4. Hukuk Dairesi 2021/25501 E. , 2023/5006 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/776-2021/775 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/İHK-31193 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kabulü-İtirazın Reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/91299 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz…
**4. Hukuk Dairesi 2021/25501 E. , 2023/5006 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/776-2021/775 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/İHK-31193 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kabulü-İtirazın Reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/91299 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların çocuğunun, 08.09.2019 tarihinde yolcu konumunda bulunduğu aracın tek taraflı trafik kazası sonucu vefat ettiğini ve davacıların destekten yoksun kaldıklarını, aracın zorunlu trafik sigortasının bulunmadığını, davalı ... tarafından zararlarının karşılanmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir davacı yönünden 5.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş ; 23.06.2021 tarihli bedel artırım dilekçesiyle dava değerini, davacı ... için 173.943,28 TL destekten yoksun kalma tazminatı, davacı ... için 216.056,72 TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 390.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu talep yönünden davalının sorumluluğunun bulunmadığını, kusuru kabul etmediklerini, müterafik kusur indirimi ile hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemine göre hesaplama yapılarak SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, faiz talebinin haksız olduğunu ve 1/5 oranında vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı taraf araç sürücüsünün kazadaki tam kusuru ve aktüer raporu ile tazminatın TRH 2010 Tablosuna göre usulünce hesaplandığı, davacıların desteğinin kemer takmaması nedeniyle %20 oranında müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 180.181,87 TL, davacı ... için 145.061,10 TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 325.242,97 TL'nin 10.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davanın usulden reddi gerektiğini, sürücü tespit edilemediğinden davalının sorumluluğunun bulunmadığını, hesaplamanın hatalı yapıldığını, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davacılar lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu tek taraflı trafik kazasında davalı taraf sürücüsünün asli ve tam kusurlu bulunduğunun tespit edildiği, %20 oranında müterafik kusur indirimi uygulanmasının isabetli olduğu, hesaplama yönteminin Yargıtay içtihatlarına uygun olduğu, hatır taşıması yapıldığına ilişkin kuvvetli emare bulunmadığı, nispi tam vekalet ücretine hükmedilmesinin uygun bulunduğu gerekçeleri ile itirazın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın usulden reddi gerektiğini, kusuru kabul etmediklerini, kazaya karışan araç sürücüsünün tespit edilemediğini, hatır taşıması ve müterafik kusur yönünden indirim yapılması gerektiğini, hükme esas alınan hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, faiz başlangıç tarihinin doğru belirlenmediğini, vekalet ücretine 1/5 oranında hükmedilmesi gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; 08.09.2019 tarihinde zorunlu trafik kazası bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 ve 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 17 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, hükme esas alınan hesaplama yönteminin içtihatlara uygun olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Somut olayda; davalı ... tarafından araç sürücüsünün belirlenememesi nedeniyle zararın teminat dışı olduğunun ileri sürüldüğü, kaza tespit tutanağına göre kazaya karışan araç sürücüsünün tespit edilemediği, kazaya ilişkin ceza dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu raporu ve kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda da aynı doğrultuda araç sürücüsünün tespit edilemediğinin belirtildiği, ancak trafik bilirkişi raporu ile kazaya ilişkin görüntü kayıtlarına göre kazaya karışan araç sürücüsünün ... olduğu belirlemesinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Aynı kazada vefat eden...bakımından da destekten yoksun kalanların Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde 12.02.2021 tarihli ve 2021.E.27579 başvuru sayılı dosya ile tazminat talebinde bulunduğu, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun reddine karar verildiği, davacı tarafın itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince dosyadan el çekme kararı verildiği, bu kararın temyizi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/27349 Esas, 2023/5688 Karar sayılı ilamıyla davaya konu kazanın oluşu ile sürücüsünün tespit edilmesi ve olayın aydınlatılması amacıyla İTÜ öğretim üyeleri veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi kurulundan rapor alınması gerektiği gerekçesiyle anılan İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verildiği görülmüştür. Şu durumda eldeki dosya bakımından da İtiraz Hakem Heyetince; davaya konu kazanın oluşu ile sürücüsünün tespit edilmesi ve olayı aydınlatmak amacıyla İTÜ öğretim üyeleri veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi kurulundan, önceki raporların da irdelendiği, denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli şekilde rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir. 3. Somut uyuşmazlıkta; İtiraz Hakem Heyetince, yukarıdaki bentte açıklandığı üzere yapılacak uzman bilirkişi kurulu incelemesi sonucu sürücü tespit edildikten sonra kabule göre; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51 inci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ile Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir. Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir. Somut olayda; davalı vekilince başvuruya cevap ve itiraz dilekçelerinde hatır için taşıma def’inde bulunulduğu, İtiraz Hakem Heyetince bu savunma üzerinde durularak taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı gibi olayın özel şartları göz önüne alınarak tazminattan %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılıp yapılmaması gerektiği hususları tartışılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru görülmemiştir. 4. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,05.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.