1. Ceza Dairesi 2024/7987 E. , 2026/1414 K. "" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2339 E., 2024/2086 K. SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs, kasten öldürmeye teşebbüs, hakaret HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan ve düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması Sanık hakkında hakaret suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığı kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın 527…
1. Ceza Dairesi 2024/7987 E. , 2026/1414 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2339 E., 2024/2086 K. SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs, kasten öldürmeye teşebbüs, hakaret HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan ve düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması Sanık hakkında hakaret suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığı kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-h maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında katılan ...'ye karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs ve katılan ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Fethiye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.07.2024 tarihli ve 2024/56 Esas, 2024/339 Karar sayılı kararı ile; a. Sanık hakkında katılan ...'ye yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-f, 35/2, 29/1 ve 53. maddeleri uyarınca 9 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b. Sanık hakkında katılan ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 29/1 ve 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 03.10.2024 tarihli ve 2024/2339 Esas, 2024/2086 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan (1) ve (2) nolu hüküm fıkralarının 1.paragraflarında yer alan "...eylemine uyan 5237 Sayılı TCK'nın ..." ibarelerinden sonra gelmek üzere "...44/1.maddesi yollamasıyla..." ibarelerinin eklenmesi suretiyle, sanık müdafii, katılanlar vekili ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a ve ve 303/1-a maddeleri uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, sanığın katılan ...'a yönelik öldürme kastı bulunmadığından bahisle suç vasfına, katılan ...'ye yönelik eylemde suçun unsurlarının oluşmadığına, meşru savunma ve sınırın aşılması hükümleri ile lehe olan tüm hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir. 2. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanık hakkında teşebbüs hükümlerinin en yüksek hadden uygulanması gerektiğine, haksız tahrik koşullarının oluşmadığına ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada eksik incelemenin bulunmadığı, delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eylemlere uyan suç vasıflarının doğru biçimde belirlendiği, meşru savunma ve sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı, mahkemece dosya kapsamıyla uyumlu şekilde ilk haksız eylemin hangi taraftan kaynaklandığının belirlenememesi hususu dikkate alınarak uygulanan haksız tahrik indirim oranının isabetli olduğu, takdiri indirimin mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği, sonuç ceza miktarları itibariyle uygulanması mümkün başkaca lehe hüküm bulunmadığı anlaşıldığından, hükümlerde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Komşu olan sanık ... ve katılan ... arasında önceye dayanan komşuluk ilişkisinden kayaklı olarak anlaşmazlık bulunduğu, olay günü evinden çıkan sanık ... 'in bahçesinde bulunan katılan ... ile karşılaşması üzerine aralarında ilk hangisinden kaynaklandığı tespit edilemeyen karşılıklı küfürleşme yaşandığı, bu sırada sanık ...'in belinden silahını çıkarttığı, bağrışma seslerini duyan katılan ...'nün de evden çıkıp olaya müdahil olduğu, bir ara tartışma sonlanır gibi olsa da katılan ...'ın bahçesinden aldığı bir cisim ile geri dönmesi üzerine tartışmanın yeniden alevlendiği ve sanığın üzerinde taşıdığı silahla katılanlar ... ve ...'ye doğru ateş etmeye başladığı, katılanların hızlıca evlerine kaçmasına rağmen sanık ...'in bahçe duvarına kadar evin içerisine doğru ateş etmeye devam ettiği anlaşılan olayda; katılan ...'ın sol lomber bölgede pelvis birleşim yerinde giriş deliği bulunduğu, pelvis bölgesi sol iliak kemik komşuluğunda mermi çekirdeği bulunduğu, batın boşluğuna nafiz olmayan, iç organ veya büyük damar yaralanmasına neden olmayan ancak kas dokuya nafiz olan, yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmayan ve basit tıbbi müdahale ile giderilemez şekilde yaralandığı anlaşıldığından, teşebbüs nedeniyle suç tarihinde 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile yapılan uygulama ; yine katılan ...'nün karın sağ yanından bir adet kurşun sıyırdığını, batın sağ yanda tespit edilen yaranın uzunluğu derinliği ve yaygınlığı dikkate alındığında cilt altı dokuya nafiz, yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmayan ve basit tıbbi müdahale ile giderilemez şekilde yaraladığı anlaşıldığından, teşebbüs nedeniyle suç tarihinde 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile yapılan uygulama sırasında meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ile cezada orantılılık ilkesi birlikte gözetilerek aşağı hadden kısmen uzaklaşılarak bir ceza tayini yerine yazılı şekilde hiç yaralanmamış gibi aşağı hadden hapis cezalarına hükmolunması suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Sanık hakkında hakaret suçundan verilen karar yönünden; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.10.2023 tarihli, 2023/1-354 Esas, 2023/545 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı Kanun’un 286/2-h maddesinde yer verilen; “Davanın düşmesine, ceza verilmesine yer olmadığına, güvenlik tedbirine ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen bu tür kararlar veya istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar”ın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılanlar vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık hakkında katılan ...'ye yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs ve katılan ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden; Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 03.10.2024 tarihli ve 2024/2339 Esas, 2024/2086 Karar sayılı kararının teşebbüs uygulaması sırasında belirlenen ceza miktarları yönünden 5271 sayılı Kanun’un 302/2. fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b. maddesi uyarınca takdiren Fethiye 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2026 tarihinde karar verildi.