Başvuru, temyiz başvurusunun süre yönünden reddedilmesi ve yargılamanın uzun sürmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, temyiz başvurusunun süre yönünden reddedilmesi ve yargılamanın uzun sürmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 24/1/2019 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu tarafından, iş akdinin geçerli bir sebebe dayanmaksızın tek taraflı olarak feshedildiği belirtilerek 29/9/2016 tarihinde İstanbul İş Mahkemesinde (Mahkeme) işe iade istemli tespit davası açılmıştır. Mahkeme 23/2/2017 tarihinde; davanın kabulüne, işverence yapılan feshin geçersizliğine ve başvurucunun aynı konumda işe iadesine karar vermiştir. Davalı tarafın istinaf istemi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince (Bölge Adliye Mahkemesi), başvurucunun 19/8/2016 tarihinde fesihten haberdar olmasına karşın işe iade davasını yasal süresinde açmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına ve davanın süre aşımı gerekçesiyle reddine 5/4/2018 tarihinde karar verilmiştir. Kararın hüküm kısmında ayrıca, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtaya temyiz yolunun açık olduğu da belirtilmiştir. Başvurucu temyiz talebinde bulunmuş, Yargıtay Hukuk Dairesi (Daire) tarafından temyiz talebi 4/9/2018 tarihinde süre aşımından reddedilmiştir. Yargıtay karar gerekçesinde; 30/1/1950 tarihli ve 5521 sayılı mülga İş Mahkemeleri Kanunu’nun maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca temyiz süresinin gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren sekiz gün olduğunun belirtildiği, 4/6/2018 tarihinde tebliğ edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı sekiz günlük temyiz süresi geçtikten sonra 13/6/2018 tarihinde yapılan temyiz başvurusunun süresinde olmadığı ifade edilmiştir. Ayrıca karar gerekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde kararın temyiz edilebileceği açıklanmışsa da 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun maddesi uyarınca kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında kanundaki süreleri hâkimin artırıp eksiltemeyeceği vurgulanmıştır. Daire kararının 5/10/2018 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine başvurucu tarafından 10/10/2018 tarihli dilekçe ile Dairenin 4/9/2018 tarihli kararının maddi hata nedeniyle kaldırılarak karar düzeltme talebinin incelenmesine karar verilmesi talebinde bulunulmuştur. Başvurucunun talebini değerlendiren Mahkeme 15/10/2018 tarihli ek kararıyla, 5521 sayılı Kanun'un maddesi uyarınca iş mahkemesi kararları ile ilgili Yargıtay kararlarının kesin nitelikte olduğu ve yasal şartları bulunmadığından karar düzeltme dilekçesinin reddine karar vermiş, ayrıca söz konusu kararın tebliğden itibaren bir hafta içinde temyiz yolunun açık olduğunu belirtmiştir. Mahkemenin ek kararına karşı başvurucu temyiz talebinde bulunmuştur. Daire 5/12/2018 tarihli kararında öncelikle başvurucunun 10/10/2018 tarihli dilekçesi ile Dairenin 4/9/2018 tarihli ilamına karşı maddi hataya dayalı düzeltme talebinde bulunduğunu, bu talebin değerlendirilmesinin Dairenin görev ve yetki alanında olduğunu, bu nedenle Mahkemenin 15/10/2018 tarihli karar düzeltme dilekçesinin reddine dair ek kararının kaldırılmasına karar verildiğini belirtmiştir. Söz konusu belirlemeden sonra yapılan inceleme neticesinde ise temyiz incelemesi sonucunda verilen kararda maddi hata saptanamadığı, maddi hataya dayandığı ileri sürülen hususun hukuki takdire ilişkin olduğu ve 12/10/2017 tarihli ve 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu gereğince iş mahkemelerinin kararları ile ilgili Yargıtay kararlarına karşı karar düzeltme istenemeyeceği ifade edilerek dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Dairenin 5/12/2018 tarihli dilekçenin reddine yönelik kararı 17/1/2019 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu 24/1/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.