Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/6304 E. , 2024/2589 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/6304 Karar No : 2024/2589 DAVACI : ... Ulaştırma A.Ş. VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Genel Müdürlüğü (...) VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Demiryolu Tren İşletmecisi olan davacı şirket tarafından; 1) 2021 yılında gerçekleştirilen tren denetimleri sonucu düzenlenen kesin denetim raporları uyarınca tespit edilen uygunsuzluklar nedeniyle ücretlendirme uygulandığına dair TC…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/6304 E. , 2024/2589 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/6304 Karar No : 2024/2589 DAVACI : ... Ulaştırma A.Ş. VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Genel Müdürlüğü (...) VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Demiryolu Tren İşletmecisi olan davacı şirket tarafından; 1) 2021 yılında gerçekleştirilen tren denetimleri sonucu düzenlenen kesin denetim raporları uyarınca tespit edilen uygunsuzluklar nedeniyle ücretlendirme uygulandığına dair TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğünün... tarih ve ... sayılı işleminin, 2) Bu işlemin dayanağını oluşturan 21/12/2021 tarihli kesin denetim raporlarının, 3) Denetimlerde tespit edilen uygunsuzlukların karşılığı olan yaptırımların tahsili amacıyla düzenlenen 135.000,00 TL bedelli,...tarih ve Seri:... numaralı denetim hizmeti faturasının, 4) Bu işlemlerin hukuki dayanağı olarak gösterilen ve TCDD internet sitesinde yayımlanan TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü 2021 Şebeke Bildirimi'nin; a) “Denetimlerde Tespit Edilecek Uygunsuzlukların Ücretlendirilmesi” başlıklı 6.4.5. maddesinin, b) "Tip Erişim Sözleşmesi" başlıklı Ek-2.3.2.a kısmının "Yaptırımlar" başlıklı 9. maddesinin, c) "Denetim Usul ve Esasları" başlıklı Ek-6.4.5.a kısmı ile "Denetim Yaptırımları" başlıklı Ek-6.4.5.b kısmının, iptali ile denetim hizmeti faturası kapsamında yapılan 135.000,00 TL tutarında ödemenin yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanun'un 3. ve 5. maddelerine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 3. ve 5. maddelerine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin gösterileceği belirtilmiş; 5. maddesinin 1. fıkrasında, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı; ancak aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile dava açılabileceği kurala bağlanmış; 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendinde, dava dilekçesinin 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönünden ilk incelemeye tabi tutulacağı; 15. maddesinin 1.fıkrasının (d) bendinde de, Danıştay veya idare ve vergi mahkemelerince 14. maddenin 3. fıkrasının (g) bendine aykırılık görülmesi halinde, uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanlıkları tamamlanmak üzere dilekçenin reddine karar verileceği hükme bağlanmıştır. 2577 sayılı Kanun'un 3. Maddesi Uyarınca Yapılan Değerlendirme: Yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca iptali istenen idari işlemle sınırlı olarak mahkemelerce inceleme yapılması gerektiğinden, talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, her türlü tereddütten uzak, belirli ve somut olması; iptali istenilen işlem ya da işlemlerin sayı, tarih, tebliğ tarihi belirtilmek ve menfaat bağı kurulmak suretiyle hukuka aykırılık sebepleriyle birlikte açıkça gösterilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Dava dilekçesinin incelenmesinden; dilekçenin "İstem Konusu" ile "Sonuç ve İstem" kısımlarında Şebeke Bildiriminin usul yönünden tamamının iptaline yönelik bir talebe yer verilmemesine rağmen; dilekçe içeriğinde yer verilen "Usul Yönünden" başlıklı kısımda, TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan Şebeke Bildirimi'nin, iç talimat niteliğinde olmayıp kamuyu ilgilendirmesi nedeniyle yönetmelik şeklinde düzenlenerek Resmi Gazete'de yayımlanması gerektiği iddiasıyla, Şebeke Bildirimi'nin tamamının şekil yönünden hukuka aykırı olduğunun ileri sürüldüğü görülmektedir. Bu haliyle, dava dilekçesinin "İstem Konusu" ile "Sonuç ve İstem" kısımları ile içeriğinin uyumsuz olduğu, Şebeke Bildiriminin şekil yönünden tamamının dava konusu edilmek istenilip istenilmediğinin anlaşılamadığı, dolayısıyla dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun düzenlenmediği sonucuna varılmaktadır. 2577 sayılı Kanun'un 5. Maddesi Uyarınca Yapılan Değerlendirme: İlgili Mevzuat: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca, her idari işlemin ayrı ayrı dava konusu yapılması kural ise de, maddi veya hukuki yönden birbirine bağlı olan birden çok işleme karşı aynı dilekçe ile dava açılabilmesi mümkün bulunmaktadır. Maddi veya hukuki bağlılıktan söz edebilmek için öncelikle, dava konusu işlemlerin yargısal denetiminin aynı yargı yerinin görev ve yetki alanına girmesi zorunluluk arz etmektedir. Zira, yargı yerlerinin farklılığı 5. maddenin öngördüğü anlamdaki bağlılığı ortadan kaldıran bir nedendir. Bu bağlamda, aynı dava dilekçesiyle iptali talep edilen işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların farklı yargı yerinin görev alanına girdiği hallerde, her bir işlem için ayrı dilekçelerle dava açılmak üzere dilekçenin reddine karar verilmesi gerekmektedir. 01/05/2013 tarih ve 28634 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6461 sayılı Türkiye Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi Hakkında Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde, "Demiryolu altyapı işletmecisi"nin, tasarrufundaki demiryolu altyapısını güvenli bir şekilde işletmek ve demiryolu tren işletmecilerinin hizmetine sunmak hususunda Bakanlıkça yetkilendirilmiş kamu tüzel kişilerini ve şirketleri ifade edeceği; (d) bendinde, "Demiryolu tren işletmecisi"nin, ulusal demiryolu altyapı ağı üzerinde yük ve/veya yolcu taşımacılığı yapmak üzere Bakanlıkça yetkilendirilmiş kamu tüzel kişilerini ve şirketleri ifade edeceği; (e) bendinde, "Kamu hizmeti yükümlülüğü"nün, belirli bir hat üzerinde herhangi bir demiryolu tren işletmecisinin ticari şartlarda veremediği bir demiryolu yolcu taşımacılığı hizmetinin verilmesini sağlamak amacıyla ve bir sözleşmeye dayalı olarak Bakanlığın görevlendirmesi üzerine yerine getirilen demiryolu yolcu taşımacılığı hizmet yükümlülüğünü ifade edeceği; (f) bendinde, "Şirket"in, 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre tutulan ticaret siciline kayıtlı şirketi ifade edeceği; "TCDD’nin demiryolu altyapı işletmecisi olarak belirlenmesi ve görevleri" başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasında, "TCDD, ulusal demiryolu altyapı ağı içinde yer alan ve Devletin tasarrufundaki demiryolu altyapısının kendisine devredilen kısmı üzerinde demiryolu altyapı işletmecisi olarak görev yapar. " kuralına; "TCDD ve TCDD Taşımacılık A.Ş.’nin hukuki statüsü" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasında, "TCDD, bu Kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla 8/6/1984 tarihli ve 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabidir." kuralına yer verilmiştir. 04/06/2016 tarih ve 29732 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü Ana Statüsü'nün "Hukuki statü" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasında, "Bu Ana Statü ile teşkil olunan TCDD; tüzel kişiliğe sahip, faaliyetlerinde özerk ve sorumluluğu sermayesiyle sınırlı bir iktisadi devlet teşekkülüdür." düzenlemesine; 2. fıkrasında, "TCDD; Kanun, KHK ve bu Ana Statü hükümleri saklı kalmak üzere özel hukuk hükümlerine tabidir." düzenlemesine yer verilmiş; "Faaliyet alanı ve görevleri" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, "Demiryolu altyapı işletmeciliği yapmak," TCDD’nin faaliyet alanları arasında sayılmış; 2. fıkrasının (d) bendinde de, TCDD'nin birinci fıkradaki faaliyetleri gerçekleştirmek için, tasarrufunda olan demiryolu altyapısı üzerinde trafik yönetimi dâhil verdiği hizmetlerin ücretlerini, bütün tren işletmecileri için eşit şartlar içeren ve ayrımcılık oluşturmayan bir şekilde belirleyeceği ve ilgili demiryolu tren işletmecilerine tahakkuk ettirerek, tahsil edeceği düzenlemesine yer verilmiştir. 18/06/1984 tarih ve 18435 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 2. maddesinin 1. fıkrasında, "Kamu iktisadi teşebbüsü (Teşebbüs)", "iktisadi devlet teşekkülü ile kamu iktisadi kuruluşunun ortak adıdır." şeklinde; 2. fıkrasında, "İktisadi devlet teşekkülü" "Teşekkül", "sermayesinin tamamı devlete ait, iktisadi alanda ticari esaslara göre faaliyet göstermek üzere kurulan, kamu iktisadi teşebbüsüdür." şeklinde tanımlanmış; "Teşebbüslerin nitelikleri" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasında, "Teşebbüsler tüzelkişiliğe sahiptir." düzenlemesine; 2. fıkrasında ise, "Teşebbüsler, bu Kanun Hükmünde Kararname ile saklı tutulan hususlar dışında özel hukuk hükümlerine tabidir." düzenlemesine; "Teşebbüslere ait liste" başlıklı 60. maddesinde, "Bu Kanun Hükmünde Kararname'ye tabi teşebbüsler, bunlara ait müessese ve bağlı ortaklıklar ile teşekkül ve kuruluşların ilgili olduğu bakanlıklar ekli listede gösterilmiştir." düzenlemesine yer verilmiş; Kanun Hükmünde Kararnameye ekli listenin, "A – İktisadi Devlet Teşekülleri (İDT)" başlıklı kısmında, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü (TCDD), Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı'na bağlı bir teşekkül olarak, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları Taşımacılık Anonim Şirketi (TCDD Taşımacılık A.Ş.) ise aynı Bakanlığın bağlı ortaklığı olarak gösterilmiştir. 02/05/2015 tarih ve 29343 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve dava tarihinde yürürlükte olan Mülga Demiryolu Altyapı Erişim ve Kapasite Tahsis Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, "Altyapı kapasite tahsisi"nin, bir demiryolu altyapı işletmecisi tarafından bir erişim sözleşmesiyle belirli bir süre için, belirli bir demiryolu altyapı kapasitesinin bir demiryolu tren işletmecisinin kullanımına verilmesini; (g) bendinde, "Çerçeve anlaşması"nın, bir demiryolu tren işletmecisi ile bir demiryolu altyapı işletmecisi arasında kamu hukuku veya özel hukuk uyarınca akdedilen, akit tarafların hak ve yükümlülüklerini, bir şebeke bildiriminde belirtilen tahsis döneminden daha uzun bir dönem boyunca uygulanacak ücretleri belirleyen ve hukuki bağlayıcılığı bulunan anlaşmayı; (h) bendinde, "Demiryolu altyapı işletmecileri"nin, tasarrufundaki demiryolu altyapısını güvenli bir şekilde işletmek ve demiryolu tren işletmecilerinin hizmetine sunmak hususunda Bakanlıkça yetkilendirilmiş kamu tüzel kişilerini ve şirketlerini; (i) bendinde, "Demiryolu tren işletmecileri"nin, ulusal demiryolu altyapı ağı üzerinde yük ve/veya yolcu taşımacılığı yapmak üzere Bakanlık tarafından yetkilendirilmiş kamu tüzel kişilerini ve şirketleri; (l) bendinde, "Erişim sözleşmesi"nin, altyapı kapasite tahsis başvurusu olumlu sonuçlanan demiryolu tren işletmecisi ile altyapı kapasite tahsisi yapan demiryolu altyapı işletmecisi arasında yapılan ve şebekeye erişimi sağlayan sözleşmeyi; (y) bendinde, "Şebeke"nin, Bir demiryolu altyapı işletmecisinin sahip olduğu ve/veya onun tarafından yönetilen ve ulusal demiryolu altyapı ağı içinde yer alan tüm demiryolu altyapı ağını; (z) bendinde, "Şebeke bildirimi"nin, demiryolu altyapı işletmecileri tarafından hazırlanan, altyapı kapasite tahsis başvurularını mümkün kılmak için ücretlendirme ve kapasite tahsis planlarına yönelik genel kurallar, süreler, prosedürler ve kriterler de dahil olmak üzere gerekli diğer tüm bilgileri ayrıntılarıyla belirleyen ve Bakanlık tarafından onaylanarak yayımlanan bildirimi ifade edeceği düzenlenmiştir. Anılan Yönetmeliğin "Çerçeve anlaşmaları ve erişim sözleşmesine ilişkin hükümler" başlıklı 14. maddesinde, "(1) Bir çerçeve anlaşması, demiryolu tren işletmecisine bir orer planı dönemini aşan süre için sunulacak altyapı kapasitesinin genel özelliklerini belirtir ancak tren çizgilerini belirlemez. Çerçeve anlaşmaları, anlaşmanın kapsamına giren altyapı üzerinde haksız rekabet ve tekel oluşturacak, diğer demiryolu tren işletmecilerinin veya hizmet sağlayıcılarının kullanımına engel oluşturacak şekilde olamaz. (2) Çerçeve anlaşmaları bir erişim sözleşmesi ile tamamlanır ve geçerli olur. (3) Altyapı kapasite tahsisi başvurusu olumlu sonuçlanan demiryolu tren işletmecisi, demiryolu altyapı işletmecisiyle bir erişim sözleşmesi imzalar. Bir erişim sözleşmesinin asgari şartları Ek-3’te yer almakta olup, Ek-3’e uygun bir örnek erişim sözleşmesi taslağı şebeke bildirimi ekinde yayımlanır. Yapılan erişim sözleşmelerinin bir örneği Bakanlığa gönderilir. (4) Çerçeve anlaşmaları, demiryolu altyapısının daha etkili kullanılabilmesini sağlamak amacıyla sınırlı olmak üzere sözleşme maddelerinde değişiklik veya kısıtlama yapılmasına izin verir. (5) Çerçeve anlaşmalarının tek taraflı değiştirilmesi veya iptal edilmesi durumunda idari yaptırım uygulanır. Ancak, bu yaptırımların niteliği ve nicelikleri şebeke bildiriminde belirtilir. (6) Çerçeve anlaşmaları, azami beş yıllık bir dönemi kapsar ve anlaşma süresinin bitiminden 6 ay önce yenilenebilir. (7) Ticari gizliliğe sadık kalmak kaydıyla, çerçeve anlaşmalarının genel nitelikleri ilgili tarafların ulaşabileceği şekilde açık erişime sunulur. (8) Çerçeve anlaşması imzalanmasını müteakip bir örneği Bakanlığa gönderilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine dayanılarak TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan 2021 Şebeke Bildirimi'nin dava konusu “Denetimlerde Tespit Edilecek Uygunsuzlukların Ücretlendirilmesi” başlıklı 6.4.5. maddesinde, TCDD tarafından tekel olarak yürütülen trafik yönetimi faaliyetlerinin etkinliği ve verimliliği ile trafik emniyetinin iyileştirilmesi amacıyla Ek-6.4.5.a’da belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yetkili personeli vasıtasıyla denetimler gerçekleştireceği, TCDD tarafından gerçekleştirilen denetimler neticesinde tespit edilecek uygunsuzluklara ilişkin uygulanacak yaptırımların Ek-6.4.5.b’de verildiği, demiryolu tren işletmecilerinin, demiryolu altyapısı üzerindeki tren işletme faaliyetlerine ilişkin TCDD tarafından yapılan denetimlerde tespit edilecek uygunsuzluklara ilişkin yaptırımların, denetim raporunun Bakanlık tarafından onaylanmasını müteakip TCDD tarafından uygulanarak sorumlu tarafın ücretlendirileceği, 2021 Şebeke Bildirimi döneminde 01/01/2021-31/03/2021 tarihleri arasında, denetim süreçlerinin tüm hatlarda test ortamında yapılacağı ve denetim raporlarının Bakanlık onayına gönderileceği, ancak (01/01/2021-31/03/2021) tarihleri arasında belirlenecek uygunsuzluklara ilişkin yaptırım uygulanmayacağı, test uygulamasından sonra Şebeke Bildirimi hükümleri çerçevesinde denetim süreçlerinin işletileceği ve belirlenecek uygunsuzluklara ilişkin yaptırım uygulanacağı; "Tip Erişim Sözleşmesi" başlıklı Ek-2.3.2.a kısmının DTİ’nin TCDD’ye karşı yaptırımları ile TCDD’nin DTİ’ye karşı yaptırımlarını düzenleyen "Yaptırımlar" başlıklı 9. maddesinin 2. fıkrasının (d) bendinde, "TCDD, Şebeke Bildirimi’nin “Ek-6.4.5.a Denetim Usul ve Esasları” ekinde belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda yapacağı denetimler neticesinde tespit edeceği uygunsuzluklara yönelik olarak Şebeke Bildirimi’nin “Ek-6.4.5.b Denetim Yaptırımları” ekinde belirtilen yaptırımları uygulama hakkına sahiptir." düzenlemesine; "Denetim Usul ve Esasları" başlıklı Ek-6.4.5.a kısmında, TCDD tarafından yapılacak denetimin esaslarına, TCDD denetim personelinin görev, yetki ve sorumluluklarına, DTİ'nin itiraz hakkına ve denetim ve kontrol sonuçlarının değerlendirilmesine ilişkin düzenlemelere; "Denetim Yaptırımları" başlıklı Ek-6.4.5.b kısmında ise, denetim personeli tarafından trenler üzerinde durum tespitine yönelik olarak yapılacak denetimin konusunu, usulünü, alınacak tedbirleri, denetimin TCDD mevzuatındaki yerini, tespit edilen kusurun derecesini, DTİ'ye uygulanacak yaptırımın (TL) olarak karşılığını ve personele uygulanacak yaptırımın (puan) olarak karşılığını içeren Denetim Tablosu’na yer verilmiştir. Hukuki Değerlendirme; İdari yargı mercilerinde yargısal denetimi yapılarak çözümlenecek uyuşmazlıklarda, öncelikle davaya konu işlemin idari bir işlem olup olmadığı hususunun, başka bir anlatımla idare hukuku kurallarına göre tesis edilen bir işlem olup olmadığının ortaya konulması gerekmektedir. İdarî makamlar tarafından tesis edilmiş olsa bile, özel hukuk hükümlerine tabi olan işlem ve sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümünde adli yargı mercileri görevlidir. İdari işlemler, idarî makamların, kamu gücü kullanarak, idare işlevine ilişkin olarak tesis ettikleri, muhatapları yönünden çeşitli hak ve/veya yükümlülükler doğuran, muhataplarının hukukî durumlarında değişiklik yapan tek yanlı irade açıklamalarıdır. Buna göre, idari işlemlerin "idari makamlarca tesis edilmiş olma", "idare işlevine ilişkin olma" ve "kamu gücüne dayalı olma" unsurlarını bünyesinde barındırması gerekmektedir. Bu çerçevede, bir sözleşmenin idarî sözleşme mi yoksa özel hukuk sözleşmesi mi olduğunun tespiti noktasında iki ana kıstastan yola çıkılabileceği genel olarak kabul edilmektedir. Bunlardan birincisi, ilgili sözleşmenin kanun ile niteliğinin belirlenmesine; ikincisi ise, böyle bir belirlemenin bulunmaması hâlinde yargısal içtihatlar ile ortaya çıkan maddî ve organik şartların araştırılmasına ilişkindir. Uyuşmazlıkta, taraflar arasında imzalanan erişim sözleşmelerinin hukukî mahiyetine ilişkin olarak, dayanak 6461 sayılı Kanun'da açık bir nitelendirmeye gidilmediğinden, taraflar arasında imzalanan erişim sözleşmelerinin nitelendirilmesinde ikinci kıstas açısından bir değerlendirme yapılması gerekmektedir. Türk İdare Hukuku Doktrininde ve yargı kararlarında kabul edildiği üzere, bir sözleşmenin idarî sözleşme olarak kabul edilebilmesi için bu sözleşmenin taraflarından en az birisinin kamu tüzel kişiliği olması, sözleşmenin konusunun kamu hizmetinin doğrudan yürütülmesi veya yürütümüne katılınması olması ve bu sözleşmenin hükümlerinden bazılarının özel hukukta görülmeyecek düzeyde sözleşmenin tarafı olan kamu tüzel kişiliğini diğer âkit tarafa üstün kılan düzenlemeler içermesi gerekmektedir. Yukarıda yer verilen unsurları taşıyan ve tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinin dışındaki idarî sözleşmelerden kaynaklı olan olan ihtilafların çözümünde idare mahkemeleri görevliyken anılan unsurlardan herhangi birini taşımayan ve bu hâli ile özel hukuk sözleşmesi niteliğinde olan sözleşmelerden kaynaklı ihtilafların çözümünde ise adlî yargı mahkemeleri görevli olacaktır. Bu doğrultuda, ikinci kıstas açısından gerçekleştirilecek değerlendirme gereği, sözleşmenin tarafları, sözleşmenin konusu ve sözleşmenin özel hukuku aşan hükümler içerip içermediği hususlarının irdelenmesi gerekmektedir. Öncelikle, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları İşletmesi, 6461 sayılı Türkiye Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi Hakkında Kanun ile "Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü" ve "Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları Taşımacılık Anonim Şirketi" olmak üzere iki kısma ayrılmış; TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü'ne, 233 sayılı KHK'ya tabi iktisadi devlet teşekkülü statüsü ve demiryolu altyapı işletmecisi sıfatı ile ulusal demiryolu altyapı ağı üzerinde demiryolu trafiğini yönetme gibi görevler verilirken; TCDD Taşımacılık A.Ş., 233 sayılı KHK'ya tabi bağlı ortaklık statüsünde, demiryolu tren işletmecisi ve demiryolu yolcu taşımacılığı kamu hizmeti yükümlüsü olarak düzenlenmiştir. Uyuşmazlıkta, 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi bir iktisadi devlet teşekkülü olarak yapılandırılan TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü ile demiryolu tren işletmecisi olan davacı arasında, davacıya ait yük trenlerinin demiryolu altyapısına erişimi amacıyla Şebeke Bildirimi ekinde yayımlanan Tip Erişim Sözleşmesi çerçevesinde belli dönemlerde ve belli yük trenlerini kapsayacak şekilde sözleşmeler imzalandığı, bu sözleşmelerden dava dosyasında mevcut olan 09/02/2021, 02/04/2021 ve 07/07/2021 tarihli sözleşme örnekleri incelendiğinde; sözleşmelerin konusunun, davacıya ait yük trenlerinin TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü'ne ait demiryolu altyapısına erişiminin sağlanması olduğu, TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü tarafından davacıya ücret karşılığında sunulan hizmetin ise, uygun ve kullanılabilir durumda bulunan demiryolu altyapı tesislerinin, işletmecilik için kullanılmak üzere davacıya sunulmasına ilişkin olduğu görülmektedir. Buna göre; 6461 sayılı Kanun, 233 sayılı KHK ile Ana Statüsündeki hükümler haricinde özel hükümlere tabi bir iktisadi devlet teşekkülü olan TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü'nün, uyuşmazlığın temelini teşkil eden erişim sözleşmesine taraf olmasını sağlayan hukuki sebebin 6461 sayılı Kanun olduğu da dikkate alındığında, erişim sözleşmesinin taraflarından birinin kamu tüzel kişisi olduğunda duraksama bulunmamaktadır. Bununla birlikte, bahse konu erişim sözleşmesinin, bir özel hukuk tüzel kişisi olan davacının ticari faaliyetlerini yerine getirmesine, demiryolu tren işletmeciliği faaliyetini yürütmesine yönelik olarak imzalandığı, dolayısıyla kamu hizmetinin doğrudan yürütülmesi veya yürütümüne katılınması amacına yönelik olmadığı anlaşıldığından, anılan tip sözleşmelerin bir idarî sözleşme olmadığı ve özel hukuk hükümlerine tabi sözleşmeler olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmelerin tip sözleşme niteliğinde olması ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından onaylanması, demiryolu tren işletmecilerinin ticari faaliyette bulunmak üzere imzaladıkları sözleşmelerin yukarıda aktarılan niteliğini de değiştirmemektedir. Bu itibarla, her ne kadar davanın TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü 2021 Şebeke Bildirimi hükümlerinin iptali istemine ilişkin kısmı ik derece mahkemesi sıfatıyla Danıştay'ın görevinde bulunmakta ise de, idarî bir sözleşme olmayan erişim sözleşmelerinin uygulanmasından doğan kısımlarının ancak adlî yargı yerlerinde açılacak davaya konu edilebileceğinin açık olması karşısında, erişim sözleşmelerinin uygulanmasından kaynaklandığı görülen ve davacı tarafından iptali istenilen, TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi, sözleşme hükümlerine aykırılığın tespit edildiği 21/12/2021 tarihli kesin denetim raporları ve denetimlerde tespit edilen uygunsuzlukların karşılığı olan yaptırımların tahsili amacıyla düzenlenen 135.000,00 TL bedelli, .... tarih ve Seri:... numaralı denetim hizmeti faturası yönünden uyuşmazlığın görüm ve çözümünde, adli yargı yerlerinin görevli olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Ayrıca, davacı şirkete tahakkuk ettirilen ... tarih ve Seri:MM-... numaralı denetim hizmeti faturasının hukuka uygunluk denetimi adli yargı yerine ait olduğundan, davacının bu fatura nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü maddi zararın tazminine ilişkin istemin de yine adli yargı yerince incelenmesi gerektiği tabiidir. Bu haliyle, dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesine de uygun biçimde düzenlenmediği anlaşılmaktadır. Öte yandan, işbu karar üzerine düzenleyici idari işlem niteliğinde bulunan dava konusu TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü 2021 Şebeke Bildirimi'nin iptali istemiyle Danıştayda dava açılabileceği açıktır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde, 3. ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenecek ayrı ayrı dilekçelerle, gerekli harç ve masrafları yatırılmak suretiyle dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE, 2) Aynı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrasına göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddedileceğinin davacıya duyurulmasına, 3) Aşağıda dökümü yapılan ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcı ile artan posta giderinin istemi halinde davacıya iadesine, 13/06/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.