7. Hukuk Dairesi 2012/2184 E. , 2012/6984 K. "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, ödünç verilen paranın tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece istem kabul edilmiş, kararı davalı temyiz etmiştir. Bir davada karşı tarafın elindeki belge ve kayıtlara dayanılması halinde ne …
**7. Hukuk Dairesi 2012/2184 E. , 2012/6984 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, ödünç verilen paranın tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece istem kabul edilmiş, kararı davalı temyiz etmiştir. Bir davada karşı tarafın elindeki belge ve kayıtlara dayanılması halinde ne şekilde işlem yapılacağı eski HUMK'un 322. vd. (yeni HMK 219. vd.) maddelerinde düzenleme altına alınmıştır. İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükût ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir. Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir. Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir. Yine konu ile bağlantılı olarak, kesin süreye ilişkin ara kararda, yapılması gereken işlerin neler olduğunun ve özellikle tanınan sürenin yeterli ve elverişli olması, ayrıca kesin süreye uyulmamasının yaptırımları ayırım yapılmadan açıklanması gereklidir. Somut olayda; ispat yükü davacı taraftadır. Davacı taraf davalının belge ve kayıtlarına dayanmıştır. Davalı taraf bir kısım belgeleri ibraz ederken istenilen bir kısım belgeleri de ibraz etmemiştir. Davalı taraf mahkemeye sunmuş olduğu dilekçe ile istenilen belgelerden bir kısmına personellerin değişmiş olması ve arşiv kayıtlarının sağlıklı olmaması nedeni ile ulaşamadığını bir kısmının da İl Dernekler Müdürlüğünden istenilmesi gerektiğini bildirmiştir. Bundan sonraki bir tarihte mahkemece ara karar ile davalıya “defterlerin fatura ve makbuzları, cari hesap ekstrelerinin ve banka cüzdanlarının ibraz edilmesi hususunda, tebliğ tarihinden itibaren, 15 günlük kesin süre verilmiş olup, bu sürede kararın gereği yerine getirmediği takdirde delil bildirmekten vazgeçmiş sayılacağı” tebligat yolu ile bildirilmiş, ancak davalı taraf cevap vermemiştir. Mahkemece ispat yükü kendisinde olmayan tarafa verilen kesin sürede “delil bildirmekten vazgeçmiş sayılacağı” şeklinde ihtaratta bulunulmuş olması doğru değildir.