8. Hukuk Dairesi 2021/12580 E. , 2023/961 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/195 E., 2019/329 K. KARAR : Davanın kısmen kabul, kısmen reddine Taraflar arasındaki tapu kaydının iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama
**8. Hukuk Dairesi 2021/12580 E. , 2023/961 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/195 E., 2019/329 K. KARAR : Davanın kısmen kabul, kısmen reddine Taraflar arasındaki tapu kaydının iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulu ile kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine temsilcisi ve davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; İlk Derece Mahkemesince kimlik tespiti yapılan davalı ... 17.06.2021 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminden feragat ettiğini açıkça, kayıtsız ve şartsız olarak bildirmiştir. Bu durumda, davalının temyiz dilekçesinin feragat sebebiyle reddine karar vermek gerekir. Davacı Hazine temsilcisinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Dava konusu Edirne ili, ... ilçesi, Kırcasalih Köyü 223 ada 20 parsel sayılı taşınmaz kadastro çalışmaları sırasında 114.447,85 metrekare yüzölçümüyle arazi toplulaştırma işlemi sonucu borçlandırma yoluyla davalı adına tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde, davalı ... adına tapuda kayıtlı olan ve Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/38 D.İş sayılı tesbit dosyasındaki 20.10.2009 tarihli bilirkişi raporunda (A) ile işaretli 45574,01 metrekare yüzölçümlü taşınmaz bölümünün üzerinin orman bitki örtüsü ile kaplı, özel mülkiyete konu olmayacak dere yatağı olduğunu açıklayarak, bu bölüme ilişkin tapunun iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tesciline veya dere yatağı olarak tescil harici bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 30.03.2010 tarihli ve 2009/542 Esas, 2010/253 Karar sayılı kararı ile taşınmazın tapu kaydının 3083 sayılı Kanun Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu (3083 sayılı Kanun) hükümlerine göre arazi toplulaştırması sonucu idari kararla oluştuğu, idarece yapılan veya yaptırılan toplulaştırma işlemi idari yargı yerinde açılacak bir dava ile iptal ettirilebileceğinden idari yargının görevine girdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 29.11.2010 tarihli ve 2010/12202 Esas, 2010/14785 Karar sayılı kararı ile, "Hazine tarafından açılan davanın, 3083 sayılı Kanun uygulamasının iptaline ilişkin olmayıp, kadastro ve toplulaştırma işlemi öncesi mülkiyet hakkına dayanılarak davalı adına yolsuz olarak oluşturulan sicilin iptali ilişkin olduğu ve bu tür davalara bakma görevinin adli yargıya ait olduğu, davanın esası hakkında inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 15.09.2011 tarihli ve 2011/228 Esas, 2011/247 Karar sayılı ilamı ile, bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen dava konusu bölümün ... olduğu, 1959 tarihli memleket haritasında kısmen orman, kısmen boşluk olarak gözüktüğü, ... olan kısmında 590 adet çeşitli çap ve boyda yakacak vasfında ..., gürgen, akçaağaç, karaağaç cinsinde ağaçların bulunduğu, buna göre taşınmazın ... (dere yatağı) olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve 20.10.2009 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 45.574,01 metrekarelik alanın tapusunun iptali ile dere yatağı olarak tescil harici bırakılmasına karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekâlet ücreti yönünden, davalı ... ise esasa ilişkin olarak temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 24.04.2014 tarihli ve 2013/2350 Esas, 2014/4963 Karar sayılı kararı ile, “mahkemece çekişmeli yerle ilgili 2004 yılında yapılan arazi toplulaştırma ve borçlandırma yoluyla yapılan arazi dağıtımı işlemlerine ilişkin tüm belgeler ile dava konusu taşınmazın toplulaştırma öncesi kadastro paftası, komşu parsellere ait kadastro tutanakları ve dayanak belgelerinin getirtilerek keşifte uygulanması, davalıya bu yerin ne şekilde tahsis edildiği, başka yerdeki arazisine karşılık olarak mı, yoksa bedel alınarak mı verildiğinin sorulması ve yeniden keşfe çıkılarak gerekli orman ve zilyetlik araştırmalarının yapılarak sonucuna göre kararı verilmesi gerektiği” gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. D. İlk Derece Mahkemesince İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın, arazi toplulaştırma işlemi sonucu davalı adına tescil edilen taşınmaza ait tapu kaydının mülkiyet iddiasına dayalı olarak iptali ve tescili isteğine ilişkin olduğu, bugüne kadar orman kadastro çalışmalarının yapılmadığı, alınan bilirkişi raporlarına göre dava konusu taşınmazın 1939 ve 1950 tarihli hava fotoğrafları ile 1954 yılında bütünlemesi yapılmış memleket haritasında dere yatağı olup orman sayılan yer içinde kaldığı, 223 ada 20 parselin bitişiğinin de devlet ormanı olarak kayıtlı bulunduğu, parsele doğudan komşu 6597 prselin de mahkeme kararı ile orman olarak Hazine adına tescil edildiği, buna göre dava konusu yerin de orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 223 ada 20 parsel sayılı taşınmazın 03.12.2018 tarihli teknik krokide yeşil renkle taralı 36.012,59 metrekarelik alanın orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine temsilcisi ve davalı temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı Hazine temsilcisi temyiz dilekçesinde, Yargıtay bozma kararına aykırı olarak düzenlenen, gerekçesiz ve denetime imkan vermeyen bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, çekişmeli taşınmazın orman vasfı taşıyan bölümünün eksik tespit edildiğini, ancak davaya konu edilen 45.574,01 metrekarelik bölümün tamamının orman ve dere yatağı vasfı taşıdığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mülkiyet hakkına dayanılarak açılan tapu kaydının iptali ve tescil davasında verilen kararın usul ve kanuna uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 14 ve 17 nci maddeleri. 3. Değerlendirme Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelemesinde; İlk Derece Mahkemesince, çekişmeli 223 ada 20 parsel sayılı taşınmazın 03.12.2018 tarihli teknik krokide yeşil renkle taralı 36.012,59 metrekarelik bölümünün orman niteliği taşıdığı ve özel mülkiyete konu olamayacağı gerekçesiyle orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Bilindiği üzere orman sayılmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen araziden, masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilen taşınmaz mallar 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddedeki şartlar mevcut ise imar ve ihya edenler veya halefleri adına, aksi takdirde Hazine adına tespit edilir. Somut olayda, getirtilen tutanak ve haritalardan, taşınmazın bulunduğu yerde bugüne kadar orman kadastro çalışmalarının yapılmadığı anlaşılmıştır. Uzman orman bilirkişi kurulunun eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritalarına dayalı olarak yöntemine uygun şekilde yaptığı inceleme ve araştırmada taşınmazın 09.06.2017 havale tarihli bozma sonrası ilk orman raporunda dava konusu taşınmazın 1959 tarihli memleket haritasında kısmen orman kısmen boşluk olarak bulunduğu, amenajman haritasında bir bölümünün (Z) rumuzlu, kalan kısmın yeşil boyalı ağaçlık olduğu, 1950 tarihli hava fotoğrafında ise bir kısmın boşluk, kalan kısmın orman olarak gözüktüğü; incelenen eski tarihli belgelerden çekişmeli taşınmazın (A) harfi ile 45.574,01 metrekarelik bölümünün orman olması gereken yerlerden olduğu bildirilmiş; dosya arasında yer alan 10.04.2018 tarihli fen bilirkişi A. Zeki Taylan'ın sunmuş olduğu teknik krokideki renkli hava fotoğrafından da taşınmazın (A) ile gösterilen 45.704,01 metrekarelik bölümünün eylemli olarak orman vasfında olduğu tespit edilmiştir. Hal böyle olunca, davacı Hazine'nin talep ettiği dava konusu taşınmazın 09.06.2017 tarihli teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 45.574,01 metrekarelik bölümünün orman vasfında olduğu sabit olmasına ve bu bölüm yönünden davanın kabulü ile çekişmeli taşınmaz bölümünün orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi gerekirken, infaza elverişli olmayan 25.03.2019 tarihli fen bilirkişi Yusuf Yavaş'ın tanzim ettiği teknik krokide (C) harfi ile belirtilen 36.012,59 metrekarelik bölüm yönünden davanın kabul edilerek orman sınırlarının daraltılması usul ve kanuna aykırı olup İlk derece Mahkemesi kararının bu nedenle bozulması gerekir. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle; A. Davalı ...'ın Temyizi Yönünden Davalının temyiz dilekçesinin feragat nedeniyle REDDİNE, B. Davacı Hazine Vekilinin Temyizi Yönünden Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.