İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; işbu davaya konu çekin çalıntı bir çek olduğunu, çekin çalınması üzerine lehdar ... Sanayi Ve Tic. A.Ş. tarafından İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemese'ne müracaatla çek zayi davası açılmış olduğunu ve İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1410 Esas KARAR NO: 2025/1746 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 18/10/2022 NUMARASI: 2017/1067 E. - 2022/733 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; işbu davaya konu çekin çalıntı bir çek olduğunu, çekin çalınması üzerine lehdar ... Sanayi Ve Tic. A.Ş. tarafından İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemese'ne müracaatla çek zayi davası açılmış olduğunu ve İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret mahkemesi'nin 2017/1041 E. sayılı dosyasından ödemeden men yasağı alınmış olduğunu, hal böyleyken, davalı alacaklı tarafından Türk Ticaret kanunu'nun 763. Maddesi uyarınca çek zayi davasına müracaat edilmesi gerekirken kötü niyetle takibe geçilmesi, ihtiyati haciz kararı alınması, müvekkili şirketin 5, diğer borçlu lehdar şirketin 5 adet aracına haciz konulması, banka hesaplarının bloke edilmesi sebebiyle haciz tehdidi altında kalınarak 29/11/2017 tarihi itibariyle dosya borç tutarı olan 28.166,03-TL'nin teminaten yatırılmış olduğunu, işbu davanın lehlerine sonuçlanması halinde daha da çok zarara uğramamaları bakımından, dosya borç tutarının da teminatın da teminaten yatırıldığı dikkate alınarak öncelikle teminatsız, kabul görülmezse makul bir teminat karşılığında yatırmış oldukları dosya tutarının alacaklı tarafından tahsil edilmeden İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasının tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep ettiklerini, çekin lehdarı olan ... Sanayi Ve Tic. A.Ş.'nin çekin arkasındaki kaşesinin de imzasının da sahte olduğunu, çalıntı çeki eline geçiren kimselerin, başta lehdarın kaşesini taklit etmek, şirket yetkilisinin imzasını sahte olarak atmak ve hatta çeke birden fazla sözde ciranta eklemek suretiyle haksız kazanç elde etmeye çalışmakta olduğunu, müvekkili şirketin çek bedelini ödememesi/ ödeyememesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, çekin ibraz tarihinde çek hesabı çek bedelini ödemeye müsait durumda olduğundan ve fakat yalnızca çalıntı çekle ilgili olarak ödemeden men talimatı nedeniyle ödeme yapılmadığından, salt bu nedenle alacaklı tarafın müvekkili şirkete müracaat hakkı bulunmamakta olduğunu, çek zayi davasına çeki elinde bulundurduğu iddiasıyla başvurması gerektiği halde bunu yapmayıp alelacele, takip çıkış tutarının neredeyse 30-40 katı tutarında haciz işlemi uygulayan davalı tarafın kötü niyetli olduğunu, lehdar kaşesinin, imzasının sahte olduğunu bilmekte olduğunu, hatta çekte ciranta olarak yer alan diğer kişilerin dahi iyi niyetli 3. kişi konumunda olunmasını sağlamak adına atıldığını bilmekte olduğunu, ihtiyati haciz kararına ve takibe konu çalıntı çekin bedelinin, ödemeden men kararı ile birlikte lehdar ... Sanayi Ve Tic. A.Ş.'ye ödenmiş olduğunu, hali hazırda müvekkili şirketin ... Sanayi Ve Tic. A.Ş' ye herhangi bir borcunun bulunmadığını, buna göre, işbu davanın kabulü gerekmekte olduğunu, çalıntı çekle ilgili olarak gerek ilgili olarak gerek çekin çalınması gerekse de sahte kaşe ve imza tedavüle sunulması sebebiyle İstanbul Nöbetçi Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulmuş olduğunu, soruşturma numarasının bilahare bildirileceğini, bu kapsamda, önce çalınan sonrada lehdar kaşesi ve imzası sahtelenerek tedavüle sokulan çek ile ilgili olarak haksız menfaat temin etme yoluna giden davalı hakkında açmış oldukları işbu davada soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, işbu çalıntı ve sahteciliğe konu çekten ötürü haksız kazanç elde etmeye çalışan davalı hakkında açmış oldukları bu davada, soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, yukarıda açıklanan nedenlerle; öncelikle ve ivedilikle, İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasına dosya borç tutarı olan 28.166,03 TL'nin 29/11/2017 tarihinde teminaten yatırıldığı da dikkate alınarak bahsi geçen takip dosyasının dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasını, neticeden davalı tarafa çalıntı çekten (...Bankası Antalya Organize Sanayi Şubesi'nin 30/10/2017 tarih ve 20.379-TL bedelli, 0040952 nolu) ve de İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı takip dosyasından ötürü borçlu olmadıklarının tespitini, haksız ve kötü niyetli takip başlatan davalının İcra İflas Kanunu'nun 72. maddesi uyarınca alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; lehtar imzasının sahte olmasının keşidecinin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını, davacının, çeki borcu için keşide ettiğini ve bu amaçla lehtara verilmek üzere gönderildiğini beyan etmiş olduğunu, buna göre hem çekteki imzasını hem de borç ilişkisi kabul eden davacı şirketin, dava dışı şirketin ileri sürebileceği itiraz nedenlerine dayanarak borçtan kurtulamayacağını, davacı tarafın diğer bir iddiasının, takibe konu çek bedelinin lehdar ....A.Ş'ye ödendiği yönünde olduğunu ancak borçlular hakkında başlatılan takibin, kambiyo senetlerine özgü icra takibi olduğunu, müvekkilinin ise iyiniyetli yetkili hamil olduğunu, davacının çek iptaline kararı almayan lehtar şirkete ödeme yapmasının TTK 646.(Eski 558/2 göre) maddesine göre onu borçtan kurtarmayacağı gibi basiretli bir tacirin göstermesi gereken özene de aykırı bir davranış olduğunu, ödeme yasağı kararının müvekkilini kötüniyetli hale getirmediği gibi çekin icra takibine konu edilmesini de engellemeyeceğini, davacının, soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılmasına ilişkin talebi usul ekonomisi ilkesine ters düşmekte olduğunu, dava konusu çekteki keşideci imzasının davacıya ait olduğundan soruşturma dosyasının işbu davayla bir ilgisi bulunmamakta olduğunu, zira müvekkilinin iyiniyetli yetkili hamil olduğunu, bu sebeple de usul ekonomisi gereğince, soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılmaksızın davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, yukarıda açıklanan nedenlerle; davanın reddini, davacının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...davacının (keşideci), davaya konu çeki, dava dışı (lehdar ,1. Ciranta) ... San. Ve Tic. A.Ş’ne ciro edilip teslim ettiğini kabul ettiği, kendi imzasına herhangi bir itirazı bulunmadığı, davacı keşideci şirketin, dava dışı (lehdar ,1. Ciranta) ... San. Ve Tic. A.Ş’nin imzasının sahte olduğuna dayalı olarak menfi tespit talep ettiği, lehdar imzasının sahteliğinin, keşideci açısından bir menfi tespit gerekçesi olmadığı gibi, kambiyo senetlerinde imzaların bağımsızlığı kuralı mevcut olup, herkes kendi imzasından sorumlu olduğu, çekin ciro zincirinde bir kopukluk bulunmadığı, keşidecinin davalıya borçlu olmadığını ileri süremeyeceği, davacının keşideci olup imzası nedeniyle çek bedelinden sorumlu olduğu, çekin davacının rızası hilafına elden çıkmadığı, lehdar imzasının sahteliği ileri sürüldüğünden savcılık dosyasının beklenmesinin de dosyaya bir katkı sağlamayacağı, kanaati oluştuğundan,"1-Davacının davasının reddine, 2-Davalının, ...72/4 maddesi gereğince tazminat talebinin kabulü ile menfi tespite konu, 20.379-TL.’nın %20’si olan 4.075,8-TL.’nın, davacının yatırdığı teminatın, iş bu davalı alacaklı lehine hükmedilen %20 tazminata mahsuben, davalıya hükmün kesinleşmesinden sonra verilmesine" karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Çekin lehdarı olan ... SANAYİ VE TİC. A.Ş.’nin çekin arkasındaki kaşesinin de imzasının da sahte olduğunu, düzgün ciro silsilesi olmadığını, sözde ciranta eklemek suretiyle haksız kazanç elde etmeye çalışıldığını, lehdar ... ŞİRKETİ tarafından da icra hukuk mahkemesinde borca ve imzaya itiraz davası açıldığını, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 2019/24200 Soruşturma numaralı dosyası ile savcılığa şikayette bulunulduğunu, bekletici mesele taleplerinin dikkate alınmadığını,-Çalıntı çeki eline geçirenlerin, başta lehdarın kaşesini taklit etmek, şirket yetkilisinin imzasını sahte olarak atmak ve hatta çeke birden fazla sözde ciranta eklemek suretiyle haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, müvekkili şirket aleyhine ihtiyati haciz kararına ve de kambiyo takibine konu edilen çalıntı çekle ilgili olarak çekin lehdarı ... SANAYİ VE TİC. A.Ş. tarafından çek zayi davası açıldığını, İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/1041 E. sayılı dosyasından işbu çalıntı çek ile ilgili olarak “ödemeden men kararı” verildiğini, -Muhatap banka yazısından da görüleceği üzere, çekin bankaya ibraz edildiği tarih itibarıyla çek hesabının çek bedelini ödemeye müsait durumda olduğunu, müvekkilu şirketin çek bedelini ödememesi / ödeyememesi gibi bir durum söz konusu olmadığını, ödemeden men talimatı nedeniyle ödeme yapılmadığından, salt bu nedenle alacaklı tarafın müvekkili şirkete müracaat hakkı bulunmadığını, takip çıkış tutarının neredeyse 30-40 katı tutarında haciz işlemi uygulayan davalı tarafın kötü niyetli olduğunu, lehdar kaşesinin, imzasının sahte olduğunu bildiğini, Dr. ...’ın kaleme aldığı makalede de, alacaklı tarafın, çekin arkasına ...Bankası’nca yazılan ödeme yapılamadığını gösterir mahkeme bilgisine istinaden mahkemeye müracaat edip (çek zayi davasına) çekin elinde bulunduğunu beyan etmek yerde karşılığı bulunan bir çekle ilgili olarak müvekkili şirket aleyhine ihtiyati haciz kararı alarak kötü niyetli davrandığını,-İhtiyati haciz kararına ve takibe konu çalıntı çekin bedelinin, ödemeden men kararı ile birlikte lehdar ... SANAYİ VE TİC. A.Ş.’ye ödendiğini, hali hazırda müvekkili şirketin ... SANAYİ VE TİC. A.Ş.'ye herhangi bir borcu bulunmadığını, kararın bu nedenle kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının çekin keşidecisi olup çekteki imzasına bir itirazı bulunmadığını, Davacının, çeki bizzat davadışı ... emrine keşide ettiğini beyan ettiğine göre ; hem çekteki imzasını hem de çekteki borç ilişkisini kabul ettiğin, çekteki lehtar imzasının sahte olmasının TTK 677 maddesinde belirtilen imzaların istiklali prensibi gereği keşideciyi sorumluluktan kurtaran bir sebep olmadığını, çekin keşidecisi olan davacının, lehtar şirkete ödeme yapmış olmasının (bedelsizlik iddiası) şahsi bir defii olup TTK'nun 687.maddesi uyarınca, bile bile davacının zararına hareket ettiği ispatlanmadıkça iyiniyetli yetkili hamil olan müvekkiline karşı ileri sürülebilmesinin mümkün olmadığını, davacının, çek iptal kararı almayan ... şirketine ödeme yapmasının TTK 646 maddesine göre onu borçtan kurtarmayacağı gibi basiretli bir tacirin göstermesi gereken özene de aykırı bir davranış olduğunu, Davadışı lehtar şirketin çekin iptali için dava açmasının, davaya taraf olmayan müvekkili bağlamadığı gibi davacıyı borçtan kurtaran bir sebep de olmadığını, çekte ödeme yasağı bulunmasının çekin icra takibine konu edilmesine engel teşkil etmeyeceği gibi müvekkilinin kötüniyetli olduğunu da göstermediğini, ciro silsilesinin muntazam bir şekilde birbirini takip edip etmediği incelenirken dış görünüşü incelemek yeterli olup, cirantalardan birinin imzasının sahte olması veya temsilci sıfatıyla senedi imzalayan şahsın imza yetkisinden yoksun olmasının ciro zincirini etkilemeyeceğini, çekin ciro silsilesinde bir kopukluk bulunmadığına göre müvekkilinin TTK'nun 790. maddesine göre yetkili ve meşru hamil olduğunu, Müvekkilinin, çekte ödeme yasağı bulunduğunu çekin bankaya ibraz edilmesinden sonra öğrendiğini ve iyiniyetli olduğunu, soruşturma dosyası, lehtar imzasının sahteliğine yönelik olup davacının ise çekteki keşideci imzasına bir itirazı bulunmadığından bekletici mesele yapılmasında hukuki bir yarar bulunmadığını, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı dava konusu bonoların çalındığını, lehdar adına atılan birinci ciranta imzasının sahte olduğunu iddia etmiş, davalının kötüniyetli hamil olduğunu savunmuş, Mahkemece yukarıda açıklandığı şekilde davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça istinaf edilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu edilen çeke dayalı olarak davacının davalıya borçlu olup olmadığı hususlarındadır.Davaya konu ... Bankası A.Ş.,Antalya Org.San. Şubesi’ne ait, keşide tarihi 30/10/2017, keşide yeri Antalya, çek numarası 0040952, çek bedeli 20.379-TL olan çek incelendiğinde, keşidecisinin (davacı) ...,lehdarının ve 1. Cirantanın (dava dışı) ... San. Ve Tic. A.Ş., 2. Cirantanın (dava dışı) ...Mal. Hırd.İç ve Dış Tic.Ltd.Şti., 3.cirantanın (dava dışı) ..., 4.cirantanın (dava dışı) ... ve çeki ibraz eden hamilin (davalı) ... olduğu görülmüştür.İstanbul 14.İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası celp edilip incelendiğinde, davalı (alacaklı) ... tarafından, iş bu çeke dayalı olarak, davacı borçlu ...,dava dışı ... San. Ve Tic. A.Ş., dava dışı ...Mal. Hırd.İç ve Dış Tic.Ltd.Şti., dava dışı ... ve dava dışı ... aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu takip yapıldığı anlaşılmıştır. İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/156 E. sayılı dosyası celp edilip incelendiğinde, davacısının (dava dışı) ... San. Ve Tic. A.Ş.,davalısının (mahkememiz davalısı/alacaklı) ... olduğu ve davanın Mahkememiz davasına konu çekin davalıdan istirdatına ilişkin olduğu, 28/09/2021 tarihinde davanın reddine karar verildiği ve dosyanın istinaf aşamasında olduğu anlaşıldı.İstanbul Anadolu 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin,15/03/2018 tarih, 2017/1041 E. -2018/246 K. sayılı dosyası celp edilip incelendiğinde, dava dışı ... San. Ve Tic. A.Ş.,tarafından davamıza konu çek için açılan kıymetli evrakın İptaline ilişkin açılan hasımsız davada,konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği görüldü. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2019/24200 nolu soruşturma dosyası celp edilip incelendiğinde, davacı borçlunun, müşteki sıfatı ile davalı alacaklı ... ile dava dışı borçlular, ...Mal. Hırd.İç ve Dış Tic.Ltd.Şti. yetkilisi, ... ve ... aleyhine, mahkememiz davasına konu çek nedeni ile, hırsızlık ve resmi evrakta sahtecilik suçlarından suç duyurusunda bulunulduğu, soruşturma dosyasının derdest olduğu görüldü. 6102 sayılı TTK'nın 818. maddesi yollaması ile çeklerde de uygulanması gereken aynı yasanın 677. maddesi uyarınca ''bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez'' İmzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilke, poliçeye atılan her geçerli imzanın (keşidecinin, cirantanın, avalistin, kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, geçersiz imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade eder. Geçerli imzaların sahipleri, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulamazlar. Geçersiz bir imza sahibini bağlamaz, ancak ciro zincirini de koparmaz. Tarafların iddia ve savunmalarına göre, somut davada ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, davacının dava konusu bonoların çalındığını ve davalının bu bonoları iktisabında kötü niyetli olduğunu ispat etmesi gerektiği, gerek soruşturma dosyasının geldiği aşamada ve gerekse dosyadaki mevcut delil durumu dikkate alındığında davacının ispat yükünü yerine getiremediği, dava konusu bonolar incelendiğinde şeklen ciro silsilesinde bir kopukluk bulunmadığı, imzaların istiklali prensibi gereğince davacının, kendisinden sonra gelen imzanın sahteliği iddiasına dayanamayacağı, bu hususta Mahkemece yapılan değerlendirmenin yerinde olduğu, ancak Bankaya yazılan müzekkereye verilen cevapta çek ibraz edildiğinde çek bedelinin hesapta bulunduğu, 20/11/2017 tarihinde ibraz edilmiş olan çekin çekin, lehtar tarafından açılan davada verilen ödeme yasağı kararı nedeniyle ödemenin gerçekleşmemiş olduğu, bu durumda davacının kusuru bulunmadığından çek tazminatı ve ferileri yönünden sorumluluğu bulunmadığı gözetilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş olmakla, davacı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, kararın 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince kaldırılmasına ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2- İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/10/2022 tarih, 2017/1067 E., 2022/733 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,-İstanbul 14.İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasındaki 2.097,90 TL çek tazminatı, 114,32 TL işlemiş faiz ve 61,14 TL komisyon alacağı yönünden borçlu olmadığının tespitine, asıl alacak yönünden davanın reddine, -Davalının, ...72/4 maddesi gereğince tazminat talebinin kabulü ile menfi tespite konu, 20.379-TL.’nın %20’si oranında 4.075,8-TL tazminatın davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcından peşin alınan 348,03 TL'nin mahsubu ile 267,37 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 31,40 TL başvurma harcı, 348,03 peşin harç, 4,60 TL vekalet harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, Davacı tarafça yapılan 88,50 TL tebligat, müzekkere ve posta giderinin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle 10,00 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 4/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 13/(1). maddesine göre 2.273,36 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/ç- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 20.379,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 167,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 659,00 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 18/12/2025