T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/622 - 2026/218 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2025/622 (KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2026/218 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/03/2025 ESAS-KARAR NO : 2023/830 E - 2025/185 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 27/02/2026 YAZIL…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/622 - 2026/218 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2025/622 (KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2026/218 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/03/2025 ESAS-KARAR NO : 2023/830 E - 2025/185 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 27/02/2026 YAZILDIĞI TARİH : 25/03/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 2022 Ocak ayından bu yana devam eden ticari ilişki kapsamında müvekkilinin üzerine düşen edimleri eksiksiz yerine getirdiğini, davalının fatura karşılığı aldığı cam ürünlerin bedelinin bir kısmını ödemediğini, müvekkilinin davalıdan olan 1.476.335,96 TL cari hesap alacağının tahsili için başlattığı icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin borçlu değil aksine alacaklı olduğunu, müvekkilinin davacıdan 21/06/2022 ve 22/11/2022 tarihli 5 fatura ile toplam 6.083,00 m2 füme camı 2.254.138,62 TL bedelle satın aldığını ve stokladığını, müvekkilinin müşterilerinin vermiş olduğu siparişler doğrultusunda davacıdan satın aldığı camları müşterilerine sattığını, ancak camları alan müşterilerin camları kullandıklarında camlarda "habbe" tabir edilen "gözler, baloncuklar ve lekelerin" meydana geldiğini camların gizli ayıplı olduklarını belirterek müvekkiline camları iade ettiklerini, müvekkili şirketin bu durumu davacıya defalarca iletmesine rağmen her seferinde müvekkili şirkete satılan camların geri alınıp ücretin ticari faiziyle iade edileceği sözü verilmesine rağmen sözlerin tutulmadığını, değişik iş dosyasında camların ayıplı olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacıdan almış olduğu malları gerekli kontrolden geçirdiği halde ortaya çıkmayan ayıbın müşterileri tarafından kullanım sonucunda ortaya çıkan gizli ayıp niteliğinde olduğunu ve bu ayıbın da derhal davacıya ihbar edildiğini kanıtlaması gerektiği, dosya kapsamında davalı tarafından kendi müşterilerine hangi tarihte mal satışı yapıldığı, hangi tarihte müşterileri tarafından davalıya ayıp ihbarı yapıldığı ve kendisi tarafından davacıya derhal ayıp ihbarında bulunulduğuna yönelik bir delil sunulmadığı, sadece değişik iş dosyasına ve bu dosyaya alınan rapora dayanıldığı, davalı tarafından süresi içinde muayene ve ihbar külfeti yerine getirildiği ve dahi davacıya gizli ayıbın derhal ihbar edildiği hususunda ispata elverişli bir delil sunulmadığı, davalının yeniden bilirkişi raporu alınmasına yönelik itirazları yerinde görülmeyip yapılacak yeni keşif ve alınacak yeni raporun sonuca etki edecek bir tarafı bulunmadığı, sözleşme konusu malın niteliğine yönelik teknik şartname sunulmadığı gibi ileri sürülen ayıp nedenlerinin gerek tespit bilirkişi raporunda yapılan açıklamalara göre (metre ve gözle tespit yapıldığı açıklanmış olmakla) ve gerekse yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda yapılan açıklamalara göre açık ayıp niteliğinde bulunduğu, davalının tespit edilen ayıplı malları iade faturası ile miktar ve bedel olarak iade ettiğine ya da iadesi için davacıya gönderdiğine yönelik bir savunmanın olmadığı ve davalının kendi defterlerinde de borçlu olduğunun kayıtlı olduğu, HMK'nun 222. maddesi uyarınca davalının ticari defterlerindeki bu kaydın davalı aleyhine, davacı lehine delil teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne ve icra inkar tazminatına karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; eksik tahkikat yapıldığını, maddi vakıaya ilişkin tüm delillerin toplanmadığını, gizli ayıba ilişkin tanıkların dinlenmediğini, müvekkilinin camların ayıplı olduğunu iadeler üzerine öğrendiğini ve vakit geçirmeden davacıya ayıp konusunda ihtar gönderdiğini, mahkemece alınan bilirkişi raporunun hükme esas alınmayacağını, bilirkişilerin ehil olmadığını, tespit dosyasında alınan ve camların gizli ayıplı olduğuna dair rapor ile mahkemece alınan ve camların açık ayıplı olduğuna dair raporun birbiri ile çelişkili olduğunu, çelişkinin giderilmesine yönelik yeni rapor alınması talebinin red edildiğini, bilirkişilerin görevlerini suistimal etmeleri nedeniyle haklarında savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, savcılık dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, hesap raporuna yönelik itirazların dikkate alınmadığını, davacı tarafından müvekkiline gönderilen cari hesap ekstresinde bakiye borcun 809.887,70 TL borç gözükmekte olduğunu, bilirkişi tarafından davacının bakiye cari hesap ekstresinde gözüken bu miktar gözönünde bulundurulmadan 1.476.335,31 TL borç çıkartılmasının dosya içeriğine aykırı olduğunu, camların gizli ayıplı olduğunu, davacıdan satın alınan ürünlerin müvekkilinin müşterilerine satıldığını, müşterilerin camların habbe diye tabir edilen gözler, baloncuklar ve lekelerin meydana geldiğini camların gizli ayıplı olduğunu belirterek camları müvekkiline iade ettiklerini, durumun davacıya defalarca bildirilmesine ve davacının iadeleri kabul ederek bedelinin müvekkiline ödeneceğini söylemesine rağmen bunun yapılmadığını, tespit dosyasında camların ayıplı olduğunun tespit edildiğini, davacıya ihtar gönderildiğini, müvekkilinin borçlu değil alacaklı olduğunu, alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle likid olmadığını, icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, davacının davalıya sattığı camlar nedeniyle bakiye alacağının bulunup bulunmadığı, camların açık/gizli ayıplı olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Eskişehir 4. İcra Müdürlüğünün 2023/5443 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 18/05/2023 tarihinde davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine cari hesap alacağına dayalı 1.476.335,96 TL asıl alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı davalı borçlunun süresinde takibe ve borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67.maddesi uyarınca süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Dosyanın yapılan incelemesine göre, davacı tarafından davalı adına 21/06/2022 ve 22/11/2022 tarihli 5 adet füme cam içerikli 2.254.138,62 TL bedelli fatura düzenlendiği, davalının 13/04/2023 tarihinde değişik iş dosyası üzerinden ürünlerin ayıplı olduğu iddiası ile tespit talebinde bulunduğu, aynı mahkemenin 2023/129 D. İş sayılı dosyasında yerinde yapılan keşif sonucunda düzenlenen 18/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda; "... Cam Firmasında çeşitli tarihlerde yaptığım incelemelerde, keşif ve tarafıma teslim edilen dosya kapsamında belge ve bilgilerin incelenmesi neticesinde; ...'dan alınan üzerinde etiketleri bulunan cam plakalarda plaka ölçü bozuklukları, şekil bozuklukları, çarpılmalar, habbecikler, gözler, baloncuklar, renk ve ton farklılıkları gözlemlenmiş, tespitleri tarafımdan yapılmıştır." değerlendirilmesi yapıldıktan sonra; "İcra edilen keşif ve dosya kapsamında yapılan incelemeler ve değerlendirmeler neticesinde, cam plakalarda ve üretilmiş ürünlerde habbecik, renk farklılığı, boyut farklılığı, gözler, baloncukların bulunduğu, ayıplı mal statüsünde değerlendirildiği görüşleri ve kanaatlerine varılmıştır." denilmiş rapora karşı yapılan itiraz üzerine bilirkişi tarafından düzenlenen 17/08/2023 tarihli ek raporda; "tespiti istenen camların boyutlarının farklı olduğu iddia edildiğinden boyut ölçümünde metre kullanıldı ve ölçümler resimlenmiştir. Boyut ölçümü metre ile yapılır. İtiraz talebinde bulunan habbeli, gözlü, bulutlu gibi şikâyetler de kalite kontrollerde insan gözüyle kontrol edilir ve gözlemle ayrıştırma sınıflama yapılır. Tarafımca da bu yöntem kullanılmıştır. Bunlar fotoğraflarla belge olarak dosyaya konulmuştur. Davacı alıcı belirttiği beyanında daha öncede çok defa ürün aldığı ve ürünlerin oldukça iyi olduğunu hiçbir şikâyetinin bulunmadığı sadece bu ürünlerin hatalı çıktığını ifade etmiş ve faturalı diğer ürünlerin işlenerek satışa sunulduğunu belirtmiştir." şeklinde açıklama yapıldığı, davalının rapordan sonra 25/05/2023 tarihinde davacı tarafa gönderdiği noter ihtarı ile ayıplı ürünlerin bedelini talep ettiği, davacının 31/05/2023 tarihli cevabi ihtarnamesi ile davalının iddialarına itiraz ettiği, 18/05/2023 tarihinde davacının cari hesap alacağına dayalı dayanak icra takibini başlattığı, icra takibine davalının itirazı üzerine açılan işbu itirazın iptali davasının yargılaması sırasında mahkemece keşif yapılmak suretiyle alınan 25/04/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda;"Davalı ... Cam ve Makine İnşaat San Tic Ltd Şti'nin ticari defterlerinin muhasebenin temel kavram ve genel kabul görmüş muhasebe ilkeleri ile yürürlükteki mevzuat hükümlerine uygun olarak açılış ve kapanış onaylarının/beratlarının bulunduğu; Ticari defterlerinin muhasebenin temel kavram ve genel kabul görmüş ilkeler ile yürürlükteki mevzuat hükümlerine uygun olarak tutulduğu, davacı lehine delil niteliği taşıdığı; Davacı vekili tarafından Eskişehir 4. İcra Dairesi'nin 2023/5443 Esas sayılı dosyasında; 18.05.2023 tarihinde 1.476.335.96 TL alacak için takip başlatıldığı, Davalının Ticari defterlerinde takip tarihi itibariyle davacının 1.476.335,31 TL alacağı olduğu görülmüştür. Mal alımına konu olan cam plakalarda habbe ve renk farklılığı olduğu gerekçesiyle uygunsuz mal oluğu ifade edilmiştir. Bu durumda olan cam ürünler gözle fiziki kontrollerle anlaşılabilecek açık ayıplı ürünlerdir. Ancak, ihtilaflı uygunsuz ürünlerin hangileri olduğu belli olmadığı gibi, iş yerinde görülen tüm cam ürünler kullanıma hazır durumdadır. Ayrıca; izlenebilirlik takil için ürünlerin çeşit, renk, tedarik yöntemi ve zamanını belirlemek mümkün değildir. Mal alım Sözleşmesi bulunmadığından satın almada aranan özellikler bilinmemektedir. Bu itibarla herhangi bir uygunsuz ürün tespit edilememiştir." yönünde görüş belirtildiği, itiraz üzerine alınan 27/05/2024 tarihli ek raporunda; "Davalı ... Cam ve Makine İnşaat San Tic Ltd Şti'nin ticari defterlerinde kök raporda da belirtildiği gibi, davacının 1.476.335,31 TL alacağı olduğu, renk farklılığı ve boyut uygunsuzluğu olan herhangi bir ürünün tespit edilmediği, keşif sırasında gördüğümüz açık ayıplı ürünlerin toplam 1,2 m² olduğu birim fiyat üzerinden toplam ederlerinin KDV dahil 444,72 TL tekabül ettiği tespit edilmiştir." şeklinde görüş belirtildiği görülmüştür. Davalı taraf yargılama sırasında davacı tarafından gönderildiğini iddia ettiği cari hesap ekstresinde borcun takipte talep edilen 1.476.335,96 TL'den daha az olarak 809.887,70 TL olarak göründüğünü, bu miktarın dikkate alınması gerektiğini ileri sürmekle, ilgili cari hesap ekstresi konusunda davacı tarafın açıklama yapmasına imkan tanınarak ve tarafların delil olarak ticari defterlere dayanması nedeniyle dosya kapsamında sadece davalı ticari defterlerinin incelenmesi nedeniyle davacı ticari defterlerinin de bilirkişi marifetiyle incelenmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, davalının istinaf itirazlarının HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/830Esas, 2025/185Karar ve 05/03/2025 tarihli kararının KALDIRILMASINA, 2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde davalıya İADESİNE, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 27/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ¸e-imza Üye ¸e-imza Üye ¸e-imza Katip ¸e-imza NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."