T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2324 - 2025/2729 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/2324 KARAR NO : 2025/2729 KARAR TARİHİ : 19/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSKENDERUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/04/2022 NUMARASI : 2021/... ESAS 2022/... KARAR DAVACI : ... AKARYAKIT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRK…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2324 - 2025/2729 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/2324 KARAR NO : 2025/2729 KARAR TARİHİ : 19/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSKENDERUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/04/2022 NUMARASI : 2021/... ESAS 2022/... KARAR DAVACI : ... AKARYAKIT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. DAVALI : ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ VEKİLLERİ : Av. DAVANIN KONUSU : Tazminat( Genişletilmiş Kasko Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 19/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 19/12/2025 İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/... esas 2022/... karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili şirket adına kayıtlı ... plaka sayılı ... E 300 Cuope 2.0 AMG 9G-Tronic marka/tip otomobil, 18.10.2020 tarihinde ... idaresinde iken Hatay ilinin Arsuz ilçesinde tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası yaptığını, araçta maddi hasar meydana geldiğini, araç sürücüsünün de alkolsüz olduğunu, aracın İstanbul ilinde bulunan ... isimli ... yetkili servisinde onarım bedelinin 360.583,83.TL olduğunu, davaya konu, tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası yapan aracın davalı ... A.Ş nezdinde genişletilmiş kasko poliçesi ile mal sigortası ile sigortalı olduğunu, Kasko poliçesini yapan davalı şirketin ... Sigorta A.Ş'ye, davacı şirket tarafından, araç zararının bedelinin karşılanması hususunda başvuru yapıldığını, ancak meydana gelen hasarın beyan ile uyumlu olmaması nedeniyle bedelin karşılanmayacağının bildirildiğini, arabuluculuk görüşmelerininde olumsuz sonuçlandığını beyan ederek ... plakalı davacı şirket adına kayıtlı aracın 18.10.2020 tarihinde meydana gelen kazası sebebi ile meydana gelen 360.583,83.TL maddi zararının fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile en yüksek ticari faizi ile davalı sigorta şirketinden alınarak davacı şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davalı vekili, davaya konu kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili ... Sigorta A.Ş. nezdinde Akkasko- Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile 13/03/2020-13/03/2021 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, araçtaki hasar ile sigortalının beyanlarının uyumsuz olması sebebiyle reddedildiğini, davacının aracında oluştuğunu iddia ettiği hasar bedelinin fahiş olup piyasa şartları ile de örtüşmediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin sigorta bedelini ödeme yükümlülüğünün dava tarihinde muaccel hale geldiğini, dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilebileceğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : Yerel mahkemece verilen karar ile;" sigorta araştırma raporu, çelişkili tanık beyanları, bila tarihli "Görgü Şahidi Beyanı" içeriğine göre ispat külfeti yer değiştirerek ispatın davacı tarafa geçtiği gözetildiğinde iki görgü şahidinin mahkememize hitaben 19.03.2021 tarihli düzenlediği dilekçe samimi bulunmayarak hükme esas alınmadığı , yine davacı tanıklarının beyanlarının mahkememizce samimi bulunmadığı , kaza tespit tutanağı düzenlenme şekline göre davacı iddiasını başkaca somut delillerle ispat edemediğinden davanın reddine" şeklinde karar verilmiştir. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; araç sürücüsünün ... olduğu ve de alkol testi yapıldığını, alkolsüz olduğu, jandarma tarafından kendisine kaza sebebi ile ceza kesildiğini, kazadan sonra ...'ın hastaneye gittiğini, davalı sigorta şirketinin buna rağmen ödeme yapmadığını, sigorta eksperinin orada olması ve kaza fotoğraflarını çekmesi hususunun önemli olduğunu, araç sürücüsünün alkollü olduğunun ispatı davalı tarafa düştüğünü, sigorta vekili bu eksperin bağımsız olduğunu, menfaatinin bulunmadığını beyan etmiş ise de davalı taraftan alınan eksperlerin, bağımsız ve tarafsız olma ihtimalinin bulunmadığını, sigorta şirketi dava dosyasına ne araç sürücüsünün ... olmadığına dair bir delil ne de davacı şirket sahibinin alkollü olduğunda dair bir rapor sunmadıklarını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını beyan etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, Genişletilmiş Kasko Sigorta Sözleşmesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir. Davacı tarafından, davalı sigorta şirketi nezdinde kasko poliçesi ile sigortalanmış olan ... plaka sayılı aracının 18.10.2020 tarihinde dava dışı sürücü ... idaresindeyken meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucu, araçta 360.583,83.TL maddi hasar meydana geldiği, zararının karşılanması hususunda davalıya başvuru yapılmasına rağmen, hasarın beyan ile uyumlu olmaması nedeniyle talebin reddedildiği iddia edilerek, araçta meydana gelen hasar bedelinin davalıdan tahsili talep edilmiş, davalı ise, sigortalı aracın alkollü sürücü tarafından sevki nedeniyle kaza sonrası sürücü değişikliği yapıldığını, araçtaki hasar ile sigortalının beyanının uyumsuz olduğunu, davanın bu nedenle reddi gerektiğini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Mal sigortaları türünden olan kasko sigortasının teminat kapsamını belirleyen KSGŞ A/... maddesine göre; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler ile fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütününün sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Diğer taraftan, poliçe tanzim tarihi ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 1409/.... maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2. fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı, Kasko Poliçesi Genel Şartları'nın A.5. maddesi ve TTK 1446/2 maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat yükü yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığının ispat yükü sigortalıya geçer. Somut olayda, davacıya ait ... plaka sayılı aracın 13-03-2020/2021 tarihlerini kapsar şekilde davalı sigorta şirketi nezdinde düzenlenmiş Kasko Sigorta Poliçe ile teminat atına alındığı, 18/10/2020 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucu araçta maddi hasar oluştuğu, davacı tarafından 20/10/2020 tarihinde sigorta şirketine hasar ihbarında bulunulduğu, davalı tarafından 16/11/2020 tarihinde verilen cevapla, hasarın beyan ile uyumlu olmaması nedeniyle tazminat talebinin reddedildiği, rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın, davalı sigortacı tarafından kanıtlanması gerektiği, davalı tarafından, davacının doğru ihbar mükellefiyetini yerine getirmediğinin, zira, kaza sonrası kolluk görevlileri tarafından tutulan kaza tespit tutanağındaki tespitler, tanık beyanları, sürücü arama kayıtları ile davacının beyanlarının uyuşmadığının, zorunlu bir hal olmaksızın kaza yerinin terk edilerek, bu haliyle sürücünün kimliğinin, alkollü veya ehliyetsiz olduğunun belirlenmesinin önüne geçildiğini savunulduğu, rizikonun, teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiğinin kanıtlanması halinde ispat külfetinin yer değiştireceği, dava konusu kaza nedeniyle düzenlenen 18/10/2020 tarihli kaza tespit tutanağında, kaza saatinin 20.30 olarak belirtildiği ve kaza tespit tutanağında "sürücü olduğunu iddia eden ..." şeklinde ibare bulunduğu, dava dışı ...'ın, sigorta şirketine sunduğu yazıda, kendisinin Aziz ve Fatma Bacı lokanta işletmesinde çalıştığını, olay tarihinde müşteri Murat Gökmen'in kendisinden puro almasını istemesiyle, onun aracını alarak yola çıktığında, karşısına çıkan köpeğe çarpmamak için ani manevra yapması nedeniyle kaza olduğunu belirttiği, hasar araştırma raporuna göre ise, ...'ın GSM kayıtlarına göre, davacının ilk olarak saat 20.25'de ...'ı aradığı, ...'ın aynı saatte davacıya dönüş yaptıktan sonra saat 2026 'da jandarmayı aradığı, saat 22.19 da ise sigortacı Murat isimli kişiden ...'a çağrı geldiği, Hasar dosyasında bulunan "Görgü Şahidi Beyanı" başlıklı belgede;" Ben Konacık mah. Sağlık ocağı civarında oturuyorum. Evime beş metre uzaklıkta 18.10.2020 günü akşam saat:10:10 civarında ... plakalı ... marka araç duvara vurdu, dışarıya baktığımda araçta kadın olduğunu gördüm. Daha sonra ... restoranı yetkilisi geldi. Jandarmayı çağırdı, tutanak tutuldu. Restoran yetkilisi ...'dı." şeklinde tanıklar ... ve ...'ın beyanı ve belge altında imzalarının olduğu, her ne kadar, tutanakta adları geçen iki görgü şahidinin mahkemeye hitaben sundukları dilekçede, daha önceki tutanağı kabul etmediklerini, kaza anını görmediklerini beyan ettikleri, mahkemece tanık sıfatıyla alınan beyanlarında ise tutanak altındaki imzayı kabul etmelerine rağmen içeriğini kabul etmediklerini belirttikleri, araç sürücüsü ...'ın ise, kaza anında yanında ... adında başka bir şahsın olduğu beyan ettiği ve ... tanık olarak verdiği beyanda kazada araç içerisinde olduğunu belirttiği, ancak, mahkemece dinlenen tutanak mümzileri beyanlarında, kaza yerinde ihbarcı ve sürücü olduğunu beyan eden ... dışında kimsenin bulunmadığını beyan ettikleri ve kaza tespit tutanağında da araçta ...'ın yalnız olduğunun belirtildiği, dosya kapsamında yer alan sigorta araştırma raporundaki GSM kayıtlarına göre, kaza saatinde ilk olarak davacının sürücü olduğu iddia edilen ...'ı araması ve onun da ... dakika sonra jandarmayı araması dikkate alındığında, içeriği sonradan inkar edilen görgü şahidi başlıklı belgenin olayın oluşuna uygun olduğu, belgede ...'ın olay yerine sonradan gelip, jandarmayı aradığının belirtildiği, yine ekspertiz raporunda, olay anına ait fotoğraflarda, davacının kaza yerinde bulunduğu, dava dışı ...'ın ise sonradan geldiği, ekspertiz raporundaki inceleme ve değerlendirmelerin, davalı tarafın kazada sürücü değişikli yapıldığı ve sigortalı tarafından ihbar yükümlülüğüne aykırı davranıldığına dair iddialarını ispat için tek başına yeterli olmamakla birlikte, tutanak mümzi beyanları, imzası inkar edilmeyen tutanak başlıklı belge içeriği ile tüm dosya kapsamındaki belgeler dikkate alındığında, ispat külfetinin yer değiştirerek davacı tarafa geçtiği, davacı tanıklarının beyanlarının ise çelişkili olup hükme esas alınamayacağı, gerek sigortalının gerekse sigortacının haklarını kullanırken ve yükümlülüklerini yerine getirirken iyiniyetle hareket etmeleri, rizikonun gerçekleşmesinden sonra doğru ihbar yükümlülüğü altında bulunan sigortalının, bu yükümlülüğüne uygun davranması gerektiği, olay tarihinde geçerli olan KSGŞ'nın A.5.10. maddesinde, "zorunlu haller (tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma vb) hariç olmak üzere bu maddenin 5.4 ve 5.5 nolu bendlerdeki ihlaller nedeniyle, sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza yerinden ayrılma" denilmek suretiyle, maddede ifade olunan haller ile benzer haller dışında olay yerini terkin, zararın teminat dışı olmasına yol açacağı, dolayısıyla, olayın oluş şekli ve mevcut deliller dikkate alındığında, hasarın davacının iddia ettiği zamanda, yerde ve şekilde meydana geldiği, araç sürücüsünün kim olduğu ve alkolsüz olduğu hususunu ispat yükünün davacı sigortalıya geçtiğinin kabulünün gerektiği ve davacı tarafça rizikonun teminat içinde kaldığı hususunun ispat edilemediği anlaşıldığından, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : ...-6100 sayılı HMK'nın 353/...-b-... maddesi gereğince davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,410.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 80,70.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 534,70.TL maktu istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 326/... maddesi gereğince istinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 6-HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından YAPILMASINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, dava değeri göz önüne alınarak 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 19/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır