11. Hukuk Dairesi 2014/12442 E. , 2014/16088 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 07/11/2013 tarih ve 2013/127-2013/541 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı/birleşen dosya davacısı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, la
**11. Hukuk Dairesi 2014/12442 E. , 2014/16088 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 07/11/2013 tarih ve 2013/127-2013/541 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı/birleşen dosya davacısı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı, asıl davasında; davalı şirkette %25 oranında nama yazılı hissesinin olduğunu, Davalının çoğunluk hissedarı ortağı ile aralarında 3 yıldan beri geçimsizlik bulunduğunu, açtığı bir çok davanın devam ettiğini, bu ortağın kendi imzasını taklit ederek payını kendisine satmış gibi işlem yaparak 26.07.2002 tarihli genel kurulda bu devrin onaylanmasını sağladığını, anılan genel kurulda çağrı usulüne uyulmadığını, denetçi raporunun olmadığını, nama yazılı hissedarlara taahhütlü mektupla çağrı yapılmadığını, adresinin hayali bir adres olarak gösterildiğini, çoğunluk sahibi ortağın bir çok usulsüzlüğünün bulunduğunu ileri sürerek, 26.07.2002 tarihli genel kurul toplantısının yok sayılmasına, birleşen davasında da; davalının imzasını iradesi dışında kullanarak yok pahasına dava dışı şirketteki %25 payını kendisine devir etmiş gibi sözleşme hazırladığını, bunu da genel kurulda onaylattığını, 4-5 trilyon değerindeki şirketteki hissenin, üstelik kullandığı kredilere 1.5 trilyonluk kefaleti olduğu halde 3.750.000.000.-TL’ye satışının hayatın olağan akışına aykırı bulunduğunu, ayrıca aralarında husumetin derecesi ve davalar düşünüldüğünde böyle bir satım yapılmasının imkansız olduğunu, önceden boş olarak imzalanan ve kasada bulunan kağıtların kullanılmış olabileceğini, satışta hilenin ve gabinin bulunduğunun açık olduğunu ileri sürerek, 28.06.2002 tarihli satış sözleşmesinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, hisse devir sözleşmesindeki imzanın davacıya ait olduğunun ortaya çıktığını savunarak, asıl ve birleşen davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, asıl dava ve birleşen davanın reddine dair verilen karar en son Dairemizin 13.12.2012 tarih, 2011/13406 E. 2012/20715 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalı şirkete ait pay defterinin incelendiği, 26.07.2012 tarihli genel kurulda onaylanan hisse devirleriyle birlikte son hisse miktarlarının ortaklar pay defterinin 1.sayfasında kayıtlı olduğu, bu sayfada birleşen dosya davalısının devraldığı hisselerin gösterildiği, davacının pay defterinde kaydının bulunmadığı, birleşen dosya davalısına yapılan hisse devrinin pay defterinde kayıtlı olduğu, böylece asıl dava yönünden davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine, birleşen davada verilen karar temyiz itirazı reddedilerek kesinleşmiş olduğundan bu dava hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararı, davacı/birleşen dosya davacısı temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı/birleşen dosya davacısı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı/birleşen dosya davacısı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 21.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.