T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/839 - 2026/313 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/839 KARAR NO : 2026/313 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28.05.2024 NUMARASI : 2024/78 Esas 2024/568 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 25.02.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 03.03.2026 İlk Derece Mahkemesince verilen k…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/839 - 2026/313 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/839 KARAR NO : 2026/313 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28.05.2024 NUMARASI : 2024/78 Esas 2024/568 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 25.02.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 03.03.2026 İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 26.10.2022 tarihinde davacı tarafından zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı davalıya ait iş makinesi ile dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, düzenlenen kaza tespit tutanağı ile davalıya ait iş makinası sürücüsü ...’ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 57/B-7 maddesi ihlal ettiği ve iş makinası kullanımı için yeterli sürücü belgesine sahip olmadığının saptandığını, mevcut olay sebebiyle meydana gelen zarar için 29.09.2023 tarihinde 28.627,78-TL ödeme yapıldığını, buna ek olarak 1.034,20-TL KDV tevkifatı ve 2.068,40-TL stopaj ödendiğini, davalıya ait aracın sürücüsünün iş makinesi kullanmak için yeterli sürücü belgesine sahip olmadığını, bu nedenle ZMSS Poliçesi genel şartları uyarınca davacının ödediği tazminattan dolayı sigortalısına rücu hakkına haiz olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 31.730,38-TL’nin ödeme tarihi olan 29.11.2022’den itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, kaza tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresi dolduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, ... plakalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın gerçekleşmesinde asli ve tam kusurlu olduğunu, kusur durumun tespit edilmesi ardından davacının hasarının hesaplanması yoluna gidilmesi gerektiğini, davacı tarafın davalının muayene hakkını elinden aldığını ve iskonto uygulaması olmak üzere zararı azaltıcı önlemleri almasını engellediğini, hasarla beraber KDV isteminin haksız olduğunu, söz konusu aracın davalı tarafından şoförsüz olarak ... Belediyesine kiralandığını, davanın söz konusu şirketlere ihbarı gerektiğini, aracını kullandığı iddia edilen ... davalı şirkette çalışmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; kazaya karışan iş makinasının işleteninin ihale alımına taraf davalı yüklenici şirket olduğundan KTK'nın 95. madde ve Sigorta Genel Şartları uyarınca, ehliyetsiz sürücü tarafından kullanılan sigortalı aracın yaptığı kaza nedeni ile zarar gören üçüncü kişiye ödenen zarar nedeniyle maddi tazminat bedelinin davacı sigorta şirketince sigortalısına rücu edilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, kaza tarihinde sürücünün iş makinasının kullanması için gerekli olan G sınıfı ehliyeti bulunmadığı, KTK'nın 95. maddesi ve sigorta genel şartları uyarınca, ehliyetsiz sürücü tarafından kullanılan sigortalı aracın yaptığı kaza nedeni ile zarar gören üçüncü kişiye ödenen zarar nedeniyle maddi tazminat bedelinin davacı sigorta şirketince sigortalısına rücu edildiği, davalıya ait iş makinesi için 28.05.2022 ve 28.05.2023 tarihlerini kapsayan ZMSS poliçesi tanzim edildiği, ilgili aracın maddi hasarlı trafik kazasına karıştığı söz konusu trafik kazasında 26.10.2022 tarihi saat 11:20 sıralarında davalı ... sevk ve idaresindeki *********** plaka sayılı iş makinesi ile dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın sağ yan kısımlarına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kazanın ardından emniyet ekipleri tarafından tanzim edilen kaza tespit tutanağında davalı sürücü ...’ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 57/B-7 maddesi ihlal ettiğinin tespit edildiği, kaza tespit tutanağında iş makinası kullanımı için yeterli sürücü belgesine sahip olmadığının saptandığı, dava dışı sürücü ...'ın sürücü belgesi ile ilgili Trafik Şubeye yazılan müzekkere cevabı ile ilgili iş makinası kullanımı için gerekli G sınıfı sürücü ehliyetinin mevcut olmadığından rücu şartlarının oluştuğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, 31.730,38TL'nin ödeme tarihi olan 29.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; aracın işletenin davalı değil aracı uzun süreli kiralayan ... Belediyesi olduğunu, ilk derece mahkemesince husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, delil olarak sunulmasına rağmen ... Belediyesi'ne müzekkere yazılarak ihale sözleşmesinin aslının istenmediğini, ihale sözleşmesi incelenmeden karar verildiğini, kazaya karışan *********** plakalı iş makinesinin plaka sahibinin davalı olmasına rağmen uzun süreli kiralayan ... Belediyesi olduğunu, 28.05.2020 tarihli ihale sözleşmesinin 3 yıl süreyle 63 adet muhtelif iş makinesi ve araçların kiralanmasına ilişkin olduğunu, işleten sıfatı uzun süreli kiralamalarda malikte değil kiralayanda olduğunu, kaza tarihinde sözleşmenin halen ayakta ve geçerli olduğu, kazaya karışan iş makinesinin ihbar olunan ... Belediyesi tarafından işletilmeye devam edildiğini, araç üzerinde fiili hakimiyetin ihbar olunan ... Belediyesi'nde olduğu, davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, davacının sunduğu eksper raporunda ihbar olunan ...'ın ehliyetinin yeterli olduğunun tespit edildiğini, eksik olduğu iddia edilen ehliyet şartı sigorta şirketince tam araştırılmadan ödeme yapılmasından davalı şirketin sorumlu tutulması beklenemeyeceğini, ilk derece mahkemesince herhangi bir değerlendirme ya da bilirkişi raporu alınmadan hüküm yoluna gidildiğini belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava trafik kazası nedeniyle ZMMS poliçesi kapsamında davacının zarar gören üçüncü kişiye yapmış olduğu ödemenin yetersiz sürücü belgesi ile araç kullanılması hukuki nedenine dayalı olarak sigortalı davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı sigorta şirketi tarafından davalıya ait aracın 28.05.2022-2023 tarihlerini kapsayan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesinin düzenlendiği, sigortalının davalı ... Harfiyat Nakliyat Tic. San. Ltd Şti. olduğu anlaşılmıştır. 2918 sayılı KTK'nun 95. maddesi gereğince sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir. Davacı sigorta şirketi ile davalı arasındaki ilişki sigorta sözleşmesinden kaynaklanan bir ilişki olup sözleşme ayakta durduğu sürece hüküm ifade eder. Taraflar arasında düzenlenen sigorta sözleşmesi gereğince zarar gören üçüncü kişinin zararının ödeyen sigorta şirketi sözleşmenin tarafı olan sigortalıya karşı sözleşme hükümlerine aykırılık nedeniyle poliçenin eki niteliğindeki Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4 maddesinde belirtilen şartların varlığı halinde rücu edebilir. Buna göre; sözleşme ilişkisinden kaynaklanan rücu hakkının sigortacı tarafından sigorta sözleşmesinin tarafı yani akidi olan sigortalıya karşı ileri sürebileceğinden davacı sigorta şirketi, söz konusu davayı ancak kendisi ile sözleşme yapan kişiye karşı açabilir. Taraflar arasında düzenlenen zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinde davalı ... Harfiyat Nakliyat Tic. San. Ltd Şti.nin sigortalı olarak sözleşmenin tarafı olduğu, dava konusu kaza tarihi itibarı ile davacı ile davalı arasındaki sözleşme ilişkisinin halen devam etmekte olduğu anlaşılmakla davalı şirket vekilinin husumete yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Davalı vekilinin diğer istinaf sebeplerinin incelenmesinde; Poliçe düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4. maddesinde; “Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı düzenlenmiş “Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir. Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir: a-) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise, b-) Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali sonucunda meydana gelmiş ise, c-) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar, ç-) Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise, d-) Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1 maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa, e-) Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse, f-) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde, Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez.” Şeklinde düzenleme yapılmıştır. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mal Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4-c fıkrasında, tazminatı gerektiren olayın, aracın Karayolları Trafik Kanunu hükümlerin göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan kimseler tarafından sevk edilmesi sonucunda meydana gelmesi halinde, sigortacının işletene kusur oranında rücu edebileceği belirtilmiştir. ZMSS Poliçesi Genel Şartlarının " Tazminatın azaltılması veya kaldırılmasın sonucunu doğuran haller" başlıklı 4/c maddesinde tazminatı gerektiren olayın, aracın Karayolları Trafik Kanunu'na göre gereken ehliyetnameye haiz olmayan kimseler tarafından sevk edilmesi sonucunda vukuya gelmiş ise, sigortacının bu hususu zarar görenlere karşı ileri süremeyeceği ve fakat ödemede bulunduktan sonra tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebileceği hükme bağlanmış bulunmaktadır. Rücu davaları, gerçek zararının giderilmesi amacına yönelik olup, zenginleşmeye bir vesile teşkil etmemelidir. Dolayısıyla zarar sorumlusundan halefiyet ilkelerine dayalı olarak talepte bulunan davacı da ödediği meblağın tamamını değil ancak zarar görenin uğradığı gerçek zararı, zarar sorumlusu bulunanlardan isteyebilir. Dava konusu olayda, davacı zorunlu mali sorumluluk sigortacısı zarar gören kişiye ödenen tazminatın davalı sigortalısından rücuen tahsilini talep etmiş, mahkemece zarar gören kişinin gerçek zararı ve bu zararın ne kadarlık kısmının rücuya konu edilebileceği belirlenmeden davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacının rücu hakkı kapsamının belirlenmesi bakımından, sigorta şirketi ödediği değil, ödemesi gereken gerçek zarar miktarını sigortalısından rücuen talep edebileceğinden sigorta şirketinin ödeme yaptığı üçüncü kişinin aracının zarar görüp görmediği, bu zarar nedeniyle değer kaybına uğrayıp uğramadığının doğru biçimde tespit edilmesi gerekir. Somut olayda, rücu istemine konu alacağın Sigorta Tahkim Komisyonunun 13.01.2023 tarihli ve 2023/8622 E. sayılı başvurusu kapsamında sigortalı iş makinesinin karıştığı trafik kazası sonucunda dava dışı üçüncü kişiye ait araçta oluşan değer kaybı alacağına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, gerçek zararın tespiti yönünden mahkemece olayın oluşumundaki tarafların kusur durumu ile kazaya karışan dava dışı üçüncü kişiye ait araçta oluşan hasar nedeniyle üçüncü kişinin değer kaybı zararına uğrayıp uğramayacağın alanında uzman bilirkişi marifetiyle tespit edilmesi zorunlu olup, davalının sorumluluğunun tespiti konusunda yapılan araştırma eksiktir. Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamaz. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesi tarafından dosyanın kusur ve araç hasarı alanında uzman bilirkişiye tevdi edilerek, dava dışı üçüncü kişiye ait markası, modeli, yaşı ve kaza ile uyumlu hasar durumu birlikte irdelenmek suretiyle araçtaki hasarlanan parçaların tek tek belirtilmek ve kaza ile uyumlu olduğu da teyit edilmek sureti ile aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı tespit edilerek, aracın tamirinin ekonomik olması durumunda araçta oluşan değer kaybı bedelinin fotoğraflar, kaza tespit tutanağı, faturalar sigorta ekspertiz dosyası ve tüm belgeler incelenerek, aracın modeli, yaşı, hasarın ağırlığı, boyanmış olan yerler ve hasarlı bölgelerin özelliği nazara alınıp, aracın kaza tarihindeki kaza öncesi ikinci el piyasa rayiç değeri ile tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri değeri ayrı ayrı tespit edilip, her iki değer arasındaki fark üzerinden hesaplanan değer kaybı bedeli ile olayın oluşumunda tarafların yüzdelik oranda mevcut kusur durumu gösterir açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli rapor alınarak, varsa rapora yönelik itirazlarda giderilip, rücu koşullarının oluşup oluşmadığı gözetilmek suretiyle davacı tarafından yapılan ödeme miktarını geçmeyecek şekilde rücuya konu gerçek zarar belirlenip, oluşacak sonuca göre usuli kazanılmış haklar da dikkate alınarak, infaza elverişli şekilde karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, 3-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 5-Ankara 7. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/38003 sayılı dosyasına yatırılan 84.750,00 TL bedelli Teminat Mektubunun talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 25.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.