12. Ceza Dairesi 2021/3316 E. , 2024/8099 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/863 E., 2016/670 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel M
**12. Ceza Dairesi 2021/3316 E. , 2024/8099 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/863 E., 2016/670 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 53/6 maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanığın azami hadden cezalandırılıp,lehine olan hükümlerin uygulanmaması gerektiğine r'sen gözetilecek hususlara ilişkindir. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; Soruşturma aşamasında ve yargılama aşamasında trafik bilirkişileri tarafından düzenlenen raporlarda ve Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda belirtildiği üzere, müvekkilinin tali kusurlu olduğu, ölenin asli kusurlu olduğunun belirlendiğine, kazanın yayanın birden yola çıkması sebebiyle oluştuğuna buna rağmen müvekkilinin teşdiden cezalandırılmasının yerinde olmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 11/06/2015 günü saat 14:10 sıralarında meskun mahalde, gündüz vakti, sanık sürücünün sevk ve idaresindeki minibüs ile genişliği 6 metre olan iki yönlü düz ve eğimsiz caddede seyir halindeyken karşı yönden gelen minübüsten inip indiği aracın arka kısmından yola girerek karşıdan karşıya geçmeye çalışan ...'na yolun bitimine 1,5 metre kala aracın ön kaput ve cam kısımları ile çarpması sonucu öldüğü, kaza tespit tutanağı, soruşturma ve yargılama aşamasında trafik bilirkişileri tarafından düzenlenen raporlarda ve Ankara Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda belirtildiği üzere, sanığın görüşe açık düz yolda gündüz vaktindeki seyrini yola gereken dikkatini vermeden ve mahal şartlarına uygun olmayan hızla sürdürmesiyle, karşı yönden gelip duran minibüsten inenlere karşı dikkatli olmadan olay yeri 9. sokak kavşağını geçişi sırasında, indiği bu minibüsün arkasından karşıya geçmek için yakın mesafeden kontrolsüzce seyir yoluna giren yayaya çarpması nedeniyle tali kusurlu olduğu, böylece sanığın taksirle öldürme suçunu işlediği anlaşılmakla mahkumiyetine hükmedilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR 5237 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin altıncı fıkrasında, belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceği, belirtilen kanuni sınırlar içerisinde ne kadar süre ile sürücü belgesinin geri alınacağı hususu hakimin takdirinde bulunduğundan, tebliğnamede bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Hatay 7. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2024 tarihinde karar verildi.