Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/1206 E. , 2024/2617 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/1206 Karar No : 2024/2617 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ...'i temsilen ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Karabük ili, Safranbolu Bele
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/1206 E. , 2024/2617 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/1206 Karar No : 2024/2617 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ...'i temsilen ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Karabük ili, Safranbolu Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesine istinaden sözleşmeli eğitmen olarak görev yapan davacının, sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 23/09/2020 tarihli ara kararı ile davalı idare bünyesinde eğitmen olarak çalışan personel bulunup bulunmadığı, belirtilen kadroda görev yapmak üzere yeni bir sözleşme yapılıp yapılmadığı ve eğitmen kadrosundaki kadro sayısı ile fiilen görev yapan ve ihtiyaç duyulan personel sayılarının sorulduğu, verilen cevap dilekçesinde; davalı idare bünyesinde sadece bir eğitmenin bulunduğu, bu personelin de SAKEM (Safranbolu Kültür Eğitim Merkezi) veya Kültür Merkezi bünyesinde faaliyet yapmasının düşünüldüğü ve Psikolojik Danışmanlık ve Rehabilitasyon mezunu olduğu, davacının sözleşmesinin yenilenmemesi işleminden sonra davacı yerine eğitmen kadrosunda kimsenin alınmadığı, davacı ile aynı konumda olan ve hizmetine ihtiyaç duyulmayan B.M., Z.Y.E. ve H.A.'nın da sözleşmelerinin yenilenmediği, davacının verdiği derslerin Müftülük ile yapılan anlaşma gereği SAKEM bünyesinde sorunsuzca verildiğinin belirtildiği, bu durumda, dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile davalı idarenin savunma dilekçesinde belirtilen hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalı idare tarafından davacının istihdam edilmek üzere sözleşme yapılan eğitmen kadrosunda davacının hizmetine ihtiyaç kalmadığı anlaşıldığından, davacının sözleşmesinin yenilenmemesine yönelik tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; 2015 yılında eğitmen ihtiyacına binaen alınan ve 2019 yılı sonuna kadar bu pozisyonda çalışan davacının hizmetine duyulan ihtiyacın ne şekilde sona erdiğinin davalı idarece somut bilgi ve belgelerle ortaya konulamadığı, davacının farklı birimlerde görevlendirilmesinin tek başına sözleşmesinin feshini gerektirmediği, diğer taraftan, davacının sözleşmede belirtilen işlerde çalıştırılmasının idarenin sorumluluğunda olduğu, ihtiyaç bulunmadığı belirtilen eğitmen pozisyonu kadrosunun işlem tarihinden sonra iptal edildiği ve davacının görev yaptığı süre içerisinde verilen görevleri yerine getirmediği ya da görevinde başarısız olduğu yönünde bir tespitin de bulunmadığı, 2011 yılından itibaren taşeron şirket bünyesinde 2015 yılından itibaren de davalı idare bünyesinde sözleşmeli olarak çalışan davacıda geleceğe yönelik haklı beklenti oluştuğu hususları göz önüne alındığında; davacının sözleşmesinin yenilenmemesine yönelik tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı maaş ve diğer haklarının hakediş tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Diğer taraftan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı kuralına yer verilmiştir. Bir idari işlem veya eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda, uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak; idareye başvuru varsa başvuru tarihinin, başvuru yoksa davanın açıldığı tarihin esas alınması gerektiği hususu, Danıştay içtihatlarıyla istikrar kazanmıştır. Bu durumda, İdare Mahkemesince, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarına uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak dava tarihi esas alınması gerekirken, "yoksun kaldığı maaş ve diğer haklarının hakediş tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, özlük haklarının iadesine" şeklinde hüküm kurulmasında, hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de; bu yanlışlık 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan; söz konusu kararın, "yoksun kalınan parasal haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, özlük haklarının iadesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2.Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali, işlem nedeniyle yoksun kaldığı maaş ve diğer haklarının hakediş tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi, özlük haklarının iadesi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Kullanılmayan ...- TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davalı idareye iadesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 22/05/2024 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.