4. Hukuk Dairesi 2015/10633 E. , 2015/11666 K. MAHKEMESİ : İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 30/10/2014 NUMARASI : 2013/51-2014/447 Davacı-birleşen dosya davalısı M.. A.. vekili Avukat Çiğdem tarafından, davalı-birleşen dosya davacısı T.. M.. aleyhine 31/01/2013 ve 19/02/2013 gününde verilen dilekçeler ile menfi tespit ve muarazanın giderilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen 30/10/201…
**4. Hukuk Dairesi 2015/10633 E. , 2015/11666 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 30/10/2014 NUMARASI : 2013/51-2014/447 Davacı-birleşen dosya davalısı M.. A.. vekili Avukat Çiğdem tarafından, davalı-birleşen dosya davacısı T.. M.. aleyhine 31/01/2013 ve 19/02/2013 gününde verilen dilekçeler ile menfi tespit ve muarazanın giderilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen 30/10/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ile birleşen dosya davacısı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1- Davalı-birleşen dosya davacısının asıl davaya yönelik temyiz itirazları yönünden; Dava, menfi tespit ve muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalı tarafından aleyhine 4857 sayılı İş Kanunu'nun 30. maddesine göre çalıştırmak zorunda olunan özürlü kontenjan açığının kapatılmamasından dolayı aynı kanunun 5378 sayılı Kanunla değişik 108. maddesine dayanılarak 101. maddesine göre çalıştırılmayan engelliler için idari para cezası uygulandığını, İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2012/27229 esas sayılı dosyası ile kesilen idari para cezası dayanak gösterilerek takip açıldığını ve bu takibe itirazda bulunduklarını, uygulanan idari para cezasının 854 sayılı Deniz İş Kanunu ve Gemi Adamları Yönetmeliğine aykırı olduğunu belirterek borçlu olmadığının tespitini, çelişkili uygulamalarla kişilerin mağdur edilmesi nedeniyle muarazanın giderilmesini talep etmiştir. Davalı, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davalı tarafından uygulanan idari para cezasının iş mevzuatına aykırı olduğu gerekçesi ile davacı hakkında düzenlenen idari para cezası yersiz kabul edilip, İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2012/27229 esas sayılı takip dosyasında borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Dosya içeriğinden, dava konusunun Türkiye İş Kurumu İstanbul İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen 10/03/2010 tarih, 82767 sayılı idari para cezasına ilişkin olduğu, anılan idari para cezasına yapılan itirazın Beyoğlu 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 24/12/2010 tarih 2010/517 değişik iş sayılı kararı ile reddedildiği, bu karara karşı yapılan itirazın da Beyoğlu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 14/03/2011 tarih, 2011/366 değişik iş sayılı kararı ile reddedilip davacıya 12/04/2011 tarihinde tebliğ edildiği, böylelikle idari para cezasının kesinleştiği anlaşılmaktadır. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27. vd. maddelerinde idari para cezasına karşı Sulh Ceza Mahkemelerine başvurulabileceği, Sulh Ceza Mahkemesince verilen karara karşı itiraz yoluna gidilebileceği düzenlenmiştir. Davacı da, dava konusu idari para cezasına karşı Sulh Ceza Mahkemesine başvurmuş, eldeki davada ileri sürdüğü itirazları Sulh Ceza Mahkemesine de bildirmiş ancak itirazı reddedilmiştir. Şu durumda, dava konusu idari para cezasının itirazın reddi ile kesinleştiği, itiraz kapsamında esası hakkında inceleme yapılıp mevzuata uygun olup olmadığı denetlenerek kesinleşen idari para cezasının maddi anlamda da kesinlik kazandığı, bu nedenle mahkemece istemin reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülememiş kararın bozulmasını gerektirmiştir. 2- Davalı-birleşen dosya davacısının birleşen davaya yönelik temyiz itirazları yönünden; Dava itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalıya yönelik uygulanan idari para cezasına itirazın reddi ile kesinleştiği bu nedenle ilamsız icra takibine başvurduklarını, davalının itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile davalının icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davalı tarafından uygulanan idari para cezasının iş mevzuatına aykırı olduğu gerekçesi ile davacı hakkında düzenlenen idari para cezası yersiz kabul edilip dava reddedilmiştir. Dosya içeriğinden, asıl davanın konusu olan menfi tespit iddiası ile birleşen itirazın iptali davasının konularının keşinleşen idari para cezaları olduğu, idari para cezasına yapılan itirazların reddi ile idari para cezalarının kesinleştiği sabit olmakla, itirazın iptali isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerektiğinden kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen kararın asıl dava yönünden yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenle; birleşen dava yönünden (2) nolu bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı-birleşen dosya davacısının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına 19/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.