12. Hukuk Dairesi 2022/12926 E. , 2023/4900 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki memur işlemini şikayet nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, sü…
**12. Hukuk Dairesi 2022/12926 E. , 2023/4900 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki memur işlemini şikayet nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. ŞİKAYET Alacaklı şikayet dilekçesinde; borçlu hakkında başlatılan takipte, borçlunun maliki olduğu Başakşehir Tapu Müdürlüğünde kayıtlı 15 adet taşınmaza 23.02.2015 tarihinde, Pendik Tapu Müdürlüğünde kayıtlı 9 adet taşınmaza ise 19.02.2015 tarihinde haciz konulduğunu, daha sonra dosya alacağını temlik aldıklarını, hacizlerin fekkine ilişkin bir talebi olmamasına rağmen taşınmazlar üzerindeki hacizlerin icra müdürlüğünce kaldırıldığını, icra müdürlüğünün hacizleri re'sen kaldıramayacağını, taşınmazlarla ilgili olarak da süresi içerisinde satış istenip avansın yatırıldığını, icra müdürlüğünden hacizlerin aynı tarihli olarak tekrardan kayıtlara işlenmesini talep ettiklerini, ancak icra müdürlüğünün 25.10.2016 tarihli kararla borçlu hakkındaki iflas erteleme davasında verilen ret kararının kesinleşmesinden sonra konulan haciz var ise ve kaldırılmışsa, bu hacizlerin geçerli olduğuna kaydın tekrar işlenmesine karar verdiğini, bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, borçlu hakkındaki iflas erteleme davasında verilen tedbir kararında yapılmış olan takiplerin mevcut durumu ile aynen korunmasına karar verildiğini, dolayısı ile tüm hacizlerin geçerli olduğunu belirterek 25.10.2016 tarihli kararın kaldırılmasına, taşınmazlara 23.02.2015 ve 19.02.2015 tarihinde konulan hacizlerin terkinine dair müzekkerelerin geçersiz olduğuna, hacizlerin aynı tarihli olarak konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Borçlu cevap dilekçesinde; hacizlerin İstanbul 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2015/411 Esas sayılı dosyasıdan verilen kesinleşmiş karara istinaden kaldırıldığını belirterek şikayetin reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İstanbul 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 05.05.2016 tarih, 2015/411 Esas, 2016/437 Karar sayılı kararı ile İcra Müdürlüğü'nce borçlu İnci Tekstil Ürünleri San. ve Tic. A.Ş yönünden 04.02.2013 tarihinden sonra konulan hacizlerin tamamının kaldırılmasına karar verildiğini, mahkeme kararı ile hacizler hükümsüz hale geldiği için hacizlerin kaldırıldığını, borçlu şirket hakkında iflas erteleme kararının ise 12.07.2016 tarihinde kaldırıldığından tekrar borçlu şirket hakkında haciz kararı verildiği ve tapu kaydında da görüleceği üzere bu tarihten sonra borçlu şirketin tapu kayıtlarına tekrar haciz konulduğunu, şikayet tarihi itibariyle müdürlük kararının yerinde olduğu gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Alacaklı istinaf dilekçesinde; dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmek suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçlunun taşınmazlarına konulan ihtiyati hacizlerin fekkinin, borçlunun şikayeti üzerine İstanbul 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 05.05.2016 tarih, 2015/411 Esas ve 2016/437 Karar sayılı kararı gereği olduğundan, söz konusu ihtiyati hacizlerin artık geçmişe dönük olarak ihyası ve eski tarihli olarak tekrar tapu kaydına işlenmesinin söz konusu olmayacağını, bu nedenle icra müdürlüğü kararı yerinde olduğundan, mahkemece şikayetin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Alacaklı, temyiz dilekçesinde; hacizlerin fekkine ilişkin bir talebi olmamasına rağmen taşınmazlar üzerindeki hacizlerin icra müdürlüğünce kaldırıldığını, icra müdürlüğünün hacizleri re'sen kaldıramayacağını, taşınmazlarla ilgili olarak da süresi içerisinde satış istenip avansın yatırıldığını, icra müdürlüğünden hacizlerin aynı tarihli olarak tekrardan kayıtlara işlenmesini talep ettiklerini, ancak icra müdürlüğünün 25.10.2016 tarihli kararla borçlu hakkındaki iflas erteleme davasında verilen ret kararının kesinleşmesinden sonra konulan haciz var ise ve kaldırılmışsa, bu hacizlerin geçerli olduğuna kaydın tekrar işlenmesine karar verdiğini, bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, borçlu hakkındaki iflas erteleme davasında verilen tedbir kararında yapılmış olan takiplerin mevcut durumu ile aynen korunmasına karar verildiğini, dolayısı ile tüm hacizlerin geçerli olduğunu belirterek 25.10.2016 tarihli kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık,icra müdürlük işleminin iptaline ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK 16, 83 madde hükümleri 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.