2. Hukuk Dairesi 2016/21290 E. , 2018/8846 K. "" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından, erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi ve ziynet alacağı davasının reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Boşanma davasına yönelik temyiz itirazları yön…
**2. Hukuk Dairesi 2016/21290 E. , 2018/8846 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından, erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi ve ziynet alacağı davasının reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Boşanma davasına yönelik temyiz itirazları yönünden; Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacı-karşı davalı kadına yüklenen "yemek yapmama" ve "evin kilidini değiştirme" vakıalarına davalı-davacı erkek tarafından usulünce dayanılmadığı, bu nedenle dayanılmayan bu vakıaların kadına kusur olarak yüklenemeyeceği, yine de boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu olduklarının anlaşılmasına göre, davacı-davalı kadının boşanma davasına yönelik temyiz itirazları yersizdir. 2- Ziynet alacağı davasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Davacı-karşı davalı kadın ziynet eşyalarının bir kısmının evde bulunduğunu, bir kısmının ise eşi ile ortak açtırdıkları banka kasasında olduğunu, 2015 yılı Şubat ayında eşi ile tartıştıklarını, kendisinin intihara teşebbüs etmesi nedeniyle hastaneye kaldırıldığını, ertesi gün eşyalarını almak için eve geldiğinde kapının kilidinin değiştirilmiş olduğunu ve eve çilingirle girdiklerinde evdeki altınları ve ortak banka kasasının anahtarını bulamadığını, bankaya gittiğinde ise eşinin aynı gün gelerek kasayı açtırdığını ve kalan altınları da aldığını ve bugüne kadar kendisine iade etmediğini iddia etmiş, davalı- karşı davacı erkek ise ziynet eşyalarının kadının zilyetliğinde olduğunu savunmuştur. Mahkemece kadının ziynet alacağı talebinin ispatlanamadığı, hatırlatılmasına rağmen yemin teklif etme haklarının da kullanılmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir. Öncelikle belirtmek gerekir ki davacı-karşı davalı kadın delil listesinde "yemin" deliline dayanmamış olup, usulünce dayanılmayan bir delilin eda edilip edilmemesinin sonuca herhangi bir etkisi