2. Hukuk Dairesi 2012/27331 E. , 2013/24192 K. MAHKEMESİ :Ankara 2. Aile Mahkemesi TARİHİ :15.10.2012 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı koca tarafından, her üç dava yönünden; davalı-davacı kadın tarafından ise, kusur belirlemesi, manevi tazminat, nafaka miktarları ve ziynet alacağı yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; d…
**2. Hukuk Dairesi 2012/27331 E. , 2013/24192 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ankara 2. Aile Mahkemesi TARİHİ :15.10.2012 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı koca tarafından, her üç dava yönünden; davalı-davacı kadın tarafından ise, kusur belirlemesi, manevi tazminat, nafaka miktarları ve ziynet alacağı yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 25.10.2013 günü duruşmalı temyiz eden davacı-davalı F.K.ile vekili Av. G. B.ile karşı taraf temyiz eden davalı-davacı A. Z. K.vekili Av. K.G.geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Mahkemece davalı-davacı kadının manevi tazminat isteği reddedilmiştir. Oysa mahkemece de kabul edildiği üzere, davacı- davalı kocanın eşini, başkalarının yanında da olmak üzere aşağıladığı ve boşanmaya sebep olan olaylarda tamamen kusurlu bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı- davalı kocanın bu davranışı, kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olup, davalı- davacı yararına uygun miktarda manevi tazminat takdir ve tayini gerekir. Bu husus nazara alınmadan yetersiz gerekçe ile davalı-davacı kadının manevi tazminat talebinin reddi doğru bulunmamıştır. 3-Davacı-davalı koca, 25.01.2012 havale tarihli dilekçesi ile, sadece küçük altınların bozdurularak kredilere ödeme yapıldığını veya vadeli hesaba yatırıldığını kalan ziynetlerin ise eşinde olduğunu beyan etmiş; bu beyanı ile küçük altınların bozdurulduğunu kabul etmiştir. Davacı-davalı koca, eşinin bu altınları bedelini iade edilmemek üzere kendisine verdiğini ispat edemediğine göre, küçük altınları davalı-davacı kadına iade etmek zorundadır. Mahkemece bu yön dikkate alınarak davalı- davacı kadının küçük altınlara yönelik ziynet alacağı talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddi doğru olmamıştır. 4-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine paranın alım gücüne , ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran davalı-davacı kadın yararına hükmolunan maddi tazminat çoktur. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50. ve devamı maddeleri hükmü nazara alınarak daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK.md.174/1) takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. 3. ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, duruşma için taktir olunan 990 TL. vekalet ücretinin A.Z.alınıp .verilmesine ve 990 TL. vekalet ücretinin F.alınıp A.Z. verilmesine, temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.25.10.2013 (Cuma)