Asıl ve birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait Hastanede 12.05.2014-01.07.2021 tarihleri arası çalıştığını, son ücretinin 9.169,37 TL olduğunu, ek olarak işyerinde yemek ve servis imkânı olduğunu, tüm ücretlerin banka kanalı ile ödendiğini, müvekkilinin 12.01.2021 tarihinde rızası dışında ücretsiz izne çıkarıldığını, 01.07.2021 tarihinde iş sözleşmesinin haksız olarak sona erdirildiğini, iş iade davası açtıklarını, 04.08.2021 tarihinde kıdem ve ihbar tazminatı
DAVA KONUSU: Asıl ve birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait Hastanede 12.05.2014-01.07.2021 tarihleri arası çalıştığını, son ücretinin 9.169,37 TL olduğunu, ek olarak işyerinde yemek ve servis imkânı olduğunu, tüm ücretlerin banka kanalı ile ödendiğini, müvekkilinin 12.01.2021 tarihinde rızası dışında ücretsiz izne çıkarıldığını, 01.07.2021 tarihinde iş sözleşmesinin haksız olarak sona erdirildiğini, iş iade davası açtıklarını, 04.08.2021 tarihinde kıdem ve ihbar tazminatı açıklaması ile 67.904,83 TL ödeme yapıldığını, ancak bu tutarın eksik olduğunu, yıllık ücretli izinlerin bir kısmının kullandırılmadığını, yapılan ödemenin eksik olduğunu, davalı işverenin diğer çalışanlara zam yaptığı hâlde davacıya hak ettiği ücret zamlarını yapmadığını, ayrıca rızası olmaksızın ücretsiz izine çıkartarak mağdur ettiğini, bu nedenle davacıya yapılmayan ücret zamlarının eklenerek yeni ücret tespitinin yapılmasını ve alacak kalemlerinin tespit edilecek ücret esas alınarak hesaplanması gerektiğini, pandemi döneminde davalı işyerinin kapanmadığını ve faaliyet alanı yönünden küçülmeye gitmediğini, ancak davacıyı yıldırmak ve istifaya zorlamak için zorla ücretsiz izne çıkartıldığını, 8 ay boyunca Devletin verdiği ücrete mahkum edildiğini, 2021 yılı ücret zammından da mahrum bırakıldığını, bu nedenle ücretsiz izin dönemine ait davalıdan alınması gereken ücretten Devletin ödediği kısmının mahsubu ile bakiyesinin ödenmesini talep ettiklerini, davalı işverenliğin her yıl Şubat ayında ücret zammı yapmasına rağmen, davacıya 2016 yılından beri zam yapılmadığını veya çok düşük zam verildiğini, davalı işverenin eşit işlem ilkesine aykırı davrandığını, bu durumun davacının ücret farkı alacağı ve ayrımcılık tazminatına hak kazanmasına neden olduğunu iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacağı, ücret alacağı, zamlı ücret farkı ile ayrımcılık tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, davacının işe iade davasının feshe bağlı alacaklara etkisinin tespiti ile davacının ücret alacağının olup olmadığı, işverenin ücret artış oranlarında keyfî davranıp davranmadığı, buna bağlı fark ücret alacağının bulunup bulunmadığı ve davacının ayrımcılık tazminatına hak kazanıp kazanmadığı hususlarına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.