Başvuru, haksız olarak konutu terk etmeme şeklindeki adli kontrol tedbiri uygulanması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru; haksız olarak konutu terk etmeme şeklindeki adli kontrol tedbiri uygulanması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Kadıköy Kaymakamlığı 2/2/2021 tarihli kararla, COVID-19 salgını nedeniyle toplum sağlığının korunması, kamu düzeninin sağlanması, salgının yayılmasının engellenmesi amacıyla ve toplumsal iç barışı tehdit edebilecek etkinliklerin gerçekleşme ihtimalini dikkate alarak 2/2/2021 tarihinden itibaren yedi gün süreyle Kadıköy ilçesindeki tüm açık alanlarda gerçekleştirilmesi planlanan toplantı, miting, yürüyüş, oturma eylemi, basın açıklaması, konser, bildiri dağıtımı gibi etkinlikleri yasaklamıştır. Bu karar 10/6/1949 tarihli ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun maddesinin (Ç) fıkrası ile 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun maddesi uyarınca alınmıştır. Kadıköy Kaymakamlığının bu kararı, sosyal medya üzerinden protesto ve basın açıklaması için çağrılar yapan ilgili kişi ve kuruluşlara, telefon, resmî tebligat ve basın açıklaması yoluyla ilan ve tebliğ edilmiştir. Güvenlik güçlerince yapılan tespite göre TKP/ML, PKK/KCK, DHKP-C gibi birtakım silahlı terör örgütünün katılımıyla oluşturulduğu iddia edilen Birleşik Mücadele Güçleri sosyal medya platformlarından, bir üniversiteye rektör atanmasını protesto etmek amacıyla 4/2/2021 tarihinde İstanbul/Kadıköy'de yapılacak protesto eylemine ve basın açıklamasına katılma çağrısı yapmıştır. Güvenlik güçlerince hazırlanan Olay ve Yakalama Tutanağı'na göre 4/2/2021 tarihinde bu çağrı üzerine basın açıklamasına ve protestoya katılmak amacıyla Kadıköy'de 50 ila 60 kişilik bir grup toplanmıştır. Kadıköy Kaymakamlığının yasaklama kararı, toplanan gruba birden çok defa tebliğ edilmiştir. Grubun dağılmamakta ısrar etmesi, sözlü ve fiilî olarak karşı koyması üzerine güvenlik güçleri gruba müdahalede bulunmuş ve başvurucunun da aralarında olduğu 65 kişiyi yakalayarak gözaltına almıştır. Başvurucu, Cumhuriyet savcısı huzurundaki ifadesinde özetle oraya protesto eylemine ve basın açıklamasına katılmak için değil kız arkadaşıyla buluşmak için gittiğini, protesto ve basın açıklamasına katılmak için gitmiş olsa bile bunun toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı kapsamında kalan bir eylem olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Güvenlik güçlerince hazırlanan fezlekede ise olay tarihine ilişkin video kaydında başvurucunun slogan atarak eylem yapan ve dağılmamakta ısrar eden grupta olduğu, yakalandığı anda güvenlik güçlerine direndiğinin görüldüğü, ayrıca başvurucu hakkında terör örgütü propagandası yapma, silahlı terör örgütüne üye olma, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme gibi suçlardan çeşitli yargılama süreçleri bulunduğu, başvurucunun bir terör örgütü üyesinin cenaze törenine katıldığı, Suriye'de bu örgüt adına faaliyet yürütürken Türkiye'ye yasa dışı giriş yaparken yakalandığı, 4/2/2021 tarihindeki basın açıklaması ve protestoya da örgütsel çağrı sonrasında katıldığı bilgilerine yer verilmiştir. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen ve Örgütlü Suçlar Bürosu, aralarında başvurucunun da yer aldığı yedi şüpheli hakkında 2911 sayılı Kanun’un maddesinde düzenlenen kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama suçundan tutuklama kararı verilmesini talep etmiştir. İstanbul Anadolu Sulh Ceza Hâkimliği ( Sulh Ceza Hâkimliği) 9/2/2021 tarihinde başvurucu ve diğer bazı şüpheliler hakkında "...[müsnet suça] ilişkin kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin bulunmasına rağmen atılı suç için kanunda öngörülen cezanın alt ve üst sınırı, alabilecekleri ceza, şüphelinin sabit ikametgah sahibi olması, tutuklamanın tedbir oluşu, adli kontrol tedbiri ile beklenilen faydanın sağlanabileceği, ölçülülük ilkesi,..., kanun koyucu ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin son kanun değişiklikleri ile tutuklama hususundaki... içtihatları nazara alınarak" gerekçesiyle tutuklama talebinin reddine, yurt dışına çıkamama ve konutu terk etmeme şeklindeki adli kontrol tedbirlerinin uygulanmasına karar vermiştir. Başvurucunun itirazı İstanbul Anadolu Sulh Ceza Hâkimliği 19/2/2021 tarihinde reddedilmiştir. Başvurucu, ret kararını 19/3/2021 tarihinde öğrenmiş; 26/3/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Bireysel başvuru sonrasında Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan inceleme neticesinde başvurucu hakkında kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı tespit edilmiştir. İddianamede; Kadıköy'de muhtemel toplumsal olaylar, basın açıklamaları ve gösteri yürüyüşleri yapılacağı, bazı gruplar organizesinde Kadıköy'de 4/2/2021 tarihinde gerçek kişi ve sivil toplum örgütleri olmak üzere çeşitli marjinal gruplar tarafından toplantı amaçlı bireysel ve kitlesel çağrıların sosyal medya üzerinden yapıldığının tespit edildiği, Kadıköy Kaymakamlığı tarafından Kadıköy'de 2/2/2021 tarihinden itibaren yedi gün süre ile tüm açık alanlarda gerçekleştirilmesi planlanan toplantı, basın açıklaması, konser gibi etkinliklerin yasaklandığı, söz konusu yasaklama kararının sosyal medya üzerinden çağrılar yapan ilgili kişi ve kuruluşlara çeşitli yollarla ilan ve tebliğ edildiği, yasaklama kararına rağmen 4/2/2021 tarihinde daha önce yapılan çağrılar doğrultusunda planlanan basın açıklamasının yapılacağı yönünde çağrıların devam etmesi üzerine güvenlik güçlerince gerekli güvenlik tedbirlerinin alındığı, basın açıklaması için toplanan elli kişilik grubun yasaklama kararına rağmen yürüyüşe geçmesi üzerine yasaklama kararının gruba tebliğ edilerek dağılmaları ve dağılmanın gerçekleşmemesi hâlinde güvenlik güçlerince müdahale edileceği yönünde birden fazla kez uyarıda bulunulduğu, uyarıya rağmen grubun yürüyüş yapmak istemesi üzerine gruba müdahale edilerek dağıtıldığı, bu sürecin birçok kez tekrarlandığı belirtilmiştir. İstanbul Anadolu Asliye Ceza Mahkemesi (Asliye Ceza Mahkemesi) 29/3/2021 tarihinde adli kontrol tedbirinin niteliği, tedbirin konulduğu tarih ve kamu davasının açıldığı gözetilerek başvurucu hakkındaki konutu terk etmeme adli kontrol tedbirinin kaldırılmasına, yurt dışı çıkış yasağı tedbirinin devamına ve imza atmak suretiyle en yakın polis merkezine başvuruda bulunmak şeklindeki adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar vermiştir. Yargılama Asliye Ceza Mahkemesi nezdinde derdesttir. Komisyonca, başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne ve yargılama giderlerini ödemekten geçici olarak muaf tutulmasına ve iddiaların kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.