(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/10541 E. , 2009/11494 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 13.02.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında kimlik bilgisi düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27.05.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün ka
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/10541 E. , 2009/11494 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 13.02.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında kimlik bilgisi düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27.05.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, davaya konu 20 parsel sayılı taşınmazlar kaydında murisinin “... kızı ...” şeklinde yazılı olan kimlik bilgisinin “... ... kızı ...” olarak düzeltilmesini istemiştir. Davalı davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir. Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. Kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir. 1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir. 2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir. 3-Taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. 4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir. 5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır. Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir. Eldeki davada, dosyada mevcut tapulama tutanaklarının incelenmesinden taşınmazların kök muris ... oğlu ... ’ın eşi ...’den olma çocukları ... ve ...’e, ...’ın da ölümü ile eşi ... ve çocukları ..., ..., ..., ve ...’a intikal ettiği ve tapunun bu şekilde oluştuğu görülmüştür. Buna göre kayıt maliki davacı ...’nın anne adının ..., kardeşinin isminin ... olduğu, fakat davacının murisine ait nüfus kaydından davacının anne adının ... olduğu, kardeşlerinin isimlerinin ise uyarlılık içinde olmadığı, özellikle davacı murisi ...’nın nüfus kaydında baba adının ... olmasına rağmen tapulama tutanağında ... olarak belirtilmesi davacı ile kayıt malikinin aynı kişi olmadığı şüphesi uyandırdığından ve mahkemece nüfus müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi yerine murisinin babası ... oğlu ...’la aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığının sorulması, zabıta marifeti ile yapılması gereken araştırmanın yapılmaması, sadece tanık beyanları ile yetinilerek istemin hüküm altına alınması doğru olmamıştır. Mülkiyet nakline sebep olunmaması için mahkemece yukarıda açıklanan şekilde araştırma yapılarak, nüfus müdürlüğünden kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, gerekirse kök kayıtlar da istenmeli, bu kayıtlar tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, Taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalı, açıklanan bu hususlar çerçevesinde inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir. Yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra neticesine göre bir karar vermek gerektiği halde mülkiyet nakli oluştuğu kuşkusu yaratacak şekilde tesis edilen hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 23.10.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.