İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından İstanbul Anadolu 20. İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası ile müvekkili olan davacı aleyhine 20.000 USD tutarındaki bono ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını, icra takibi neticesinde davacının 10/16 hisse…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1377 KARAR NO : 2025/1800 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 13/06/2023 NUMARASI : 2021/56 E. - 2023/457 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından İstanbul Anadolu 20. İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası ile müvekkili olan davacı aleyhine 20.000 USD tutarındaki bono ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını, icra takibi neticesinde davacının 10/16 hissesine sahip olduğu ve halen ailesi birlikte ikamet ettiği tek meskenine haciz konularak satışa çıkarmak üzere işlemler başladığını, İstanbul Anadolu 18. İcra Hukuk Mahkemesinde “meskeniyet iddiası” davası açıldığını ve davanın davacı lehine kısmen kabul olunduğunu, ancak davalı tarafın, söz konusu taşınmazın satışı için icra müdürlüğünden talepte bulunduğunu, davacının takibe konu senedi, 04/07 Ekim 2016 tarihlerinde kumar oynamak için gittiği Kıbrıs ... ... (... İşletmeleri)' ya kumar borcuna teminat olarak açığa (beyaza) atılan parafeli ve kısmen boş bir şekilde verdiğini, kesinlikle davalı ...'e vermediğini, ...'ün nasıl temin ettiğini bilmediklerini ve / fakat, "hukuka aykırı bir şekilde ele geçirdiği" taraflarınca kesin olarak bilinen senedin, karşı tarafça bir kambiyo senedi vasfını kazanacak şekilde doldurularak, hukuka aykırı bir şekilde takibe konulduğunu, takibe esas teşkil eden bononun geçersiz olduğunu, senet metnindeki söz konusu parafların davacının imzasından farklı olduğunun açık olduğunu, senet metninde davacının imzası değil imzanın kısaltılmış hali olan paraf bulunduğunu, söz konusu bono üzerinde, sadece iki adet parafın davacıya ait olduğunu, bunların dışındaki hiçbir unsur/ bilginin davacı tarafından veya davacının bilgisi dahilinde doldurulmadığını, ayrıca ... ile davacı arasında arasında herhangi bir borç/alacak ilişkisi de bulunmadığını, icra takibi öncesinde de ... ile tanışmadığını, bononun davacı tarafından kumar borcu sebebi ile ... ... ( ... İşletmeleri) ' ne teminat olarak 06/07 Ekim 2016 tarihinde verildiğini, bu tarihten sonra ... ...'ya yapılan muhtelif ziyaretlerde, davacının senedini sorduğunu ve senedin ...'da muhafaza edilmekte olduğunun belirtildiğini, davacının ancak 23 Ekim 2016 tarihinde icra takibinin başlamasından sonra senedinin ... ... dışına çıkarıldığından haberdar olduğunu, bononun üzerindeki 20.000-USD yazısı ve paraflar hariç tüm unsurları daha sonradan, gerçek dışı ve yanlış bilgiler ile doldurularak icra takibi başlatıldığını, bono üzerine sonradan; vade tarihi 03.02 2018 ve düzenleme tarihi 01.01.2018 olarak yazıldığını, ancak gerçekte düzenlendiği tarih 06/07 Ekim 2016 tarihi olduğunu, borcun takibe konulmadan 3 yıllık zamanaşımı geçtiği için düzenlenme tarihi 01 Ocak 2018 olarak doldurulduğunu, davacının, anılan senedi ... ...'ya teslim ettiğini, alacaklı olduğunu iddia eden ...'ün senedi son ödeme tarihi olan 03 Şubat 2018 tarihinde veya onu takip eden iki iş günü içinde ödenmek üzere ibraz etmediğini, davacının hiçbir şekilde (şahsen, telefonla, mesajla, aracı şahıs vb) görüşmediğini ve iddia edilen borca ilişkin hiçbir talepte bulunmadığını, söz konusu takibin ise 21 ay sonra başlatıldığını, senedin ... ... (Eray İşletmeleri)' ne kumar borcuna teminat olması amacıyla verildiğini ve takip süresine kadar söz konusu işletmenin kasasında saklandığını, senet hamili olarak görünen ...'ün , poliçeyi kötü niyetle iktisap ettiğini ve iktisap sırasında ağır kusur işlediğini, söz konusu borcun doğuştan eksik bir borç olduğunu, davalı yanın iyiniyetli olmadığı açık olduğundan kıymetli evrakın iyiniyetli üçüncü kişilere sağladığı haklardan yararlanamayacağından, bu sebeple eksik borca ilişkin başlatılan icra takibinin kanuna aykırı olduğunu, kumar borcu sebebiyle icra takibi ve dava yoluna başvurulamadığını ileri sürerek davanın kabulü ile öncelikle teminatsız olarak veya davacının ekonomik imkanlarının yetersiz olması sebeplerinden ötürü uygun görülecek bir miktarla icra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne, davacının borçlu olmadığının tespiti ile İstanbul Anadolu 20. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibinin iptaline ve kötü niyetli olunması sebebiyle de davalı tarafın takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zaman aşımı bulunduğunu, davacının müvekkili olan davalı tarafından icra takibi başlatıldığı günden itibaren borcunu ödememek adına her türlü yola başvurduğun, davalının, davacı tarafından düzenlenen 01.01.2018 düzenleme tarihli, 03.02.2018 vade tarihli, 20.000,00 USD bedelli bonodan dolayı alacaklı olup işbu bonoya ilişkin borçlu tarafından kendisine ödeme yapılmadığından; İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/668 D. İş dosyası ile ihtiyati haciz talep edildiğini, Mahkeme tarafından 2019/668 D. İş numarası ile görülen dosyada talebin kabulüne karar verilmesi neticesinde icra takibi işlemleri başlatıldığını, İstanbul Anadolu 20. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası halihazırda derdest olduğunu, ihtiyati haciz kararına davacı tarafından itiraz edildiğini ancak Mahkemece itirazın reddedildiğini, bu kez davacının meskeniyet iddiası ile icra mahkemesine şikayet yoluna başvurduğunu, davacının, davalı hakkında açığa imzanın kötüye kullanılması iddiası ile suç duyurusunda bulunduğunu, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı 2020/69252 Soruşturma dosyası ile yapılan soruşturma neticesinde davacı hakkında kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, davacı tarafından bu itiraza da itiraz edildiğini ancak itirazın kesin olarak reddine karar verildiğini, davacının icra takibine konu edilen bononun geçersiz olduğunu ileri sürmesinin kabul edilemez olduğunu, kıymetli evrakta soyutluk ilkesi söz konusu olduğundan asıl borç ilişkisi kıymetli evrak etkilemediğini, davacının teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep etmesinin kabul edilemeyeceğini, davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddi gerektiğini savunarak her türlü talep, beyan ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile huzurdaki davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesin kararıyla; "Davaya konu senet yönünden davacı olarak red edildiği, bu kapsamda davacı tarafından yapılan kanun yararına bozma istem sonucu beklemenin dosyaya katkı sağlamayacağı gerekçesi ile. 1-Davanın REDDİNE, karar verilmiştir. İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu senedin 06/07 Ekim 2016 gecesi ... ... (... İşletmeleri Ltd. - Girne / KKTC)'da, ilk bilgileri içeren yazıları ... Kasa Görevlisi ... tarafından yazıldığını, davacı tarafından sadece parafe edildiğini ve üç yıldan fazlaca bir süre ... ...'nun kasasında muhafaza edilen senedin, daha sonra davalı tarafça "hukuk dışı yollardan ele geçirilerek" ve "resmi evrakta sahtecilik" suçu işlenerek takip konusu yapılan bir kumar borcu senedi olduğunu, davacının gerçekte borçlu olduğu şahsın ... İşletmeleri olduğunu, senet üzerinde ismi sonradan yazılmış olan ... ile davacı arasında bir borç-alacak ilişkisi hiçbir zaman olmadığını, davacının "bono emniyetine olumsuz bir veçhe kazandırmamak adına" tanık talebinde bulunmayıp sadece senedi (yazılı belgeyi) kumarhane adına tanzim eden kişinin beyanlarının alınmasını talep ettiğini ve bu kişinin tanık değil fail olduğunu, ancak bu hususun gerçekleştirilmesine dair talebin mahkeme tarafından yerine getirilmeden hüküm kurulduğunu, davacının bu iddialarını 22 Ekim 2019 tarihinden beri değiştirmediğini, senet üzerindeki yazıların bir kısmının ... ... Kasa Görevlisi ...ya ait olduğu ve davacının parafeleriyle birlikte aynı kalem kullanılarak yazıldığı, bunların dışında kalan diğer yazıların ise farklı fiziki evsafta ikinci bir kalem ile bir başka şahıs tarafından sonradan yazıldığı iddialarının incelenmesinin Adli Tıp Kurumu (ATK)'ndan talep edildiğini ve ATK'nun raporunun davacının iddiaları ile tamamen örtüştüğünü, raporda yazıların farklı kalemlerle, farklı şahısların el ürünü olduğunun açıkça belirtildiğini, bu tespitin de kumarhane görevlisinin yazdığı yazıların üstüne, davalı tarafından diğer yazıların sonradan eklendiğini açıkladığını, davacının, senet üzerindeki yazıların bir kısmının ... tarafından yazıldığını kanıtlayabilmek için KKTC'ye gidip kendisiyle yüz yüze görüştüğünü ve el yazısı örneğini içeren bir belgeyi kendisinden alarak mahkemeye sunduğunu ve bu belgenin ...nın mahkeme huzuruna celbedilip beyanının alınmasını gerektirebilecek ölçüde ciddiye alınması gereken bir husus olduğunu, davacı ile ... arasındaki telefon ve WhatsApp görüşme kayıtlarının davacının telefonunda kayıtlı olduğunu, ...nın beyanlarının alınması ve/veya isticvaba davet edilmesinin talep edildiğini ancak uygun bulunmadığını, dava konusu senet ile ...ya ait el yazısı örneğini ihtiva eden iki belge üzerindeki yazıların çıplak gözle dahi mukayesesi yapıldığında aynı elin ürünü olduğunun kolaylıkla anlaşılabildiğini, davacının KKTC ziyaretlerinde ... ... yetkilileri ile de görüştüğünü, casinonun işletme devri planladığı ve bu nedenle "...'nun kasasında muhafaza edilmekte olan tüm müşteri borç senetleri vb. kıymetli evrakın, değerinin çok altında bedeller karşılığında üçüncü şahıslara devredildiği" bilgisine ulaştığını, davalı ...'ün aynı casinoya ait başka müşteri borç senetlerine de icra takibi yapabileceğini düşünerek araştırma yaptığını ve kısa süre içinde ... isimli bir şahısa ait iki adet 10.000 USD'lik senet hakkında da davalı ... ve vekili tarafından icra takibi yapılmakta olduğu bilgisine ulaştığını, ...'in WhatsApp mesajında casinoya verdiği kumar borcu senetlerinin avukatlar tarafından icra takibine konduğunu ve tüm mal varlığının elinden alınmakta olduğunu, elinde avucunda bir şey kalmadığını açıkça belirttiğini, davacının ayrıca, senedin imzalandığı gecesi KKTC'de olduğunun kanıtlanması için Yurtdışı Giriş Çıkış Kayıtları Belgesi sunduğunu, davacı ile davalının senedin tanzim edildiği iddia edilen adreste ve tarihte asla bir araya gelmediklerini kanıtlamak adına Tarihçeli Yerleşim Yeri Bilgileri Raporu sunduğunu, davacının belirtilen tarihte Pursaklar - Ankara'da ikamet ettiğinin kanıtlandığını, davacı ile davalının hayatlarının hiçbir döneminde bir araya gelmediklerini kanıtlayabilmek adına HTS ve Baz İstasyonu Kayıtları'nın İncelenmesi talebinde bulunduğunu ancak bu talebin de yerine getirilmediğini, davacının 04-07 Ekim 2016 tarihleri arasında, ... ...'ya (... İşletmeleri'nin banka hesap numarasına) kumar oynamak için - oyun çipleri almak amacıyla-, banka aracılığı ile yaptığı USD havalelerine ait beş adet banka dekontu dava dosyası ekinde sunduğunu, bu havalelerin yapıldığı üç günlük süre zarfındaki işlem saatlerinin kumarhanelerin faaliyetlerini serbestçe sürdürebildikleri saatler olduğunu, havalelerin bizzat davacı tarafından kendi hesabından, doğrudan doğruya kumarhane işletmecisi ... İşletmeleri'nin KKTC'deki banka hesabına yapıldığını, bu durumun Yargıtay Hukuk Dairesi'nin "kısa zaman diliminde art arda yapılan önemli miktarlardaki ödemelerin varlığının kumar eylemi ve onunla bağlantılı bir borç ilişkisinin doğmuş olamasına delalet eder" görüşü ile son derece uyumlu olduğunu, bu dekontların "senede karşı senet" kapsamında birer yazılı belge niteliğinde olduğu ve borcun kumar saiki ile yaratılmış olduğunun ispat kuralının bir ölçüde gerçekleştirilmiş olduğu, ancak bu hususların yargılamada dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, ... ...'nun işletmeciliğini devretmiş olsa da ... İşletmeleri Ltd.'nin halen KKTC'de ticari faaliyetlerini sürdürmekte olduğuna dair resmi belgelere ulaşıldığını, bu bağlamda özellikle ...nın belirtilen tarihlerde ... ...'nun bir çalışanı olup olmadığına dair bilginin şirket kayıtlarından veya ilgili sosyal güvenlik kurumundan talep edilebileceğini veya ...nın isticvaba davet edilebileceğini, davacının senet üzerinde yazılı olan meblağı ödeyebilecek maddi güce sahip olduğunu ancak davalı tarafın hukuku istismar etmekte olduğundan son derece emin olduğu için, onların bu haksız ve kolay yoldan para kazanmaya yönelik eylemlerini kamu düzeninin de korunmasına katkı sağlayabilmek amacıyla, çok zor dahi olsa, iddialarını ispatlama yolunu seçtiğini, davalı tarafa dava açılmadan bir gün önce, 26 Ocak 2021 tarihinde, icra takibinin yasal olmadığı ve kendisinin haberi olmadan, adı kullanılarak suç teşkil eden bir eyleme dahil edilmiş olabileceği belirtilmek sureti ile iki sayfalık bir WhatsApp mesajı ile uyarıldığını, yani davalı ...'ün "hukuk dışı yollardan ele geçirilmiş olan senetten benim haberim yoktu" iddiasında bulunamayacağını, 20/01/2022 tarihindeki duruşmada davalı tarafa yemin teklifinde bulunduğunu, daha sonra, davaya ilişkin daha başka delillerin de sunulabilmesi hakkından vazgeçmiş olmamak için bu teklifinden yasal süresi içinde caydığını, dava konusu senedi tanzim eden fail ...nın el yazısı örneği belgesinin (gerek görüldüğü takdirde yeni/güncel el yazısı örneğinin alınarak), ...'e ait iki adet 10.000 USD'lik kumar borcu borç senetlerinin ve üzerindeki ...ya ait el yazılarının da senedin bir kumar borcu senedi olduğunu kanıtlayabilecek nitelikteki "yazılı belgeler" kapsamında mütalaa edilmesinin adil bir yargılama için gerekli ve mümkün olabileceği mütalaa edilerek, yukarıda arz ve izah edilen ve mahkemenin takdir ve tespit edeceği nedenlerle, gerekçeli kararın incelenmesinden sonra, başkaca her türlü talep, beyan ve fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; dacının borcunu ödememek adına her türlü yola haksız ve kötüniyetli olarak başvurmakta olduğu, her başvurusunun sonuçsuz kaldığı ve mahkemeleri ve yargı makamlarını mesnetsiz şikayet ve itirazları ile meşgul ettiğini, davalının istinaf gerekçesi gerçeğe aykırı olduğundan istinaf başvurusunun reddi gerektiğini, ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları ile; davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine, karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır.İstanbul Anadolu 20. İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası ile alacaklı tarafından borçlu aleyhine , 20.000 USD tutarındaki bonoya istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır.Davaya konu senedin 01/01/2018 tanzim tarihli, 03/02/2018 vade tarihli, 20.000-USD bedelli olduğu ve keşidecisinin ..., Lehdar ... olduğu görülmüştür. ATK tarafından tanzim edilen 13/10/2022 tarihli raporda özetle ;''...İnceleme konusu senetteki "≠20.000USD", "Yirmibin", "..." yazıları ve borçlu imzaları bir kalem, diğer yazılar farklı fiziki evsafta ikinci bir kalem ile yazılmış olduğu, Mürekkeplerde yazı yaşı tayinine yarayan ve halen kullanılagelen bilimsel herhangi bir yöntem bulunmadığından, düzenleme tarihi olan "01/01/2018" yazısının yaşının tespit edilemediği, dolayısıyla senetteki diğer yazılardan ve imzalardan önce mi sonra mı yazıldığı hususunda teknik bir tespite gidilemediği...'' mütalaa olunmuştur. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/69252 soruşturma dosyasından; Müştekinin ..., şüphelinin ... olduğu, müşteki tarafından 2016 tarihinde Girne-KKTC'de şüpheliye ait olan kumarhanede kumar oynadığını, 58.500 USD kumarhaneye havale yaptığını, daha sonra parası kalmadığından o tarihte ... ... yetkilisi olan ...'dan 20.000 USD kredi vermesini istediğini, senet karşılığında bahsi geçen krediyi aldığını, ancak bütün parayı kumar neticesinde kaybettiğini, senede şahsın 20.000 USD yazarak kendisine uzattığını, senet altındaki imzaların kendisinin attığını, kalan kısımları boş olacak şekilde geri verdiğini, daha sonra casinonun devredildiğini, şüphelinin de senetteki boş olan kısımları doldurarak kendisine icra takibi başlattığını beyan ederek şikayetçi olduğu, Açığa İmzanın Kötüye Kullanılması suçlaması ile soruşturmanın yapıldığı, yapılan soruşturmada 03/06/2020 tarihli karar ile müştekinin söz konusu senet altındaki imzayı kendisinin attığını beyan ettiği, şüpheliye isnat edilen eyleme ilişkin senedin boş kısımlarının sonradan doldurulduğuna ilişkin herhangi bir yazılı belge ibraz edilmediği, bu nedenle isnat edilen suçun işlendiğine yönelik müştekinin soyut iddiası dışında delil bulunmadığı, müştekinin eksik borç nedeni ile ilgili icra dosyasında itirazda bulunabileceği gerekçesi ile kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, takipsizlik kararına yapılan itirazın İstanbul Anadolu 8. Sulh Ceza Mahkememsinin 2020/4120 D.İş sayılı dosyasından 09/11/2020 tarihli karar reddine karar verilmiştir.Emniyet Müdürlüğünden celp edilen müzekkere cevabından davacının Türkiye'den 04/10/2016 çıkış, 19/10/2016 giriş, 14/10/2016 tarihinde çıkış yaptığı anlaşılmıştır.Türk Borçlar Kanunu, Madde 605-" Kumar oynayan veya bahse giren kişi tarafından imzalanmış adi borç veya kambiyo senedi üçüncü bir kişiye devredilmiş olsa bile, hiçbir kimse bunlara dayanarak dava açamaz ve takip yapamaz. Kıymetli evrakın iyiniyetli üçüncü kişilere sağladığı haklar saklıdır. Kumar ve bahis borcu için isteyerek yapılan ödemeler geri alınamaz. Ancak, kumar veya bahsin usulüne göre yürütülmesi beklenmedik olayla veya diğer tarafın fiiliyle engellenmişse ya da diğer taraf kumar veya bahse hile karıştırmışsa, isteyerek yapılan ödeme geri alınabilir. "Düzenlemesi yer almaktadır. Somut olayda davacı tarafından icra takibine konu bonoyu, 04/07 Ekim 2016 tarihlerinde kumar oynamak için gittiği Kıbrıs ... ... (... İşletmeleri)' ya kumar borcuna teminat olarak açığa (beyaza) atılan parafeli ve kısmen boş bir şekilde verdiğini davalıyı tanımadığını bono üzerinde imzası bulunmadığını paraf imzası bulunduğunu, senet düzenleme tarihinin sonradan doldurulduğunu düzenleme tarihi itibarı ile Kıbrıs'ta olmadığını ileri sürerek menfi tespit davasının kabulüne karar verilmesini talep ve dava ettiği, icra takibine konu bononun kumar borcu nedeni ile verildiğinin dosya kapsamından ispat edilemediği, bononun anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının yazılı olarak ispat edilmesi gerektiği bu hususların yazılı olarak ispat edilemediği, davalının üçüncü kişi olduğu, dava sübut bulmadığından davanın reddine dair verilen karar yerindedir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/06/2023 tarih ve 2021/56 E. 2023/457 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 23/12/2025