11. Hukuk Dairesi 2008/14036 E. , 2010/5783 K. "" MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi l Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.06.2008 tarih ve 2007/433-2008/62 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE vekili ve davalı ...İçecek Sanayi A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor din…
**11. Hukuk Dairesi 2008/14036 E. , 2010/5783 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi l Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.06.2008 tarih ve 2007/433-2008/62 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE vekili ve davalı ...İçecek Sanayi A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı ...İçecek San. ve Tic. A.Ş’nin "BEYOĞLU" ibaresini 33. sınıfta alkollü içkileri kapsayan mal hizmet sınıfında tescil başvurusunda bulunduğunu, Beyoğlu isminin İstanbul ilinin eğlence sektörü ile ilgili ünlü bir semti olduğu ve İstanbul iliyle birlikte anıldığı, Beyoğlu isminin coğrafi kaynak belirttiği, 556 sayılı KHK’nin 7/1-a, c, f maddeleri gereğince marka olarak tescil edilemeyeceği gerekçesi ile yaptıkları itirazın TPE Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nca nihai olarak reddedildiğini ileri sürerek, YİDK kararının iptalini ve marka tescil edildi ise hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir. Davalı TPE vekili, dava konusu marka tescil başvurusu ile ilgili alınan kararların usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili, davanın müvekkilinin ikametgahı mahkemesinde açılması gerektiğini, marka tescil edilmiş olduğuna göre YİDK kararının iptalinin istenemeyeceğini, hükümsüzlük davasında TPE'ye husumet yöneltilemeyeceğini, davacının dava açmada hukuki yararının bulunmadığını, tescili istenen marka ile kullanılacağı emtia arasında 556 sayılı KHK'nin 7/1-a, c, f maddeleri anlamında bir bağlantı bulunmadığını, "Beyoğlu" sözcüğünün değişik anlamlara geldiğini, sadece İstanbul'un bir semti anlamında olmadığını, ayrıca Beyoğlu semtinin sadece eğlence merkezi olmadığını, sözcüğün marka olarak tescilinde bir usulsüzlük bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece toplanan delillere dayanılarak, davanın açıldığı tarihte marka başvurusunun tescil edilip edilmediğinin anlaşılamadığı, bu şekilde açılan davanın YİDK kararının iptalinden bağımsız düşünülemeyeceği gerekçesiyle yetki itirazının yerinde bulunmadığı, mutlak red sebepleri kamu düzenine ilişkin olduğundan davacının bu davayı açmada hukuki yararı bulunduğu, Beyoğlu sözcüğünün tescili istenen 33. sınıftaki emtia için cins, çeşit, vasıf, kalite, coğrafi kaynak belirtmediği ve içki emtiasının hammaddesinin üretildiği yer olmadığından 7/1-c ve f maddelerine aykırı olmadığı, ancak, 556 sayılı