11. Hukuk Dairesi 2011/320 E. , 2012/7481 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 07/10/2009 tarih ve 2009/256-2009/517 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma …
**11. Hukuk Dairesi 2011/320 E. , 2012/7481 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 07/10/2009 tarih ve 2009/256-2009/517 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı Turkish Daily News A.Ş.’nin hissedarı olan davalının hisselerini 26.12.2000 tarihli hisse devir sözleşmesiyle ve 175.000,00 YTL bedelle devraldığını, davalının karşılığını ödemiş olmasına rağmen davacının dava dışı anılan şirkette pay sahibi olabilmesini sağlayacak gerekli girişimlerde bulunmayarak hisseleri başkalarına devrettiğini, ödenen meblağın tahsili amacıyla başlatılan takibe davalının haksız itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra-inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, noterden yapılan hisse devir sözleşmesi bulunmadığından devir sözleşmesinin geçerli olmadığını, sunulan belgenin taslak niteliğinde bir belge olduğunu, davalıdan bedel alınmadığını, istenilen alacağın zaman aşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, hisse devir sözleşmesinde kararlaştırılan bedelin ödendiğine ilişkin ibare bulunmadığı, davacının davalıya gönderdiği ihtarname incelendiğinde davacının, “26.11.2000 tarihli hisse devir bedeline mahsuben aldığınız bedellerin tarafıma iadesi” şeklindeki ihtardan 26.12.2000 tarihli sözleşme yapılırken hisse bedelinin ödenmediğinin anlaşıldığı, davacı tarafın hatırlatılmasına rağmen yemin teklif etmediği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar dairemizce devir bedelinin ödenip ödenmediği konusunda sözleşmede açık bir beyan yer almadığı ancak, sözleşmenin 1.paragrafının son cümlesinde davalının; “Bu hisselerin devralana intikalini kabul ederim.” şeklinde beyanının mevcut olduğu, şirkete ait hisselerin satımı menkul satımına ilişkin hükümlere tabi olup, BK’nun 182/2 maddesine göre,aksine sözleşme yoksa,satıcı ve alıcının borçlarını aynı zamanda ifa etmeleri gerektiği,yasanın öngördüğü bu karinenin aksini ispat yükü bedelin ödenmediğini iddia eden davalıda olduğu,mahkemece yasa hükmüne aykırı olarak ispat yükünün davacıya ait olduğundan hareketle davanın reddine karar verildiği gerekçeleri ile bozulmuş mahkemece bozma ilamına uyularak hisse satışının peşin ödemeli olmadığı konusundaki iddianın davalı tarafından gösterilecek kanıtlarla ispatı gerektiği, davalı yanın bu iddiasını delillerle ispat edemediğinden, yemin teklifi üzerine de yemin eden davacı satış bedelinin kendisine iade edilmediğini beyan ettiğinden hisse devir bedelinin davalıya ödendiği, hisse devri gerçekleşmediğinden devir bedelinin davalı uhdesinde sebepsiz kaldığı gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 7.796,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 09/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. .