5. Hukuk Dairesi 2024/4420 E. , 2024/10030 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1042 Esas, 2024/405 Karar DAVA TARİHİ : 09.04.2019 KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/126 Esas, 2022/109 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi
**5. Hukuk Dairesi 2024/4420 E. , 2024/10030 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1042 Esas, 2024/405 Karar DAVA TARİHİ : 09.04.2019 KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/126 Esas, 2022/109 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Ankara ili, ..., ... Mahallesi, 3225 parsel sayılı taşınmaza davalı idarece yol ve park yapılmak suretiyle kamulaştırmasız el atıldığından bahisle taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; parselin Çankaya Belediye Meclisinin 14.04.1988 tarihli ve 160 sayılı kararıyla uygun görülerek, Ankara Büyükşehlr Belediyesince 06.01.1989 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli Yıldız İmar Planı Değişikliği kapsamında kaldığını, onaylı mevzii imar planına istinaden taşınmaz maliklerince Serbest Harita Mühendisi Andaç Kaynarca tarafından hazırlanan ve 81066 No.lu parselasyon planının Çankaya Belediye Encümeninin 08.02.1989 tarihli ve 352 sayılı kararı ile onaylandığını, Bakanlar Kurulunun 1983/6122 sayılı Kararnamesi gereği, 81066 No.lu parselasyon planında kamulaştırılacak alan (Bedelsiz Terk) olarak ayrılan dava konusu 3225 parsel sayılı taşınmazın "Arsa" vasfında olduğunu, 81066 No.lu parselasyon planında bedelsiz terk olarak ayrılan kısma ilişkin düzenlenmiş bir ayırma çapı bulunmadığından parselin tüm sınırları belirgin olmamakla birlikte, onaylı imar planı dikkate alındığında, parselin %64'lük kısmının 35 metre genişliğindeki ... Bulvarı, %361ık kısmının ise 7 metrelik imar yolu 518. sokak kapsamında kaldığını, kadastral parsel olduğunu, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 15.12.2017 tarihli ve 2445 sayılı kararı uyarınca genişliği 15 metre altı yolların sorumluluğunun ilçe belediyesine, 15 metre üstü yolların sorumluluğunun Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait olduğunu, 81066 Nolu parselasyon planında düzenlemeye alınan ... Mahallesi 3225 parselin yüzölçümü 8327 m² iken 2699 misinin bedelsiz terk olarak ayrıldığını, 1970 m² sinin düzenleme ortaklık payı olarak kesildiğini, kalan 3658 m²sinin ise kullanım kararı konut olarak belirlenen 25365 ada 2 sayılı parsele tahsis edildiğini, ... Mahallesi 3225 parsel sayılı taşınmaza ilişkin tapu kaydının, taşınmaz şerh/beyan/irtîfak hanesinde 15.03.1989 tarihli ve 1358 yevmiye nolu "Bu taşınmazın tamamı (2699,00 m²) 81066 nolu imar planı gereğince terke tabi olduğu" şerhinin bulunduğunu, parsel maliklerince teklif edilen ve onaylanan mevzii imar planı "yollar, ... alanlar kamu eline geçmeden, belediye hizmet alanları, sosyal tesisler alanı, eğitim alanları, sağlık alanları, planda belirtilen ilgili idareler eline geçmeden inşaat uygulaması yapılamaz." notunun bulunduğunu, notun ilişkin olduğu plan ile bütünlük arz ettiğini, plan üzerinde tapulama parsellerinin imar haklarının hangi parsellerden verildiğine ilişkin bilgilerin de bulunduğunu, söz konusu taşınmazın çok büyük bir kısmının 35 m genişliğindeki ... Bulvarı üzerinde kaldığından davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini belirterek, davanın husumetten, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen taşınmazın tapusunun iptali ve yol olarak terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın davalı idare tarafından el atılan 518., 519., 520. ve 521. sokaklardaki bölümü kapsayan ve davalı idarenin sorumluluğunda bulunan 2289m²lik bölümü talep ettiklerine ilişkin ıslah dilekçesi verdiklerini, dava konusu taşınmazın ... Bulvarında kalan ve davalı idarenin sorumluluğunda bulunmayan kısımları için eldeki davada taleplerinin olmadığını ve bu kısım için sorumlu Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığına karşı Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/700 Esas sayılı dosyasında dava açtıklarını, Mahkemece ayırma çapı düzenlenmediğinden bahisle taşınmazın tamamı için talepleri aşılarak hüküm kurulduğunu, sadace davalı idarenin sorumluluğunda bulunan 2.289 m²lik bölüm için davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği ileri sürmüştür. 2. Davalı idare istinaf dilekçesinde özetle; husumetin idarelerine ait olmadığı, yol olarak tescil değil terkin kararının verilmesi gerektiğini, maliklerinin muvafakat ve talebine istinaden onaylanan mevzi imar planı, verilen taahhütnameler ile terk beyanının bulunduğu hususlarında inceleme yapılmadığını, ayırma çapı bulunmadığından taşınmazın kamulaştırmasının mümkün olmadığını, davacılar tarafından İdare Mahkemesine planın ve plan notunun iptali için açtıkları dava reddedildiğinden iş bu davanın dayanağının kalmadığını, taşınmaz bedelinin yüksek belirlendiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu parselin Çankaya Belediye Meclisinin 14.04.1988 tarihli ve 160 sayılı kararıyla uygun görülerek, Ankara Büyükşehir Belediyesince 06.01.1989 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli Yıldız İmar Planı Değişikliği kapsamında kaldığını, onaylı mevzii imar planına istinaden taşınmaz maliklerince Serbest Harita Mühendisi Andaç Kaynarca hazırlattırılan ve 81066 No.lu parselasyon planının Çankaya Belediye Encümeninin 08.02.1989 tarihli ve 352 sayılı kararı ile onaylandığını, Bakanlar Kurulunun 1983/6122 sayılı Kararnamesi gereği, 81066 nolu parselasyon planında düzenlemeye alınan ... Mahallesi 3225 parselin yüzölçümü 8327 m² iken 2699 m² sinin bedelsiz terk olarak ayrıldığını, 1970 m²sinin düzenleme ortaklık payı olarak kesildiğini, kalan 3658 m²sinin ise kullanım kararı konut olarak belirlenen 25365 ada 2 sayılı parseline tahsis edildiğini, ... 3225 parsel sayılı taşınmaza ilişkin tapu kaydının, taşınmaz şerh/beyan/irtîfak hanesinde 15.03.1989 tarihli ve 1358 yevmiye nolu "Bu taşınmazın tamamı (2699,00 m²) 81066 nolu imar planı gereğince terke tabi olduğu" şerhin bulunduğunu, kamulaştırılacak alan (Bedelsiz Terk) olarak ayrılan davaya konu 3225 sayılı parselin "Arsa" vasfında olduğunu, 81066 No.lu parselasyon planında bedelsiz terk olarak ayrılan kısma ilişkin düzenlenmiş bir ayırma çapı bulunmadığından parselin tüm sınırları belirgin olmamakla birlikte, onaylı imar planı dikkate alındığında dosyada mevcut teknik bilirkişi raporuna göre A harfi ile gösterilen 410m²lik kısmının .... Bulvarı, B harfi ile gösterilen 518., 519., 520. ve 521. sokakları kapsayan 2289m²lik kısmının ise 7 ve 10 metrelik 518, 519, 520 ve 521 sokaklarda kaldığının bildirildiği, 81066 nolu parselasyon planı kapsamında düzenleme ortaklık payı yeterli gelmemesi nedeni ile parselden yola bedelsiz terk edilecek belirtmesi yapıldığı, dava konusu taşınmaza bir bütün olarak el atıldığı, taşınmaz için ayırma çapı düzenlenmediği, zeminde fiili olarak karşılığının bulunmadığı anlaşıldığı, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırılması yapılarak değer tespit edilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ne var ki davacı tarafın 09.12.2020 havale tarihli maddi hata ve ıslah dilekçesi dikkate alındığında talebi aşılmak suretiyle davanın kabulune karar verilmesi doğru olmadığı gibi dava konusu taşınmazdaki el atılan bölümlerdeki davacı taraf payının iptali ile tapudan tekinine karar verilmesi gerektiğinden taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca maktu harca hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usûlü dairesinde istimlâk muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.” 3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usûlü dairesinde istimlâk muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir. 4.4.2942 sayılı Kamulaştırma Kanun'nun (2942 sayılı Kanun)11 inci maddesi 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakameleri Kanunu’nun 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ayırma çapı düzenlenmediğinden zeminde yeri tespit edilemeyen ve tapuda malik tarafında bedelsiz terki yapılmayan davaya konu 2289 m²nin bedelinin alınan rapor uyarınca davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.