8. Hukuk Dairesi 2019/6458 E. , 2021/4228 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi KAYYIM : ... İHBAR OLUNAN : MAHKEMESİ : Ilgın Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Ilgın Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.07.2018 tarihli ve 2016/604 Esas, 2018/325 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacı vekili ve kayyım tarafından istinaf yoluna başvurulma
**8. Hukuk Dairesi 2019/6458 E. , 2021/4228 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi KAYYIM : ... İHBAR OLUNAN : MAHKEMESİ : Ilgın Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Ilgın Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.07.2018 tarihli ve 2016/604 Esas, 2018/325 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacı vekili ve kayyım tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kısmen kabulüne şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez kayyım tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararını adli yardımlı olarak temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kararı temyiz eden kayyım tarafından kanun yollarına başvuru sırasında adli yardım talep edildiğine göre, bu talep hakkında karar verme yetkisi kanun yolu incelemesini yapacak olan Yargıtay'a aittir (HMK mad.336/3). Dosya arasına alınan bilgi ve belgeler, Devletin mahkeme harcı almasındaki menfaati ile başvuranın mahkeme vasıtasıyla hakkını korumadaki çıkarları arasındaki adil denge, Anayasa'nın 36. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkı ile bu kapsamda adalete ve mahkemeye erişim hakkı dikkate alınarak adli yardım talebi yerinde görüldüğünden, HMK’nin 334 ve devamı maddeleri gereğince adli yardım talebinin kabulüne, kayyımın temyiz harç ve giderlerinden geçici olarak muaf tutulmasına karar verilerek işin esasının incelenmesine geçildi. Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı ...'ın küçük ...'nın babası olduğunun tespiti ile 10.000,00 TL maddi tazminat ve küçük için aylık 800,00 TL iştirak nafakasına hükmedilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; istinaf isteminin kısmen kabulü ile davalının küçük Hayrunisan'ın babası olduğunun hükmen tespitine, kararın kesinleşmesinden itibaren küçük lehine aylık 350,00 TL nafaka ile 4.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve kayyım iştirak nafakası ve maddi tazminat talepleri yönünden istinaf yoluna başvurulmuştur. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince yapılan yargılama sonunda; istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 3. bendinin kaldırılmasına ve "TMK'nin 330. maddesi gereğince, 20.01.2014 doğumlu *********** T.C. kimlik numaralı ... için iştirak nafakası talebinin kısmen kabulü ile ... için iştirak nafakası talebinin kısmen kabulü ile; karar kesinleştikten sonra aylık 500 TL iştirak nafakasının, davalı ...'dan alınarak müşterek çocuk yararına velayeten davacı anne ...'ya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı kayyım tarafından temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf istemiyle önüne gelen dosya ve karar bir bütün olarak değerlendirilerek, HMK’nin 353/(1)-b maddesinde yer alan “b) Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak; 1) İncelenen mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığı takdirde başvurunun esastan reddine, 2) Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, 3) Yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında, duruşma yapılmadan karar verilir” düzenlemesi uyarınca, davanın hangi kısmı ile ilgili olursa olsun, istinaf isteminin kısmen bile kabulüne karar verilecek olsa dahi, şayet yeniden hüküm kurulacak ise, İlk Derece Mahkemesi kararının tamamen kaldırılması ve tüm hükümlerin yeniden kurulması gerekir. Bölge Adliye Mahkemeleri, bir yandan hukuki denetim yapan mahkemeler iken diğer yandan vakıa incelemesi de yapan mahkemelerdir. İlk Derece Mahkemelerince yapılan vakıa incelemesi Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yerinde bulunmadığı takdirde İlk Derece Mahkemesi kararı bütünüyle ortadan kaldırılmalı ve infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde yeniden bir hüküm kurulmalıdır. Aksi halde, aynı dosyada infazı kabil birden fazla kararın ortaya çıkması tehlikesine ve HMK’nin 297. ile 359. maddelerine aykırı olarak infazda tereddüte sebebiyet verilebilecektir. Bu nedenle somut olayda, yukarıda açıklandığı şekilde İlk Derece Mahkemesi kararının kısmen istinaf edildiği ve talebin Bölge Adliye Mahkemesince kısmen kabul edildiği durumda dahi, öncelikle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi halinde de yeniden tüm talepler bakımından hüküm kurulması gerekirken; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından usule ve yasal düzenlemelere aykırı şekilde, İlk Derece Mahkemesi kararının yalnızca iştirak nafakasına yönelik kısmının kaldırılmasına karar verilmesi ve ilgili bölüm yönünden hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün diğer yönleri incelenmeksizin bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kayyımın temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle HMK’nin 371. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, bozma nedenine göre kayyımın diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 24.05.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.