6. Hukuk Dairesi 2012/13547 E. , 2012/15243 K. MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması-tahliye İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira alacağının tahsili ve kiralananın tahliyesi amacıyla yapılan takibe vaki itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece it…
**6. Hukuk Dairesi 2012/13547 E. , 2012/15243 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması-tahliye İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira alacağının tahsili ve kiralananın tahliyesi amacıyla yapılan takibe vaki itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece itirazın kısmen kaldırılmasına, kiralananın tahliyesine karar verilmiş, karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, dava dilekçesinde davalı ...'nın kiracı, davalı ...'nın müteselsil kefil olduğunu, davalıların 2011 yılı Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık ayları kiralarını ödemediğini, sözleşme gereğince dönem sonuna kadar kiraların muaccel olması nedeniyle davalılar hakkında icra takibinde bulunduğunu, davalıların haksız olarak takibe itiraz ettiğini, ödeme emrinin tebliğinden sonra kısmi ödemede bulunduklarını ve buna göre takibe konu Eylül ayı kirasının tamamının, Kasım ve Aralık ayı kiralarının da kısmen ödendiğini belirterek, muaccel hale gelen 10 aylık (2012 yılı 25.10.2012 ye kadar) kira bedeli 8.470 TL, ödenmeyen 770 TL Ekim ayı kirası ve eksik ödenen 2011 yılı Kasım ve Aralık ayları farkı 195.50 TL olmak üzere toplam 9.435,50 üzerinden davalıların yapmış olduğu itirazın kaldırılmasına, davalıların %40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ve temerrüt nedeniyle tahliyeye karar verilmesini istemiştir. Davalı borçlular Ümraniye 3.İcra Müdürlüğünün 2012/3366 esas sayılı dosyasında ödeme emrinin tebliği üzerine yasal süresi içerisinde kira borcunun olmadığını, takibe konu aylara ilişkin kira parasının ödendiğini belirterek borca itiraz ederek, ödeme dekontlarını dosyaya ibraz etmişlerdir. Takibin ve davanın dayanağı durumundaki 25.10.2009 başlangıç tarihli ve belirsiz süreli kira sözleşmesi hususunda taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Böyle bir sözleşmeye konulan kefaletin, dava ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 818 Sayılı B.K.nun 484.maddesine göre geçerli olup olmadığının tesbiti gerekmektedir. Anılan maddeye göre kefalet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı şekilde olması ve muayyen bir miktarı içermesi zorunludur. Taraflar arasındaki kira sözleşmesinde kararlaştırılan aylık kira miktarı muayyen ise de kira sözleşmesinin belirsiz süreli olması nedeniyle, kefilin sorumlu olduğu miktar ve süre belirli olmadığından kefaletin belirli bir miktarı içerdiği kabul edilemez. Bu nedenle geçerli bir kefalet sözleşmesi bulunmadığından, kefil yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kısmen kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Davalı kiracının temyiz itirazlarına gelince, taraflar arasındaki kira sözleşmesinde her ne kadar kira parasının süresinde ödenmemesi halinde dönem sonuna kadar kira paralarının muaccel olacağı kararlaştırılmış ise de, kira sözleşmesinin belirsiz süreli olması nedeniyle muacceliyet şartı geçerli olmadığından takip tarihi itibariyle muaccel hale gelmeyen kira paraları yönünden de itirazın kaldırılmasına karar verilmesi, davalı kira paralarını ödediğini belirterek borca itiraz etmiş olmasına ve ödeme dekontlarını sunmasına göre banka kayıtlarının getirtilip ödeme iddiasının değerlendirilerek vadesinde ödenmeyen aylara ilişkin olarak temerrüdün gerçekleşip gerçekleşmediği tartışılarak sonucu dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Kabule göre de; davacı tarafından bir kısım ödemeler dava dilekçesinde kabul edilerek, takipte talep edilen miktarın bir kısmı üzerinden itirazın kaldırılması talep edilmiş olmasına rağmen, talep aşarak takibin asıl alacak üzerinden devamına karar verilmesi de isabetli görülmemiştir. Karar bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 21.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.