Başvuru, Boğaziçi Öngörünüm Bölgesi Uygulama İmar Planında yeşil alan statüsünde kalan taşınmaz üzerinde tasarruf yetkisinin sınırlanmış olması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, Boğaziçi Öngörünüm Bölgesi Uygulama İmar Planında "yeşil alan" statüsünde kalan taşınmaz üzerinde tasarruf yetkisinin sınırlanmış olması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 9/5/2014 tarihinde yapılmıştır. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Bakanlık görüşü, başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucular İsmet Yavuz ve Nimet Yavuz 1960 doğumlu olup İstanbul ili Beşiktaş ilçesinde; Kıymet Yavuz, Bülent Yavuz ve Ayişe Yavuz ise sırasıyla 1964, 1966 ve 1938 doğumlu olup Berlin'de (Almanya) ikamet etmektedirler. Başvuruculara ait İstanbul Boğaziçi alanında kain taşınmaz 22/7/1983 tasdik tarihli öngörünüm bölgesi 1/1000 ölçekli imar uygulama planında kısmen konut alanında kısmen de yolda kalmaktadır. Ayrıca anılan taşınmaz üzerinde ikinci grup tescilli korunması gereken kültür varlığı mevcuttur. Başvurucular 30/7/2011 tarihinde İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinde kamulaştırmasız el atmadan dolayı 000 TL'nin yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle tazminat davası açmışlardır. Söz konusu davada başvurucular, taşınmazın üzerindeki kültür varlığının yıkılmış olması nedeniyle 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun geçici maddesi uyarınca hukuken "yeşil alan" statüsünde bulunduğunu ileri sürmüşlerdir. İlk Derece Mahkemesi 7/2/2013 tarihli kararla davayı reddetmiştir. Kararın gerekçesinde, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15/12/2000 tarihli kararına atıfla imar planlarında park ve yeşil alan olarak ayrılan yerlere el atılmamış olsa bile bedelinin ödenmesi gerektiği ifade edilmiştir. Gerekçenin devamında, somut olayda sahil şeridi ve öngörünüm bölgesinde bulunan taşınmazın konut alanı olarak ayrıldığı tespiti yapıldıktan sonra 2960 sayılı Kanun'un, 22/7/1983 tasdik tarihli öngörünüm bölgesi 1/1000 ölçekli imar uygulama planında konut alanı olarak ayrılan taşınmazlarda henüz yapı yapılmamış olması durumunda "yeşil alan" statüsünün uygulanacağını öngören geçici maddesi ile yeşil alan sayılan yerlerde mahalli mahsullerin yetiştirilmeye devam edilebileceğini düzenleyen maddesi hatırlatılmış ve sonuç itibarıyla taşınmaza fiilen el atılmadığı belirtilerek tazminat isteminin reddedildiği ifade edilmiştir. Mahkeme kararında, taşınmazın üzerinde ikinci grup tescilli korunması gereken kültür varlığının bulunmasının taşınmazın niteliğini etkileyip etkilemeyeceği hususunda herhangi bir tartışmaya yer verilmemiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, Yargıtay Hukuk Dairesinin 24/2/2014 tarihli kararıyla onanmıştır. Anılan karar, 9/4/2104 tarihinde başvuruculara tebliğ edilmiştir. Başvurucu 9/5/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. A. İlgili Mevzuat 2960 sayılı Kanun'un maddesi şöyledir: “Tanımlar :Madde 2 – Bu Kanunda kullanılan bazı terimlerin tanımları aşağıda gösterilmiştir.a) Boğaziçi Alanı; Boğaziçi kıyı ve sahil şeridinden, öngörünüm bölgesinden, geri görünüm bölgesinden ve etkilenme bölgelerinden oluşan ve sınırları ve koordinatları bu Kanuna ekli krokide işaretli ve 22/7/1983 onay tarihli nazım planda gösterilen alandır.b) Boğaziçi sahil şeridi; Boğaziçi kıyı kenar çizgisi ile 22/7/1983 tarihli 1/5000 ölçekli nazım planında gösterilen hat arasında kalan bölgedir.c) Öngörünüm bölgesi; Boğaziçi sahil şeridine bitişik olan ve 22/7/1983 tarihli 1/1000 ölçekli imar uygulama planında gösterilen bölgedir.d) Geri görünüm bölgesi; öngörünüm bölgesine bitişik olan ve 22/7/1983 tarihli 1/5000 ölçekli nazım planında gösterilen coğrafi bölgedir.e) Etkilenme bölgesi; öngörünüm ve geri görünüm bölgeleri dışında 22/7/1983 tarihli ve 1/5000 ölçekli nazım planında gösterilen ve Boğaziçi sahil şeridi, öngörünüm ve geri görünüm bölgelerinden etkilenen bölgedir.” 2960 sayılı Kanunu’nun maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir: “Yeşil alan sayılan yerlerde mahalli mahsullerin yetiştirilmesine devam edilir.” 2960 sayılı Kanunu’nun geçici maddesi şöyledir: “Boğaziçi kıyı, sahil şeridi ve öngörünüm bölgelerinde 22/7/1983 tasdik tarihli 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli imar uygulama planları ile konut kullanımına ayrılmış, ancak yapı yapılmamış olan yerlerde yeşil alan statüsü uygulanır.” 21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun maddesinin ilgili bölümü şöyledir: “Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları şunlardır: a) Korunması gerekli tabiat varlıkları ile 19 uncu yüzyıl sonuna kadar yapılmış taşınmazlar, b) Belirlenen tarihten sonra yapılmış olup önem ve özellikleri bakımından Kültür ve Turizm Bakanlığınca korunmalarında gerek görülen taşınmazlar, c) Sit alanı içinde bulunan taşınmaz kültür varlıkları, ...” 2863 sayılı Kanun'un maddesinin ilgili bölümü şöyledir: “(Değişik birinci fıkra : 26/5/2004-5177/26 md.) Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının ve doğal sit alanlarının tespiti, Kültür ve Turizm Bakanlığının koordinatörlüğünde ilgili ve faaliyetleri etkilenen kurum ve kuruluşların görüşü alınarak yapılır. Yapılacak tespitlerde, kültür ve tabiat varlıklarının tarih, sanat, bölge ve diğer özellikleri dikkate alınır. Devletin imkanları gözönünde tutularak, örnek durumda olan ve ait olduğu devrin özelliklerini yansıtan yeteri kadar eser, korunması gerekli kültür varlığı olarak belirlenir. Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile ilgili yapılan tespitler koruma bölge kurulu kararı ile tescil olunur.” Koruma Yüksek Kurulunun 5/11/1999 tarihli ve 660 sayılı "Taşınmaz Kültür Varlıklarının Gruplandırılması, Bakım ve Onarımları" konulu İlke Kararı'nın ilgili bölümü şöyledir:"3) Yeniden Yapma (Rekonstrüksiyon) Korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilen ve tescil edilmesine ilişkin gerekli özellikleri taşımasına rağmen elde olmayan sebeplerle tescili yapılmamış ve/veya herhangi bir nedenle yitirilmiş olan yapının, gerek kültür varlığı niteliği, gerekse kültürel çevreye olan tarihsel katkıları açısından, eldeki mevcut belgelerden (yapı kalıntısı, rölöve, fotoğraf, her türlü özgün yazılı-sözlü, görsel arşiv belgesi vb.) yararlanmak suretiyle kendi parsellerinde daha önce bulunduğu yapı oturum alanında, eski cephe özelliğinde, aynı kitle ve gabaride, özgün plan şeması, malzeme ve yapım tekniği kullanılarak, kapsamlı restitüsyon etüdüne dayalı rekonstrüksiyon uygulamasının koşulsuz sağlanmasına, Ancak uygulama gerçekleşinceye kadar parsellerde her türlü inşai ve fiziki müdahalenin yasaklanmasına, (otopark, fuar, sergileme vb.) yeni bir işlev ile kullanma ve aynı parselde tescilli yapı yerinde veya diğer boş alanlarda başka bir yeni yapılaşmaya izin verilemeyeceğine, Tüm bu uygulamalar için koruma kurulu kararının alınması gerektiğine,... YOK OLAN TESCİLLİ YAPILARA İLİŞKİN İŞLEMLER Korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilen yapıların herhangi bir şekilde (yıkılmaları, yanmaları, koruma kurulundan izin alınmadan yıktırılmaları vb.) yok olmalarına sebep olanlar hakkında ceza mahkemelerinde yasal soruşturma açılmasına, Bu soruşturma sonucu, yargı organlarınca verilen kararlar, kişisel yükümlülüklerle ilgili olduğundan, taşınmaz kültür varlığının korunmasına yönelik işlemlerin devamlılığını etkilemeyeceğine, bu nedenle soruşturma nedeni olan eyleme konu taşınmaz kültür varlığıyla ilgili alınmış koruma kurulu kararlarının geçerli olduğuna, ayrıca ilgili Yasaların hükümlerine göre işlem yapılmasına, Korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilen ve tescil edilmesi gerekli olmasına rağmen, tescil aşamasından önce herhangi bir nedenle yok olan yapılar için; bu ilke kararındaki "I - Müdahale Biçimleri"nin Maddesindeki Yeniden Yapma koşullarının geçerli olduğuna, ...karar verildi." B. Boğaziçi Alanı Öngörünüm Bölgesinde Yapılaşmaya İlişkin Hukuk İstanbul Boğaziçi Alanının kültürel ve tarihi değerlerinin ve doğal güzelliklerinin kamu yararı gözetilerek korunması ve geliştirilmesi ve bu alandaki nüfus yoğunluğunu artıracak yapılanmayı sınırlamak için uygulanacak imar mevzuatının belirlenmesi ve düzenlenmesi amacına matuf olarak 2960 sayılı Kanun çıkarılmıştır. Anılan Kanun'da Boğaziçi Bölgesi, 22/7/1983 tasdik tarihli 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli imar uygulama planları temel alınarak; kıyı ve sahil şeridi, öngörünüm bölgesi, geri görünüm bölgesi ve etkilenme bölgesi biçiminde dört farklı bölgeye ayrılmıştır. Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgelerinde, Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra yeni yapılaşmaya gidilmesi tamamen yasaklanmıştır. Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce yürürlükte bulunan 22/7/1983 tasdik tarihli 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli imar uygulama planlarında konut alanı olarak ayrılmış olup Kanun'un yürürlük tarihinde henüz üzerinde yapı yapılmayan taşınmazlarda dahi konut yapılması imkanı ortadan kaldırılmış, buraların da yeşil olan statüsünde olması öngörülmüştür. Sahil şeridi ve öngörünüm bölgelerine yönelik getirilen inşaat yasağı, Koruma Bölge Kurulu tarafından tescil kararı verilen tarihi eserlerin, bulundukları yerde, orijinal malzeme ve yapım tekniğiyle ve usulüne uygun olarak yapılmaları ve tadil edilmelerine engel teşkil etmez. Ayrıca, söz konusu yasak, tescilli kayıp eserlerin aslına uygun olarak yeniden inşa edilmesini de kapsamamaktadır. Dolayısıyla sahil şeridi ve öngörünüm bölgelerinde bulunan tescilli kültür varlıklarının ilgili mevzuat uyarınca tadili ve yeniden inşası mümkündür.