11. Hukuk Dairesi 2010/13551 E. , 2010/11834 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki davadan dolayı Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.09.2008 gün ve 2008/588-2008/298 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: Davacı vekili, infaza konulan ihtiyati tedbir kararının tarafı olmadığı halde müvekkiline, hakkında ihtiyati tedbir uygulanan Goldaş’a ait altınların el…
**11. Hukuk Dairesi 2010/13551 E. , 2010/11834 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki davadan dolayı Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.09.2008 gün ve 2008/588-2008/298 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: Davacı vekili, infaza konulan ihtiyati tedbir kararının tarafı olmadığı halde müvekkiline, hakkında ihtiyati tedbir uygulanan Goldaş’a ait altınların elinde bulunması halinde icra müdürlüğüne bildirilmesinin istenmesine ilişkin 08/04/2008 tarihli yazı gönderildiğini, müvekkiline bu şekilde bir tebligat yapılamayacağını ileri sürerek, bu işlemin iptalini istemiştir. Davalı vekili, icra müdürlüğünün işleminin hukuka uygun olduğunu, yazı üzerine davacının altınların kendisinde olmadığını bildirdiğini, davacının şikayetinde hukuki yararının olmadığını savunarak, şikayetin reddini istemiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamından ...’nin talebi üzerine Goldaş Kuyumculuk hakkında kıymetli maden konsinye sözleşmesine dayanılarak kutu ve külçe numaraları belirtilen altınlar üzerinde mahkemenin 2008/232 D. iş sayılı 26/03/2008 tarihli kararıyla ihtiyati tedbir uygulandığı, kararın Bakırköy 3. İcra Müdürlüğünün 3008/3363 sayılı dosyası üzerinden infaza konulduğu, tedbir talep edenin isteği üzerine 3. kişi olan davacıya şikayete konu yazının gönderildiği, davacının altınların elinde olmadığını bildirdiği, tedbir kararına konu altınların bizzat Goldaş A.Ş.’ye ait işyerlerinde aranmasının şart olmayıp 3.kişilerden sorulmasının hukuka aykırı olmadığı gerekçesiyle, şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir. İstem, ihtiyati tedbir kararının infazıyla ilgilidir. Davacının da zararı olduğuna dair bir iddiası yoktur. İhtiyati tedbir ve talepteki gibi infazıyla ilgili kararlar temyizi kabil kararlardan değildir. Buna göre temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle tarafların temyiz istemlerinin HUMK'nun 432/4 ncü madde hükmü uyarınca REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden taraflardan ayrı ayrı alınmasına, 22.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.