3. Hukuk Dairesi 2023/4870 E. , 2025/284 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/127 E., 2023/9 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; daval…
**3. Hukuk Dairesi 2023/4870 E. , 2025/284 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/127 E., 2023/9 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalı şirketin imzaladıkları sebze ekim sözleşmesinden doğan vecibelerini yerine getirmediğini, bozuk tohum teslim ettiği için sözleşmede belirtilen malın üretilemediğini, ürün alınamaması nedeniyle müspet ve menfi zarara uğradığını, Çanakkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/60 Değişik İş sayılı dosyası ile müspet zararının 21.204,61 TL olarak tespit edildiğini, ayrıca kira ödediğini, sulama çapalama ve bakım masrafı yaptığını, davalının kusurları nedeniyle tahmini 40.000,00 TL zarara uğradığını; öte yandan beklediği verimi alamamaktan ya da hiç alamamaktan da menfi zararı doğduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 40.000,00 TL maddi tazminatın tespit tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş. 06.02.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile; talebinin taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklı olup sözleşme gereğince yetiştirilen ürünlerin davalı tarafça vaktinde alınmaması nedeniyle tarlada zarar gördüğünden oluşan zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkilinin fidelerin temininde davacıya finansman sağladığını, davaya konu fidelerin tohumlarında herhangi bir sorun olmasının mümkün olmadığını, davacının gerekli bakım ve özen görevini yerine getirmediğinden kendisine teslim edilen fidelerden sonuç alamadığını, müvekkilinin aynı yöntemle onlarca kişiye fide temin ettiğini, sadece davacı ile sorun yaşanıldığını, ithalatçı firma yetkililerine bu durum bildirildiğinde mahallinde kontrollerin yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 16.02.2021 tarihli kararıyla; görev yönünden yapılan bozmaya uyularak, davacı tarafça zararın varlığı 29.05.2013 tarihinde öğrenildiği halde 5553 sayılı Kanundaki altı aylık süre geçirilerek davanın 10.04.2014 tarihinde açıldığı, öte yandan, davacının bozuk tohum ve fide verildiği yönündeki iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ