan mağdurun, sanık ...'ı diğer sanığın eylemlerine dâhil etmeden adı geçen sanığın sarkıntılık suretiyle kendisine cinsel saldırıda bulunduğunu ancak ilişki istemediğini anlaması üzerine evden çıktığını söyleyerek sanıklara farklı nitelikte eylemler isnat etmesi, içki ve esrar içildiğini, sanık ...'ın cinsel organına krem sürdüğünü, evde silah ve köpek gördüğünü ifade eden katılan mağdurun beyanlarını doğrulayacak şekilde suç yerinde kuru sıkı tabanca, içki şişeleri, el ve vücut losyonu ve küllük içerisinde iki adet içilmiş esrar maddesinin bulunması ile tahlillere göre sanık ...'ın alkol, sanık ...'ın ise uyuşturucu madde kullandıklarının anlaşılması, katılan mağdurun kollukta bazı detayları vermeyip mahkemede daha ayrıntılı ifade vermesinin çelişki olarak değerlendirilememesi, ilişkinin rıza sonucu gerçekleştiğinin ve sanık ...'ın katılan mağdura cinsel amaçlı dokunmadığının savunulması dışında katılan mağdurun olaya dair verdiği tüm ayrıntıların sanıklar tarafından kabul edilmesi, suç tarihinden iki gün önce sanık ...'a ait iş yerinde çalışmaya başlayan, işçi işveren ilişkisi dışında sanık ...'la bir irtibatı bulunmayan, sanık ...'la ise tanışmayan katılan mağdurun sanıklara iftira atmasını gerektirecek bir husumetin bulunmaması hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilen sanıklardan ...'a isnat edilen nitelikli cinsel saldırı suçunun unsurları itibarıyla oluştuğu ve her iki sanığa müsnet kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun sabit olduğu kabul edilmelidir. Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne karar verilmelidir. Çoğunluk görüşüne katılmayan bir Ceza Genel Kurulu Üyesi; itirazın reddine karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle karşı oy kullanmıştır. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE, 2- Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 22.06.2021 tarihli ve 4822-4437 sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA, 3- Dosyanın, uygulamanın denetlenmesi için Yargıtay 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.02.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.