7. Ceza Dairesi 2024/984 E. , 2024/2624 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/4134 E., 2019/2065 K. SUÇ : 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunma…
**7. Ceza Dairesi 2024/984 E. , 2024/2624 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/4134 E., 2019/2065 K. SUÇ : 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri; olay tarihinde tedavi olmak için hastaneye geldiğine, yemek yediği esnada yanında bulunan dört kişinin araçlara yer gösterdiklerine şahit olduğuna, bu şahısların birden kaçmaya başladığına, yanına gelen kişinin ise kendisinin sivil polis olduğunu beyan edip cebindeki 5 TL'yi alıp orada bulunan birine verdiğine, kendisinin otoparkçılık yapmadığına, MOBESE kamera kayıtları ile bu durumun ortaya çıkabileceğine, mağdur olan kişinin de kendisine yönelik teşhisinin bulunmadığına, mağdur olduğuna ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağına göre, 1140/1 sokak üzerinde izinsiz otoparkçılık yapıldığı anonsu üzerine aracı park ettirip sürücüsünden 5 TL alan sanığın, kovalamaca üzerine yakalandığı belirtilmiştir. Sanık hakkında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 79/1,2. maddesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanığın, İlk Derece Mahkemesince tespit edilen savunmalarında; kulak tedavisi için hastaneye gittiğini, hastaneye girmeden önce hastane önünde otoparkçılık yapan arkadaşlarını gördüğünü, aralarında sohbet ettikleri esnada sivil giyimli polisleri gören arkadaşlarının kaçmaya başladığını, arkadaşlarını yakalayamadıklarını, yanında kalan polis memuruna ne olduğunu sorduğuna, polis memurunun kendisine orada ne aradığını sorduğunu, kimseden para almadığını beyan etmiştir. Araç sahibi olan ... beyanlarında, hastane önüne aracını park ettiğini, bir kişinin park yeri gösterdiğini ve 5 TL para istediğini, parayı verdiğini, polisler gelerek kendisinden parayı isteyen şahsı yakalayıp parayı kendisine iade ettiklerini, şikâyetinin bulunmadığını beyan etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından, suçu işlediğine dair her tüllü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesi ile sanık hakkında beraat kararı verildiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmasına karar verilmesi üzerine yapılan yargılama kapsamında tutanak tanıkları ile sanığın beyanları tespit edilmiştir. Sanığın, Bölge Adliye Mahkemesince tespit edilen savunmalarında, tedavi için acil servise gittiğini, kimliğini unuttuğunu fark etmesi üzerine, acil servisin dış tarafındaki oturaklarda oturup kimliğinin getirilmesini beklediğini, o esnada etrafta araçlardan para alan 4-5 kişi bulunduğunu, bu kişilerin de kendisinin yanında oturduklarını, sivil memurlar gelince bu kişilerin kaçtığını, kendisi ayağa kalkınca da polislerin kendisi hakkında işlem yaptığını, yolu gören kameraların incelenmesini ve para verdiği iddia edilen şahsın kendisini teşhis etmesini istediğini beyan etmiştir. Tutanak tanıkları beyanlarında, tutanak içeriğinin doğru olduğunu, para almayan birini yakalamalarının söz konusu olmadığını beyan etmişlerdir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve sanığın müsnet suçtan mahkûmiyetine karar verilmiştir. Yakalama tutanağının kapsam ve içeriği, araç sahibi ile tutanak tanıklarının beyanları ve tüm dosya kapsamı uyarınca, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; Anayasa Mahkemesi'nin 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı Kanun'un 251/1. maddesinde hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin anılan Kanun'un Geçici 5/1-d maddesinde yer alan kovuşturma evresine geçilmiş ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, aynı şekilde 16.03.2021 tarihli, 31425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibarıyla hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa'nın 38. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle eklenen Geçici 5/1-d maddende yer alan hükme bağlanmış ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun'un 7. ve 5271 sayılı Kanun'un 251. maddeleri uyarınca dosyanın basit yargılama usulü yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdîren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.03.2024 tarihinde karar verildi.