TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:04/11/2025 NUMARASI:2025/484 Esas, 2025/715 Karar DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ :16/03/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olar…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2026/231 KARAR NO:2026/346 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:04/11/2025 NUMARASI:2025/484 Esas, 2025/715 Karar DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ :16/03/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava; taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali talebine ilişkin olup; mahkemece davanın husumet yokluğundan reddine dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı yüklenici vekili; taraflar arasında 17.05.2023 tarihli, ... numaralı sözleşme imzalandığını, davacı yüklenicinin, işbu sözleşme ile; Diyarbakır İli Bağlar İlçesi ... kapsamında 15 adet 4 duraklı ve 51 adet 5 duraklı asansörün yapımı ve montajını, anahtar teslimini üstlendiğini ve sözleşmeden doğan yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini, tüm asansörlerin üretimi, montajı, testleri ve yeşil etiket alımı sürecinin başarıyla tamamlandığını, geçici kabullerinin yapıldığını, sözleşme konusu 66 asansörün tamamının yeşil etiketinin alındığını ve tescil işlemleri için evrakların davalı şirkete teslim edildiğini ancak sözleşme ile ödenmesi gereken bedellerin davalı tarafından ödenmediğini, davacı yüklenicinin, yapılan iş için toplam altı adet fatura düzenlendiğini, fakat davalı şirket tarafından faturaların hakediş raporlarının gönderilmediğini, davalı şirket tarafından KDV dahil 7.505.475,84.-TL tutarında alacağa ilişkin hakediş raporunun düzenlenmediğini, söz konusu hakedişlerin kesilmemesi neticesinde, davacının yapmış olduğu sözleşmesel iş için ödenmesi taahhüt edilen alacağına da fatura kesemediğini, davalı tarafa bu nedenle ihtarnameler gönderildiğini, davalı şirkete gönderilen ihtarnameler ve yapılan görüşmelerden sonuç alınamaması nedeniyle davalı şirket aleyhine fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak, dava konusu sözleşmeden kaynaklı kısmi alacağın tahsili istemli olarak İstanbul 35.İcra Dairesi ... sayılı icra dosyasından icra takibi başlatıldığını, takibe haksız olarak itiraz edildiğini belirterek; itirazın iptali ile takibin devamına, davalı tarafın, %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, talep ve dava etmiştir.Davalı vekili; İş ortaklığının tüzel kişiliği bulunmadığından ötürü hukuken iş ortaklığı aleyhine, gerçeklere ve hukuka aykırı olarak açılan öncelikle husumet ehliyeti ve dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafça ... Ortaklığı'na karşı arabuluculuk süreci yürütüldüğünü, adi iş ortaklığını oluşturan ... A.Ş ile ... A.Ş.'ye husumet yöneltilmediğini, dolayısıyla ortada iş bu dava açısından geçerli bir arabuluculuk da bulunmadığını, belirterek; davanın usulden reddini, aksi halde davanın reddini, davacı tarafın iş bu davayı kötüniyetle açmış olduğundan dolayı %20 den az olmamak üzere "kötüniyet" tazminatına hükmedilmesini, talep etmiştir. Mahkemece 2025/5 E., 2025/141 sayılı, 25/02/2025 tarihli kararı ile; Davanın feragat nedeniyle reddine dair verilen karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dairemizce 2025/661 E., 2025/594 sayılı, 03.06.2025 tarihli karar ile; şarta bağlı feragat yapılamayacağı gerekçesi ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararı sonrası yeniden yapılan yargılama neticesinde, Mahkemece 04.11.2025 tarihli karar ile; davacının, adi ortaklık aleyhine takip başlattığı, itiraz üzerine duran takibin devamı için eldeki davayı açtığı, gerçek ve tüzel kişilerin taraf ehliyeti bulunduğu, iki veya daha fazla işletmenin belli bir amaca ulaşmak için katkılarını birleştirdikleri ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından; taraf ehliyetinin de bulunmadığı, ortaklık adına açılacak davaların adi ortaklığı oluşturan ortaklardan herhangi biri tarafından açılmasının zorunlu olduğu, bu hususun, kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece re’sen nazara alınması gerektiği, gerekçesi ile davanın davalı iş ortaklığının ayrı bir tüzel kişiliğinin olmaması nedeniyle; husumet yokluğundan reddine, karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; daha önce verilen feragat nedeni ile davanın reddine dair kararın Bam tarafından kaldırıldığı, bu sefer de 04/11/2025 tarihli ön inceleme duruşması öncesinde dosyaya UYAP sistemi üzerinden, icra dosyasından feragat edildiği ve bu nedenle davada “karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi gerektiğine ilişkin beyan sunulduğunu, bu hususun, duruşmada değerlendirilmediğini, ilgili dilekçenin; "davacı vekilinin yokluğunda yargılamaya devam edilmesi ve karar verilmesi talepli mazeret dilekçesi" olarak nitelendirdirilerek; yargılamaya devam olunduğunu,Mahkemenin, feragat iradesini tartışmaksızın, icra dosyasını celp etmeksizin ve icra takibinin feragat nedeniyle sona erip ermediğini araştırmaksızın, doğrudan dosya içeriğine girerek; husumet yokluğu gerekçesiyle ret kararı tesis ettiğini, icra dosyası feragat nedeniyle kapandığını, konusuz kalan dava hakkında esasa ilişkin hüküm tesis edilmesinin, hukuka aykırı olduğunu, gerekçeli kararda fahiş hata yapıldığını, bu dava ile hiçbir bağlantısı bulunmayan değerlendirmeler yer aldığını, davanın feragat nedeniyle konusuz kaldığına ilişkin açık beyanlarının, duruşma tutanağına dahi geçirilmediğini, ön inceleme duruşması yapılmadan önce, icra dosyasından feragat edilerek davanın konusuz kaldığından, avukatlık ücretinin tam değil, 1/2 oranında hesaplanması gerektiğini, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; her ne kadar davanın usulden reddine karar verilmişse de, davalının, davacıya hiç bir borcunun olmaması ve yargılama süresince bu hususun belirtilmiş olmasına karşın; davanın esastan reddi ile icra takibi ve sonrasında itirazın iptali davasında harçlandırılan tutar üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık; Türk Borçlar Kanunun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davası olup; davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.Taraflar arasında;...numaralı, 17.05.2023 tarihli eser sözleşmesi akdedilmiştir.Somut olayda; davacı yüklenici tarafından, davalı iş sahibi aleyhine, hak ediş alacağına dair kısmi icra takibi başlatılmış, ve davalı iş sahibinin takibe itirazı üzerine, iş bu itirazın iptali davası ikame edilmiştir. Mahkemece ilk kararda, davacı yanın davadan feragat etmiş olması sebebi ile davanın feragat nedeni ile reddine dair verilen kararın davalı yan tarafından istinaf edilmesi sonucu, Dairemizce; şarta bağlı feragat yapılamayacağı gerekçesi ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiş, Dairemizin kaldırma kararı sonrası Mahkemece bu kez; davacının, adi ortaklık aleyhine takip başlattığı, itiraz üzerine duran takibin devamı için eldeki davayı açtığı, ortaklığın tüzel kişiliği ve dolayısı ile taraf ehliyetinin bulunmadığı, ortaklık adına açılacak davaların adi ortaklığı oluşturan ortaklardan herhangi biri tarafından açılmasının zorunlu olduğu gerekçesi ile davanın husumet yokluğundan reddine, karar verilmiştir.İcra dosyasının uyaptan incelenmesinde davacı vekilinin 31.10.2025 tarihinde icra dosyasında feragat ettiği, davacı vekilinin 04.11.2025 tarihli son celse için, duruşma saatinden önce, saat 09:21 de mazeret talepli dilekçe göndererek; davaya konu icra dosyasından feragat ettiklerini, bu nedenle yokluklarında, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesini talep ettiği, bu dilekçenin ön inceleme yapılmadan verildiği,bu durumda mahkemece, davacı vekilinin dilekçedeki beyanları dikkate alınarak davanın konusuz kalması sebebi ile karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerekirken; iş bu dilekçe sadece mazeret dilekçesi olarak dikkate alınarak; davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.HMK 331. Maddesi gereği, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiğinde; vekalet ücretine davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre hükmedileceği, davalı yanın davanın başından beri borcu olmadığını savunması, davacı yanın ise icra dosyasına ödeme olmadığı halde; icra dosyasından feragat ettiği nazara alınarak; ilk derece mahkemesinde vekalet ücreti takdir edilirken HMK 331. Maddesi ile dava ön inceleme aşamasından önce konusuz kaldığından AAÜT 6. Maddesi hükmü nazara alınarak; davacı yan aleyhine 1/2 oranında vekalet ücretine hükmedilmiştir.Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerini istinaf talebinin usul yönünden kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-3 bendi gereğince kaldırılarak; davanın konusuz kalması sebebi ile karar verilmesine yer olmadığına dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A)1-Taraf vekillerinin istinaf taleplerinin KABULÜNE, 2-İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 04/11/2025 tarih ve 2025/484 Esas, 2025/715 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3- Davanın konusuz kalması sebebi ile KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, B) İLK DERECE YARGILAMASI YÖNÜNDEN 1-Alınması gereken 732,00 TL peşin harçtan, alınan 3.623,25 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 2.891,25 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 5-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 22.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN 1-Taraflarca yatırılan istinaf karar harçlarının hüküm kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 2-Taraflarca yapılan istinaf harçlarının üzerlerinde bırakılmasına, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 4-Gerek ilk derece gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere16/03/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.