11. Hukuk Dairesi 2021/7295 E. , 2022/9587 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 26.03.2021 tarih ve 2020/339 E. - 2021/228 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 27.12.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. …
**11. Hukuk Dairesi 2021/7295 E. , 2022/9587 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 26.03.2021 tarih ve 2020/339 E. - 2021/228 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 27.12.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinden yüksek faiz getireceği ve istendiği an geri ödeneceği garantisi ile 03.03.1998 tarihli “Yimpaş Gıda Sanayii ve Ticaret Anonim Şirketi Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi” başlıklı belge karşılığında 48.125 DM tahsil edildiğini, daha sonra müvekkiline bu paranın geri ödenmesinin mümkün olmadığının bildirildiğini, hisse satışına arıcılık eden kişinin şirketi temsil yetkisinin bulunmadığını, davalıların Bankacılık Kanunu'na muhalefet edip mevduat topladığını, Sermaye Piyasası Kanununa aykırı olarak aracılık faaliyetinde bulunup hisse senetlerini halka arz ettiklerini, bu konuda SPK raporları bulunduğu gibi davalı yöneticiler hakkında verilen mahkumiyet kararının kesinleştiğini, şirket defterlerinin de usulüne uygun tutulmadığını ve bu konuda da yöneticiler hakkında mahkumiyet kararı verilip kesinleştiğini, davalı yönetim kurulu başkanı ...’ın TTK’nın 336. maddesi uyarınca sorumlu olduğunu, ileri sürerek müvekkilinin davalı şirketlerle geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitini, mevzuata aykırı yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğünü, 48.125 DM karşılığı 44.289 TL'nın en yüksek ticari faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davacının müvekkili şirketlerden Yimpaş Gıda San. ve Tic. A.Ş.’nin 125 adet hisse ile geçerli ortağı olduğunu, bu hisseleri önceki ortaktan devraldığını, müvekkilinin kimseye kâr taahhüt etmediğini, anonim şirket ortaklarının koyduğu sermayeyi geri isteyemeyecekleri gibi şirketlerin de kendi hissesini temellük sonucunu doğuracak işlem yapamayacağını, iradeyi bozan sebeplere dayanılarak açılan davaların engelin kalkmasından itibaren derhal ve en geç işlem tarihinden itibaren bir yıl açılması gerekirken bu sürenin geçtiğini, zamanaşımının gerçekleştiğini, müvekkili ...’a husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında akdedilen ve davalı şirketin unvanının da antette basılı olduğu sözleşme gereği davacıya hisse devredildiği, davacının 125 adet hisse senedini sözleşmeden kaynaklı olarak şeklen iktisap ettiği, toplamda ise davalı şirkete 48.125 DM ödeme yaptığı, yapılan ödeme meblağı ile alakalı olarak davalı tarafın herhangi bir itirazının bulunmadığı, davalı şirket ve yetkililerinin, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden “hisse devir kabul sözleşmesi” ve “hisse senedi talep formu” adlı belgeler ile yüksek kar ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile gerçek kişilerin iradesini fesada uğrattığı, bu gerçek kişiler kendilerini davalı şirkete ortak zannetseler de taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığı, davalıların para toplama eyleminin hukuka aykırılık taşıdığı, haksız fiil kapsamında değerlendirildiği, davalılardan ...’ın davalı şirketin, davalı şirketin belirtilen faaliyeti kapsamında para toplama eylemini esasen yönlendiren kişilerin başında geldiği, vaki haksız fiilden kaynaklı olarak davalı şirket ile müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğu, zamanaşımı süresinin başlangıç tarihi olarak taraflar arasındaki sözleşmenin tarihinin esas alınması halinde hakkaniyet olgusundan uzaklaşılacağı, işbu dosya ile beraber emsal mahiyetteki dosyalarda, davacıların davanın açıldığı tarihe kadar taraflar arasındaki ortaklık ilişkisinin sahih bir ilişki olduğu kanaatinde oldukları, zamanaşımı itirazının kabul görmediği, 7194 sayılı Kanunla eklenen geçici 4. maddede belirtilen “pay sahibi sayısı nedeniyle payları halka arz olmuş sayılan ve payları borsada işlem gören anonim ortaklıklar” ibaresi dikkate alındığından SPK yazı cevabından davalı şirketlerin pay sahibi sayısı nedeniyle payları halka arz olunmuş sayılan halka açık ortaklık statüsünde olmakla birlikte söz konusu şirketlerin paylarının borsada işlem görmediği, davalı şirketlerin kanunun kapsamına girmediği, yasa hükmünün dava konusu uyuşmazlıkta uygulanamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, taraflar arasındaki ortaklık ilişkisinin ve kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğünün tespitine, 48.125 DM karşılığı 44.013,42 TL nin dava tarihinden itibaren işleycek yasal faizi ile davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, Dairemizin 10.06.2016 tarih ve 2016/4714 Esas- 2016/6438 Karar sayılı ilamında davalıların ödenen bedelden sorumlu olduğu kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin belirtilmesine, mahkemece bozma ilamına uyulmakla bu hususun davacı yararına usuli kazanılmış hak teşkil etmesine göre, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2.254,93 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 28.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.