Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; Bu Kanunda, Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yay
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkili ile davalı arasında, davalının ... Taşımacılık A.Ş’deki (... Kargo) hisselerinin satış sürecine ilişkin finansal danışmanlık ve hukuk süreci koordinasyonu hizmetleri kapsamında sözleşme akdedilmiştir. Davalı, sözleşmeden kaynaklı dört aylık danışmanlık hizmet bedeline karşılık gelen 60.000,00 TL + KDV (70.800,00 TL) bedeli müvekkiline ödenmediği, davalının sözleşme uyarınca yapması gereken ödemeleri tam ve eksiksiz şekilde yapmaması ve temerrüde düşmesi nedeniyle Beykoz İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası kapsamında davalı aleyhine haciz talebi ile takip başlatıldığını, ancak takip, davalının haksız ve dayanaksız itirazı ile durduğunu, bu nedenle, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi, davalı aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi talebi ile dava ikame etme zorunluluğu hasıl olduğunu, dava konusu alacağın ticari nitelikte olması nedeniyle Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca dava açmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, davalının Beykoz İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası kapsamında başlattığımız takibe yönelttiği itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi, davalı aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Huzurdaki davanın 18/12/2017 tarihinde Hisse Satış Süreci Danışmanlığı ve Ücret Sözleşmesine dayalı alacak iddiası ile ilgili olarak açılmış bir itirazın iptali davası olduğunu, anılan sözleşmenin ağırlıklı olarak vekalet sözleşmesi olmakla birlikte istisna ve hizmet gibi TBK'da düzenlenen sözleşme türlerine benzeyen atipik bir sözleşme olduğunu, müvekkili ... da gerçek kişi tacir olmadığını, şahsi olarak vergi açılışı ve ticari bir faaliyet söz konusu olmadığını, herhangi bir şirketin ortağı olması kişinin tacir olduğu anlamına gelmediğini, davacının da gerçek kişi tacir olmadığını, dolayısıyla uyuşmazlık konusu düzenlenen bir konuya ilişkin olmadığı ve mutlak ticari bir dava olmadığı gibi her iki tacir olan sözleşmede söz konusu olmadığını, bu nedenle huzurdaki davaya bakmakla görevli olan mahkeme ticaret mahkemeleri olmayıp, Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli olduğundan dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmiştir. İstinafa konu karar, İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 03/10/2019 tarihli 2019/216 Esas, 2019/948 Karar sayılı dosyasında verilen görevsizlik kararıdır. Davacı vekili katılma suretiyle yapmış olduğu istinaf başvurusunda, müvekkilinin tacir olduğunu, mahkemenin ilgili ticaret sicil müdürlüğünden ve vergi dairesinden gerekli bilgi ve belgeleri celp etmeksizin eksik inceleme neticesinde görevsizlik kararı verdiğini, taraflar arasındaki akdi ilişkinin ticari nitelikte olduğunu, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olmadığını, davalının istinafının kötü niyetli olduğunu beyan ederek istinaf talebinde bulunmuştur. Davalı vekili, ilk derece mahkemesinin Asliye Hukuk Mahkemelerine vermiş olduğu görevsizlik kararının yerinde olmadığını, görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğunu, müvekkilinin hizmet alıcısı olarak nihai tüketici sıfatının taşıdığını beyan ederek istinaf talebinde bulunmuştur.