T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/488 Esas KARAR NO : 2025/2057 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2022/392 Esas- 20222/1521 Karar TARİHİ : 07/12/2022 DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 08/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna baş…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/488 Esas KARAR NO : 2025/2057 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2022/392 Esas- 20222/1521 Karar TARİHİ : 07/12/2022 DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 08/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili olan şirketin ... ... Otomotiv Pazarlama A.Ş.'nin yetkili satış ve servis bayisi olan ... Otomotiv A.Ş.'den ... ... ... ... marka otomobili (Şaşe No: ... Motor No: 10Q3DS1002503) sıfır km olarak satın aldığını, aracın müvekkiline 28/01/2021 tarihinde teslim edildiğini, satın alındıktan sonraki birkaç ay gibi çok kısa bir süre zarfında söz konusu araçta direksiyon kilitlenmeleri ve motor arızaları meydana geldiğini, bu nedenlerle müvekkilinin aracı trafiğe çıkartmadığını, söz konusu sorunlardan dolayı ... Otomotiv A.Ş.'ye defalarca başvurulduğunu, söz konusu aracın defalarca yetkili servise götürüldüğünü, aracın iki buçuk aydan fazla süre serviste kaldığını, fakat araçtaki arızaların giderilememiş olduğunu, davalı ... Otomotiv A.Ş. tarafından sorunun giderildiği ve araçta sorun olmadığı söylenmesine rağmen araçtaki problemlerin sona ermediğini, söz konusu sorunların kısa sürede sıfır bir araçta ortaya çıkmasının ancak gizli ayıp mahiyetinde kabul edilebileceğini, müvekkilinin, davalı şirkete başvurup aracı servise götürerek defalarca ayıp ihbarında bulunduğunu, kanunen üzerine düşen sorumlulukları yerine getirerek gizli ayıbın varlığını öğrenir öğrenmez en kısa sürede davalı ... Otomotiv A.Ş.'ye ayıp ihbarında bulunduğunu, aracın ayıpsız benzeri ile değiştirilmesini talep ettiğini fakat davalı ... Otomotiv A.Ş.'den herhangi bir cevap alamadığını, müvekkilinin taleplerini dikkate almayan davalı ... Otomotiv A.Ş.'ye Çorlu 7. Noterliği kanalı ile 17/09/2021 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamenin gönderildiğini, davalı ... Otomotiv A.Ş. tarafından müvekkiline Bakırköy 55. Noterliği vasıtasıyla 27/09/2021 tarihli 19711 yevmiye numaralı ihtarname cevabını gönderdiğini, ihtarnamede ... ... Otomotiv Pazarlama A.Ş.'nin yetkili satış ve servis bayisi olduğunu, aracın üreticisi olmadığını, bu nedenle de araçta bulunan gizli ayıp ile ilgili herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını beyan ettiklerini, bu hususun TBK m. 219 uyarınca hukuka aykırı olduğunu, Çorlu 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/97 D. İş 2021/98 K. sayılı dosyasında yapılan keşif ve bilirkişi incelemesine göre "yeni alındığı ve kilometresi düşük olduğu anlaşılan aracın üretim hatası nedeniyle ayıplı mal (gizli ayıp) kategorisinde olduğu" kanaatine varıldığını, söz konusu aracın müvekkili olan şirket tarafından kullanılamadığını, müvekkilinin işinin ciddi ölçüde aksadığını, ciddi zarara uğradığını ve işbu zararların davalı ... Otomotiv A.Ş. tarafından giderilmediğini beyanla dava konusu aracın ayıpsız benzeri ile değiştirilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili olan şirketin adresinin Bağcılar'da olduğunu, bu nedenle davada Bakırköy Tüketici Mahkemelerinin yetkili olduğunu, müvekkili ... ... Otomotiv Pazarlama A.Ş.'nin yetkili satış ve servis bayisi olup, üretimden kaynaklandığı iddia olunan bir ayıba karşı sorumlu olmasının söz konusu olmadığını, bu nedenle husumet itirazında bulunduklarını, davanın ... ... Otomotiv Pazarlama A.Ş.'ye ihbar edilmesini talep ettiklerini, davacının dava konusu aracı 28.01.2021 tarihinde satın aldığını, aracın davacıya tam ve eksiksiz teslim edildiğini, davacıya ait aracın direksiyon kutusundaki arıza nedeniyle müvekkili şirketin yetkili servisine getirildiğini, garanti kapsamında ücretsiz olarak orijinal parça kullanmak suretiyle onarımlarının yapıldığını, direksiyon kutusundaki parçanın da tekrar arıza yapması sonucunda tekrardan garanti kapsamında işlem yapıldığını, davacıya bu zaman zarfında müvekkili şirket tarafından ikame araç sağlandığını, bunun dışındaki servis kayıtlarında ise periyodik bakımları yapıldığını beyanla davanın yetki ve husumet yönünden reddine, neticede haksız davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İhbar olunan vekili 23/08/2022 tarihli beyan dilekçesinde özetle; hiçbir şekilde kabul etmemekle birlikte bir an için aracın ayıplı olduğu düşünülse dahi davacı tarafın kendisine tanınan yasal süre içerisinde müvekkili olan şirkete ve/veya davalıya herhangi bir bildirimde bulunmadığını, TBK m. 223/2 hükmü uyarınca davacının yasal mevzuat gereğince müvekkili olan şirkete veya davalıya süresinde bildirimde bulunmaması nedeniyle satılan malı kabul etmiş sayılacağını, dava konusu aracın olağan kullanımı aşan bir ölçüde yaklaşık 2 yılda 50 bin kilometreden fazla yol yaptığının tespit edildiğini, dava konusu araçta problem bulunmadığını, davacının garanti kapsamında servis hizmetlerinden faydalandığını, davacının ücretsiz onarım hakkını kullanarak seçimlik haklarını tükettiğini, davacı tarafın davaya delil olarak gösterdiği bilirkişi raporunun bilimsellikten tamamen uzak ve yüzeysel olarak hazırlanmış olduğunu, delil mahiyeti taşımasının hukuken mümkün olmadığını, ayrıca denetime elverişli bir rapor da olmadığını ve dava konusu aracın kullanımından doğan değer kaybının araştırılması gerektiğini beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 07/12/2022 tarih 2022/392 Esas- 20222/1521 Karar sayılı kararında;"...Açıklanan mevzuat hükümleri, emsal mahiyetteki içtihatlar, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında satış sözleşmesi yapıldığı, 168.972,76 TL bedelle dava konusu aracın davacı tarafça satın alındığı, aracın 08.02.2021 tarihinde davacıya teslim edildiği, 07.04.2021 tarihinde araç için davalı şirketin yetkili servisinde onarım yapıldığı, serviste yapılan işlem neticesinde “Direksiyon iletişimi eksik geçici arıza vermiş sıfırlama yapıldı, yol testi yapıldı bir sorun görülmedi” açıklamasıyla davacıya teslim edildiği, aracın 24.06.202 tarihinde yine direksiyon arızası ile servise bırakıldığı, serviste yapılan onarım sonrası “Bakım yapıldı, Direksiyon Kutusu değişti” açıklamasıyla davacıya teslim edildiği, aracın 24.08.2021 tarihinde Direksiyon problemi ile servise bırakıldığı ve serviste yapılan onarım neticesinde “Periyodik bakım yapıldı, Direksiyon kutusu garanti kapsamında değişti” açıklamasıyla davacıya teslim edildiği, 26.08.2021 tarihinde araç direksiyon arızası problemi ile servise getirildiği, serviste yapılan onarım işlemine müteakip “Direksiyon kitlenmesi, araç yürümüyor... arıza kodlarına göre ...-2 işlem yapıldı, direksiyon kutusu değişimi yapıldı” açıklamasıyla işlem yapılarak davaya konu aracın davacıya teslim edildiği dosya içerisindeki servis fişlerinden, iş emirlerinden anlaşılmıştır. Davalı şirket aynı zamanda, cevap dilekçesinde de belirttiği üzere, ihbar olunan ... ... Otomotiv Pazarlama AŞ'nin yetkili satış ve servis bayisidir. Dava konusu araç üzerinde bilirkişi refakatinde inceleme yapılmış, davaya konu aracın direksiyon sisteminde üretimden kaynaklı bir sorun söz konusu olduğu, yetkili serviste birkaç defa onarım yapılmasına, birkaç defa da direksiyon kutusunun değişmesine rağmen arızanın giderilememiş olduğuna, dolayısıyla davaya konu aracın direksiyon sistemindeki üretim hatasından kaynaklı arızalı olduğu, arızanın üretim kaynaklı olduğu, ayıbın gizli ayıp mahiyetinde olduğu alınan bilirkişi raporundan anlaşılmıştır. Alınan rapora davalı vekilince itiraz edilmiş ise de araç üzerinde inceleme yapılıp dosyaya ibraz edilen deliller üzerinden değerlendirme yapıldığı, alınan raporun hükme esas alınabilecek mahiyette olması nedeniyle itirazın reddine karar verilmiştir. Ayrıca dava basit yargılama usulüne tabi olup HMK 321/1. Maddede "Tahkikatın tamamlanmasından sonra, mahkeme tarafların son beyanlarını alır ve yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder. Taraflara beyanda bulunabilmeleri için ayrıca süre verilmez." yapılan düzenleme gereği tahkikatın tamamlanması nedeniyle karar, hazır bulunan taraflara tefhim edilmiş, davacıya teslim edilen üretimden kaynaklı gizli ayıplı araç nedeniyle davalı şirketin ayıba karşı tekeffül sorumluluğunun şartlarının oluştuğu kanaatine varılarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir..."gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece davanın reddine karar verildiğini, bilirkişi raporlarının yargı ve taraf denetimine elverişli olmadığını, zira Yargıtay kararları doğrultusunda; dava konusunun otomobil olması nedeniyle, teknik üniversitelerin otomotiv ana bilim dalı öğretim üyelerinden bilirkişi heyeti oluşturulması gerektiğini, zira bilirkişi raporu usule uygun olarak oluşturulmadığı gibi, eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeler içerdiğini, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 17.12.2019 tarih, 2018/5695 E ve 2019/12686 K. sayılı, 10.12.2014 tarih ve 2014/16729 E. -2014/39436 K. sayılı ilamının da bu doğrultuda olduğunu;Bilirkişinin dava konusu araç üzerinde gerekli test ve incelemeleri yapması, Yargıtay kararları gereğince denetime elverişli olarak teknik açıklamalarda bulunması gerekirken, raporda detaylı bir şekilde denetime olanak verecek hiçbir husus bulunmadığını, 22/11/2022 tarihli bilirkişi raporunun denetime elverişli olmaması nedeniyle hükme esas alınmaması gerektiğini, dava konusu aracın direksiyon kutusu şikayeti ile 2 kez getirildiğini ve garanti kapsamında işlem yapıldığını, aracın, en son 23.03.2022 tarihinde 30.000 km bakıma getirildiğini, bu arıza ile ilgili herhangi bir şikayet bildirilmediğini, bilirkişinin aracın 4 kez ve toplamda 6 kez arıza verdiğine dair beyanının kayıtlar esas alındığında gerçeği yansıtmadığını, tüm servis kayıtlarının dosyaya sunulduğunu; Öte yandan, davacı tarafın müvekkili şirketin yetkili serviste yapılan işlemlere rıza gösterdiğini, diğer bir deyişle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 227. maddesinde sayılan ücretsiz onarım hakkını kullandığını, bunun üzerine davacı yanın aracının yetkili servis tarafından onarıldığını ve teslim edildiğini, davacı yanın, dava konusu aracı sorunsuz olarak kullanmaya devam ettiğini, bu hususun, bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu, bu halde araçta yetkili servisin müşteri memnuniyeti kapsamında ücretsiz olarak davacının bilgisi ve rızası dahilinde gerçekleştirdiği onarım işlemi ile birlikte ücretsiz onarım hakkını kullanmış olması karşısında, huzurdaki davanın reddi gerektiğini, bu noktada davacı yanın başkaca bir talepte bulunmasına imkan bulunmadığını, ücretsiz onarım hakkını kullanarak seçimlik haklarını tüketmiş olan davacıya, başkaca bir seçimlik hakkın kullanılması hususunda cevaz verilmesi, yasaya ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırılık teşkil edeceğinden, huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini;Dava konusu araçtan yararlanmaya devam edildiği ve aracın yaklaşık 2 yıldır trafikte olduğu ve 50 bin kilometreden fazla yol yapmış olduğunun, servis kayıtlarıyla sabit olduğunu, bu nedenle davacı yanın taleplerinin kabulü halinde orantısız güçlük meydana geleceğini, dava konusu araçtaki ayıp iddiasını kabul anlamına gelmemekle birlikte, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde; davacı yanın ayıpsız misli ile değişim talebinin kabulü halinde orantısız güçlüklerin meydana geleceğini, zira davacı yanın dava konusu araçtan yararlanmasını etkileyen veya aracın kullanım değerini ortadan kaldıran bir hususun söz konusu olmadığını, aracın sorunsuz bir şekilde esas amacına hizmet ettiğini, davacı yanın araçtan halen faydalanmaya devam ettiği dikkate alındığında, taleplerinin kabule şayan olmadığını, oldukça yüksek kilometre yapılan ve eskitilen bir aracın, kullanımına engel bir hususun mevcut olmadığı izahtan vareste olmakla birlikte, böyle bir aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmesinin, müvekkili şirket bakımından orantısız güçlükleri beraberinde getireceğini ve hak ve menfaatler dengesi ile de bağdaşmayacağını beyanla Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/392 E.-2022/1521 K. Sayılı kabul kararının İstinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, ayıplı olduğu iddia edilen aracın misli ile değiştirilmesi talebine ilişkindir.Davacı taraf, dava konusu aracı sıfır km olarak davalıdan satın aldığını, araçta kısa bir süre sonra direksiyon arızası meydana geldiğini, aracın bir kaç kez servise götürüldüğünü ve onarım yapılmasına rağmen halen aynı arızanın devam ettiğini, aracın gizli ayıplı olduğunu beyanla misli ile değiştirilmesine karar verilmesini talep etmiş, davalı taraf, aracın davacıya tam ve eksiksiz şekilde teslim edildiğini, direksiyon kutusundaki arıza nedeniyle müvekkili şirketin yetkili servisine getirildiğini ve garanti kapsamında arızanın giderildiğini, bundan sonra aracın bir kez daha aynı sebeple servise getirildiğini ve garanti kapsamında yeniden onarım yapıldığını, araçta ayıp bulunmadığını, aracın üreticisi olmaması sebebiyle ayıp nedeniyle herhangi bir sorumluluğunun da bulunmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulü ile dava konusu aracın misli ile değiştirilmesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun teknik olarak bir tespit ve açıklama içermediği, bu rapor ile bir karar verilemeyeceği, Mahkemece teknik üniversiten oluşturulacak bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiği, araçtaki arızanın onarım ile giderildiği, halen devam eden bir arızanın bulunmadığı, davacının onarım hakkını kullanmış olması sebebiyle misli ile değişim talep edemeyeceği, aracın iki yıldır kullanılması sebebiyle misli ile değişim kararının hak ve menfaat dengesini bozacağına ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 219. maddesine göre; bir maldaki ayıp, satıcının zikir ve vaat ettiği vasıflarda veya niteliği gereği malda bulunması gereken lüzumlu vasıflarda eksiklik olmasıdır. Aynı Kanun'un 227. maddesinde, satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcının; satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme veya imkan varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme seçimlik haklarından birini seçebileceği ve alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının saklı olduğu hüküm altına alınmıştır.Dosya kapsamından; dava konusu ... marka, ... ... ... model aracın davacı tarafından davalıdan 28/01/2021 tarihinde, 168.972,76 TL bedel ile satın alındığı, 08/02/2021 tarihinde davacıya teslim edildiği, 07/04/2021 tarihinde yetkili servis tarafından direksiyon arızasının giderildiği, 24/06/2021, 24/08/2021 ve 26/08/2021 tarihlerinde yetkili servis tarafından direksiyon kutusunun değiştirildiği, davacı tarafın başvurusu üzerine Çorlu 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/97 değişik iş sayılı dosyasında düzenlenen bilirkişi raporunda, araçta bulunan arızanın direksiyon kutusu değişimi ile giderilmiş olduğunun tespit edildiği, aracın en son yetkili servise 23/03/2022 tarihinde götürüldüğü ve servis tutanaklarında direksiyon arızasına ilişkin bir kaydın bulunmadığı, Mahkemece alınan bilirkişi raporunda ise, aracın bilirkişi tarafından çalıştırıldığının, seyir halinde iken 100 km'nin üzerindeki değerlerde direksiyonun ağırlaştığının tespit edildiği, başkaca teknik bir inceleme ve tespite yer verilmediği anlaşılmıştır.Yapılan bu tespitlere göre, davacının satım sözleşmesine konu aracın ayıplı olduğundan bahisle misli ile değiştirilmesi yönünde seçimlik hakkını kullanabilmesi için öncelikle aracın gizli ayıplı olduğunu ispat etmesi gerekmektedir. Her ne kadar dava konusu araçta, satın alınmasından kısa bir süre sonra direksiyon arızası meydana gelmiş ve bir kaç kez tekrar etmiş olması sebebiyle aracın gizli ayıplı olduğu açık ise de, davalı tarafça tüm yargılama boyunca araçtaki ayıbın onarım ile giderildiği iddia edilmiş, 29/11/2021 tarihli delil tespiti raporunda direksiyondaki arızanın giderilmiş olduğu tespit edilmiş ve aracın direksiyon kutusunun 26/08/2021 tarihinde değişmesinden sonra, 23/03/2022 tarihli servis tutanaklarında direksiyon arızası ile ilgili bir şikayet belirtilmemiştir. Bu itibarla Mahkemece, yalnızca araçta test sürüşü yapılmak suretiyle belirli bir km'nin üzerinde iken direksiyonun ağırlaştığına dair bir tespite yer verilen, herhangi bir teknik inceleme ve tespit içermeyen, bu hali ile ayıbın giderilmiş olup olmadığı noktasında denetime açık olmayan bilirkişi raporu esas alınarak, arızanın devam ettiğinden bahisle aracın misli ile değiştirilmesine karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Mahkemece, mümkün ise üniversitelerin ilgili bölümünden oluşturulacak üç kişilik konusunda uzman teknik bilirkişi heyetinden, araç üzerinde keşif yapılmak ve gerekli görülmesi halinde araç laboratuvar ortamında incelenmek suretiyle, direksiyon kilitlenmesi arızasının devam edip etmediği, ayıbın onarım ile giderilip giderilmediği, bu arıza devam etmekte ise sebebin ne olduğu, onarım ile giderilmesinin mümkün olup olmadığı, mümkün ise onarım masraflarının ne olduğu, araçta kullanıma bağlı değer kaybının bulunup bulunmadığı hususlarında detaylı, teknik, denetime açık bir rapor alınması ve alınacak rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/12/2022 tarihli, 2022/392 Esas ve 2022/1521 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 08/12/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.