5. Hukuk Dairesi 2025/12414 E. , 2026/4587 K. "" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1627 Esas, 2025/1340 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaali 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/308 Esas, 2024/69 Karar Taraflar arasındaki çekişmeli taşınmazın kesinleşen kıyı kenar çizgisi içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ili…
5. Hukuk Dairesi 2025/12414 E. , 2026/4587 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1627 Esas, 2025/1340 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaali 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/308 Esas, 2024/69 Karar Taraflar arasındaki çekişmeli taşınmazın kesinleşen kıyı kenar çizgisi içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili, ..., ... Mahallesi 1 46... parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu ileri sürerek taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kalması nedeniyle uğramış olduğu zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, belirlenen tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine istinaf dilekçesinde özetle; Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarına göre bir taşınmazın tapuya tescili mümkün olmadığı hâlde, tapuya tescil edilmiş olmasının hukuki anlam ve değer taşımayacağını, bu gibi yerlerin kamu tüzel kişileri tarafından satılmasının da hukuken sonuç doğurmayacağını, kıyıların doğal nitelikleri itibarıyla herkesin kullanımına açık ve özel mülkiyete konu olmayacak yerlerden olduğunu, davacının dava konusu taşınmazı kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını, bilerek satın aldığını ve davacı yönünden kötü niyetli olduğunun kabulü gerektiğini, taşınmazın kıyı kenar çizgisi kapsamında kaldığı gerekçesiyle tazminat talebinden bahsedilebilmesi için taşınmaza ait tapu kaydının iptal edilerek tapudan terkin edilmesini ve hak sahibinin mülkiyet hakkını tamamen yitirmiş olması gerektiğini, kamu idarelerinin açmış olduğu davalarda uygulanan 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 36/A ve yine idarelerce açılan kamulaştırma davalarında olduğu gibi 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun ilgili maddeleri kıyasen uygulanmak suretiyle davacı vekili yararına nispi değil maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, yargılama giderlerinin de davacı üzerine bırakılması gerektiğini, bilirkişi raporunda emsal alınan taşınmazın imarlı, dava konusu taşınmazın ise imarsız olduğunu, emsal olarak imarsız bir parselin alınması gerektiğini, taşınmazların karşılaştırma tablosunda imar kriterinin değerlendirilmediğini, dava konusu olayda Tapu Sicil Müdürü ya da memurunun hukuka aykırı bir işlemi söz konusu olmadığından tazminat talep edilemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda değerlendirme tarihinin doğru şekilde dava tarihi olarak alınması ve etrafının meskun mahal olması nedeniyle arsa niteliğinde olan taşınmaz için emsal kıyaslama yöntemine göre değer belirlenmesinin yerinde olduğu, bilirkişilerce emsal olarak kullanılan 3 83... parsel sayılı taşınmazın değerlendirmeye uygun olduğu, bilirkişi raporunda emsal taşınmaz ile dava konusu taşınmazın karşılaştırılmasının usulüne uygun olarak yapıldığı ve bu şekilde taşınmazın 08.11.2022 yılı için 1.293,42 TL/m² olarak belirlenen metrekare birim fiyatının bölgenin piyasa rayiçlerine uygun olduğu, dava tarihi itibariyle belirlenen tazminat bedeline dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hukuka uygun olduğu, davacı taraf yararına nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderlerinin davalı idareye yüklenmesinin de hukuka uygun olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararında esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davalı Hazine vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu Sakarya ili, ..., ... Mahallesi 1 46... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığına dair şerh verildiği, eldeki davanın 08.11.2022 tarihinde açıldığı, taşınmazın halen davacı üzerine kayıtlı olduğu, dosya kapsamında yer alan fen bilirkişi raporuna göre taşınmazın tamamının kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı ve davacının mülkiyet hakkının kısıtlandığı anlaşılmaktadır. 3. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.