T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/2393 KARAR NO : 2026/659 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/07/2024 NUMARASI : 2023/312 Esas - 2024/635 Karar DAVA : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 18/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 18/03/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterile…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/2393 KARAR NO : 2026/659 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/07/2024 NUMARASI : 2023/312 Esas - 2024/635 Karar DAVA : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 18/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 18/03/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosya incelendi; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü TARAFLARIN İDDİA, SAVUNMA İLE YARGILAMA SÜRECİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20/10/2020 tarihinde davacı ... 'e ait ... park halindeyken ... 'a ait ... 'ın sevk ve idaresindeki aracın geri manevra yaparken davacının aracına çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu trafik kazasında davalı sürücü tam ve asli kusurlu olduğunu, davacı aracı bu olay üzerine 21 gün boyunca tamirde kalmış bu tamir süresince davacının aracından mahrum kaldığını, bu süre zarfında davacının hiçbir kazanç sağlayamadığını, aksine kazanç kaybettiğini, kaybettiği kazanç miktarının 31.499,34 TL olduğunu, ticari kazanç kaybı talepli İzmir 10. İcra Müdürlüğü 2021/3328 sayılı icra takibi başlatıldığını, borçlular bu takibe itiraz etmiş akabinde takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalıların kusurlu olmadığını, tarafların kusur oranının tespiti, davacı tarafın gerek ZMMS gerekse kasko sigortalarının olup olmadığının tespiti ile bu kaza sonrası ikame araç kullanıp kullanmadığının araştırılmasını ve yine bu hususun Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği'nden sorulması, davacıya ait aracın 21 gün tamirde kalmasının mümkün olmadığı, dava konusu yapılan aracın onarım süresini gösteren bir belge de dava dosyasına sunulmadığı, davacı tarafın tamir süresi boyunca hiçbir kazanç sağlayamadığını ve kaybettiği kazanç miktarının 31.499,34 TL olduğunu ileri sürdüğünü, aracın tamiri için makul süre belirlenmesi ve sonrasında da aracın günlük kira bedelinin belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : İzmir 5 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/370 Esas sayılı dosya sureti, ticaret sicil kayıtları, İzmir 10 İcra Dairesinin 2021/3328 sayılı takip dosyası sureti, Torbalı Vergi Dairesinin 18/04/2023 tarihli yazısı ve eki, İzmir Vergi Dairesinin 19/04/2023, 25/04/2024 tarihli yazıları ve ekleri, İzmir Esnaf ve Sanatlar Odasının 18/04/2023 tarihli yazısı ve eki, Türkiye Noterler Birliğinin 03/05/2023 tarihli yazısı ve eki, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. İDM KARARININ ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; 20/10/2020 tarihinde davacıya ait araç ile davalılara ait aracın karıştığı kazada, trafik bilirkişi raporuna göre davalı sürücünün geri manevra sırasında davacı aracına çarpmış olup %100 kusurlu olduğu, davacının kusursuz olduğu, makine mühendisi raporunda aracın ön kısmından hasar aldığı ve makul onarım süresinin 15 gün olduğunun tespit edildiği, davacının soyut itirazları delille desteklenmediğinden bu sürenin uygun görüldüğü, SMMM bilirkişi raporuna göre davacının 15 günlük kazanç kaybı 1.538,21 TL, takip öncesi işlemiş faizin 30,72 TL olduğu, davacının sunduğu faturaların, hangi araca ait olduğu belirlenemediğinden dikkate alınmadığı, davacının 3 kamyon ve 1 çekicisi bulunduğu, araç bazlı gelir ayrımı yapılamadığı için araç başına ortalama gelir esas alınarak hesaplama yapıldığı, itirazların yerinde görülmediği, davacının tacir olması ve aracın ticari nitelikte bulunması nedeniyle onarım süresince kazanç kaybına uğradığının kabul edildiği, alacak yargılamayı gerektirdiğinden likit olmadığı, bu nedenle icra inkâr tazminatı koşullarının oluşmadığı, ayrıca tarafların kötüniyetli olduğunun da ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile İzmir 10. İcra Müdürlüğü'nün 2021/3328 Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlular tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 1.538,21 TL asıl alacak ve 30,72 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.568,93 TL alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, yasal koşulları oluşmadığından davacının icra inkar tazminat talebinin reddine, yasal koşulları oluşmadığından davalıların kötüniyet tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 20/10/2020 tarihinde davalı sürücünün tam kusurlu olarak park halindeki müvekkile ait araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin aracının 21 gün tamirde kaldığını ve bu süre boyunca kullanılamadığını, yerel mahkeme 15 günlük kazanç kaybını 1.538,21 TL olarak hesaplamış ise de aracın fiilen 21 gün serviste kaldığını, ayrıca müvekkilinin 4 aracı bulunmakla birlikte kazaya konu araç devre dışı kaldığı için bu süreçte fiilen 3 aracın çalıştığını, araçların aynı şirkete ve aynı iş kapsamında hizmet verdiği gözetilerek günlük araç başı ortalama gelir esas alınmak suretiyle 21 günlük gerçek kazanç kaybı hesaplanması gerektiğini, Yargıtay içtihatları ve TBK (mülga BK m.105) uyarınca, hasar gören aracın kullanılamamasından doğan araç mahrumiyet (kazanç kaybı) zararının talep edilebileceğini, bu nedenle eksik süre ve hatalı yöntemle yapılan hesaplamanın düzeltilmesi gerektiğini, dava konusu alacak için İzmir 10. İcra Müdürlüğü’nün 2021/3328 sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, davalının haksız şekilde itiraz ettiğini, İİK'nun 67. maddesi gereğince itirazın iptali halinde ve itiraz haksız bulunursa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, somut olayda alacak kaza tarihi, tamir süresi ve ticari kazanç verileri esas alınarak belirlenebilir nitelikte olup hesaplanabilir durumda olduğunu, bu nedenle icra inkâr tazminatı koşullarının oluştuğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. İSTİNAFA CEVAP : Davalı taraf istinafa cevap vermemiştir. G E R E K Ç E Uyuşmazlık, maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan kazanç kaybının tahsiline yönelik başlatılan icra takibine itirazın iptali isteğine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 6100 Sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir; HMK'nun 357 inci maddesine göre de; İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz, maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır. Bilindiği üzere, sürücünün trafik kazasının oluşmasında kusurlu bulunması durumunda zarar gören 6098 Sayılı TBK'nun 49. maddesi gereğince sürücüye, 2918 Sayılı Kanunun 85. maddesi gereğince motorlu araç işletenine ve motorlu aracın zorunlu trafik sigortacısına karşı dava açabilir. Araç işleteni de, zarar görene karşı sürücü ile birlikte müteselsilen sorumludur. İzmir 10. İcra Müdürlüğünün 2021/3328 sayılı takip dosyasından davacı ... vekili tarafından ... ile ... aleyhine trafik kazasından kaynaklanan nedenle 31.499,33 TL alacağın tahsili istemli takip yapıldığı, takibe itiraz üzerine takibin durdurulduğu ve eldeki davanın 2004 Sayılı İİK'nun 67. maddesi gereğince itirazın alacaklıya tebliğ edildiği 28/03/2023 tarihten itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 10/04/2023 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50. maddesi gereğince maddi tazminatın kapsamı gerçek zarar ile sınırlıdır. Mal varlığına yönelik haksız eylemlerde gerçek zarar, mal varlığının haksız eylemden önceki durumuna gelmesi, bir başka anlatımla haksız eylem meydana gelmemiş olsa idi ne durumda olacak ise o duruma getirilmesi için gerekli olan tutardır. Bu durumda, mal varlığında meydana gelen fiili eksilmenin yanında haksız eylem meydana gelmese idi mal varlığın olacağı durumdur. Ticari kazanç kaybı tazminatı bakımından,Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 09.12.2019 gün ve E:2017/5583, K:2019/11651sayılı kararında belirtildiği üzere; “davacının mahrumiyet zararının, aracın makul tamir süresi ile aynı vasıftaki aracın kiralanması için gerekli bedelin ne kadar olduğu belirlendikten sonra, davacının aracını kullanamadığı döneme ilişkin olarak bakım giderleri, amortisman vs. tasarruf ettiği miktarlar da düşülmek suretiyle hesaplanması” gerekmektedir. Somut olayda; 20/10/2020 tarihinde saat 12.55 sıralarında davalı ... 'a ait diğer davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile Aliağa Organize Sanayi içi Sadrettin İşçimenler Bulvarı ... Fabrikası önünde geri manevra yaptığı sırada aracının arka kısımları ile davacıya ait park halindeki ... plaka sayılı kamyonun ön kısımlarına çarpması neticesi maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır. Kusur yönünden; İlk Derece Mahkemesi tarafından alınan trafik uzmanı bilirkişinin 20/08/2023 tarihli raporuna göre, davalı sürücünün kazanın oluşumunda geri manevra yapması nedeniyle tamamen kendi kusuru ile neden olduğu, davacının kural ihlalinin olmadığının belirlendiği, raporun kazanın oluş şekline, taraflarca düzenlenen maddi hasarlı Trafik Kazası Tutanağı'na ve dosya kapsamına uygun olduğu, İlk Derece Mahkemesinin bu raporu hükme esas almasında ve davalı sürücünün tam kusuruna göre davalıları maddi tazminattan sorumlu tutmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamıştır. Maddi tazminat yönünden; davacının aracının hasar görmesinden dolayı tamir süresince kullanılamadığından kazanç kaybına ilişkin talepte bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince alınan 04/12/2023 tarihli uzman mali müşavir bilirkişinin kök raporu ve 07/05/2024 tarihli ek raporunda; davaya konu kamyonun makul tamir süresinin 15 gün olduğu, davacının ticari kazanç kaybının 1.538,21 TL olacağı, takip tarihine kadar işlemiş faizinin 30,72 TL olduğunun belirlendiği; raporun davacının ticari defter ve kayıtlarına, dosyaya ibraz edilen belgelere, kamyonda belirlenen hasarın niteliğine ve rayiç değerlere uygun olarak düzenlendiği anlaşıldığından; İlk Derece Mahkemesinin bu raporu hükme esas almasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacı vekilinin maddi tazminatın miktarına, kazanç kaybının yanlış hesaplandığına ve eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Davacı vekilinin icra inkar tazminatına ilişkin istinafına gelince; davacı tarafın kamyonunun hasara uğramasından dolayı kazanç kaybı eldeki davada yapılan bilirkişi incelemesi ile belirlendiği gibi, kusur ve makul tamir süreleri bakımından yargılama gerektiren alacağın belirli (likit) olmadığı Yargıtay içtihatları ile sabit olduğundan; 2004 Sayılı İİK un 67/2 inci maddesi uyarınca likit bir alacaktan söz konusu olmadığından; ilk derece mahkemesince davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiş, davacı vekilinin bu hususa değinen istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığından ve davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden istinaf isteminin 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından peşin yatırılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvuru harcı ile 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcının alınması gereken 732,00 TL'den mahsubuyla, bakiye 304,40 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının yatırana iadesine, 5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-a) bendi uyarınca 18/03/2026 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.