4. Hukuk Dairesi 2022/13150 E. , 2024/4043 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/114 E., 2020/638 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Davalı Bülten Basın Yayın Reklamcılık Tic. Ltd. Şti. Vekili Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen basın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat ve kararın yayınlanması davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince b
**4. Hukuk Dairesi 2022/13150 E. , 2024/4043 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/114 E., 2020/638 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Davalı Bülten Basın Yayın Reklamcılık Tic. Ltd. Şti. Vekili Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen basın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat ve kararın yayınlanması davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Bülten Basın Yayın Reklamcılık Tic. Ltd. Şti.’nin yayın sahibi olduğu... Gazetesi ile www.evrensel.net internet sitesinde diğer davalı ... tarafından 04.04.2014 tarihinde kaleme alınan "Fotoğrafçı ile foto muhabiri arasındaki fark" başlıklı yazıda müvekkili hakkında küçük düşürücü ve aşağılayıcı ifadeler kullanıldığını, “yolsuzluk ve hırsızlık temsili olmuş bir kişilik, bu kirli işlere bulaşanlardan üretilen mizahın aktörü olarak..." şeklindeki söz ve ifadelerin ifade özgürlüğü ve eleştiri kapsamında değerlendirilemeyeceğini, müvekkilinin kişilik haklarının ihlal edildiğini belirterek 50.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihinden işletilecek yasal faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hükmün tirajı yüksek iki gazete ve... Gazetesinde yayınlanmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinin usul kurallarına aykırı olarak düzenlendiğini, dava konusu yazı hakkında hakaret ve soruşturmanın gizliliğini ihlal suçlarından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, makalede kullanılan ifadelerin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; dava dışı ... isimli sanatçının çekmiş olduğu fotoğraftan yola çıkılarak siyasi eleştiri niteliğinde dava konusu yazının kaleme alındığını, haberde kullanılan ifadelerin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu, yazının güncel ve yayınlanmasında kamu yararı bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 05.11.2015 tarihli ve 2015/26 Esas 2015/395 sayılı kararıyla; seçim sonrası siyasi eleştiri niteliğinde dava konusu yazının kaleme alındığı, özle biçim arasındaki dengenin bozulmadığı, davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olmadığı, basın ve ifade özgürlüğü kapsamında olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. ONAMA VE KARAR DÜZELTME TALEBİNİN KABULÜ İLE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Onama Kararı İlk Derece Mahkemesi kararına karsı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 26.11.2018 tarihli 2016/12400 Esas 2018/7350 sayılı kararı ile hükmün onanmasına karar verilmiştir. B. Karar Düzeltme Talebinin Kabulü Kararı Daire'nin 26.11.2018 tarihli 2016/12400 Esas 2018/7350 sayılı ilamına karşı süresi içinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Daire'nin 28.11.2019 tarihli 2019/1090 Esas 2019/5659 Karar sayılı ilamı ile; "... davalı ...’un yayın sahibi davalı şirketin ortaklarından olduğu sabit ise de, üst düzey yöneticinin dava dışı kişinin olması sebebiyle hukuki sorumluluğu bulunmamaktadır. Bu nedenle adı geçen davalı hakkında davanın husumetten reddi gerekirken esastan reddi doğru değildir. Bu durum kararın bozulmasını gerektirir ise de, karar onanmış bulunduğundan, davacının karar düzeltme istemi HUMK’nun 440-442 nci maddeleri uyarınca kabul edilmeli, onama kararı kaldırılmalı ve karar gösterilen nedenlerle bozulmalıdır. Dava konusu yayında, davacının fotoğrafı altında kamuoyunun gündemindeki olaylar ve 2014 yılı mahalli idareler seçim sonuçları değerlendirilirken “yolsuzluk ve hırsızlık temsili olmuş bir kişilik bu kirli işlere bulaşanlardan üretilen mizahın aktörü olarak..." şeklinde kullanılan, suç isnadı ve kesin yargı içeren ifadelerle basın özgürlüğü ve eleştiri sınırlarının aşıldığı, öz ile biçim arasındaki dengenin bozulduğu, dolayısıyla davacının kişilik haklarına saldırı gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Şu durumda, yayınlar hukuka aykırı kabul edilerek davacı yararına uygun bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken davanın tümden reddine karar verilmesi doğru değildir. Bu durum kararın bozulmasını gerektirir ise de, karar onanmış bulunduğundan, davacının karar düzeltme istemi HUMK’nun 440-442 nci maddeleri uyarınca kabul edilmeli, onama kararı kaldırılmalı ve karar gösterilen nedenlerle bu davalılar (... ve ...) yönünden bozulmalıdır." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. C. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu yazıda kullanılan söz ve ifadelerin ağırlığı, tarafların konumu, sosyal ekonomik durumu değerlendirilerek davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılar Özcan Yaman ve Bülten Basın Yayın Reklamcılık Tic. Ltd. Şti.'den tahsiline, kararın yayınlanması talebinin reddine; davalı ... yönünden davanın reddine dair karar kesinleştiğinden bu davalı hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı Bülten Basın Yayın Limited Şirketi vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; "yolsuzluk ve hırsızlık temsili olmuş bir kişilik" söz ve ifadesinin suçlayıcı nitelikte olduğunu, saldırının ağırlığı nazara alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğunu, tam kabul kararı verilmesi gerektiğini, ayrıca yayın talebinin reddine dair kararın da hatalı olduğunu belirtmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu yazı hakkında hakaret ve soruşturmanın gizliliğini ihlal suçlarından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, yazıda kullanılan ifadelerin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu, eleştiri niteliğinde kaleme alındığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. Davalı Bülten Basın Yayın Limited Şirketi vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu makale hakkında hakaret ve soruşturmanın gizliliğini ihlal suçlarından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, yazıda kullanılan ifadelerin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu, seçim sonuçlarının değerlendirilmesine ilişkin eleştiri niteliğinde kaleme alındığını, ifade özgürlüğüne sınırlama getirilmesini gerektiren koşulların oluşmadığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı Bülten Basın Yayın Reklamcılık Tic. Ltd. Şti.’nin yayın sahibi olduğu... Gazetesi ile www.evrensel.net internet haber sitesinde davalı ... tarafından 04.04.2014 tarihinde kaleme alınan " Fotoğrafçı ile foto muhabiri arasındaki fark" başlıklı yazıda kullanılan söz ve ifadelerin davacının kişilik haklarını ihlal ettiği iddiası manevi tazminat ile hükmün yayınlanması istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının 13, 26 ve 28 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve 58 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 24 ve 25 inci maddeleri, 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 1 ve 3 üncü maddeleri, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10 uncu maddesi. 3. Değerlendirme 1. Davacı vekilinin davalı ... ve davalı ...'ne yönelik temyiz itirazları ile davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının ve olayın güncelliğini yitirmesi nedeniyle yayın talebinin reddedilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla; davacı vekilinin, davalı ... ve davalı ...'ne yönelik temyiz dilekçesi ile davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Davacı vekilinin davalı ...'a yönelik temyiz itirazları yönünden; Dosya kapsamından; İlk Derece Mahkemesinin 05.11.2015 tarihli ve 2015/26 Esas 2015/395 sayılı kararıyla davalı ... yönünden davanın esastan reddine karar verilmiş, Dairenin 26.11.2018 tarihli 2016/12400 Esas 2018/7350 sayılı kararı ile hükmün onanmasına karar verilmesinin akabinde davacı vekilinin karar düzeltme talebi üzerine Dairenin 28.11.2019 tarihli 2019/1090 Esas 2019/5659 Karar sayılı ilamı ile anılan davalıya husumet düşmediğinden esastan ret kararının doğru olmadığı gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamına uyulmakla, bozma ilamı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşur ve bozma ilamının gereğinin yerine getirilmesi gerekir. Şu durumda, mahkemece uyulan Dairemizin 28.11.2019 tarihli 2019/1090 Esas 2019/5659 Karar sayılı ilamında belirtilen şekilde davalı ... yönünden husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı ... ve davalı ...'ne yönelik temyiz itirazları ile davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının bu davalılar yönünden ONANMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının davalı ... yönünden BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ve davalılar Özcan Yaman ile Bülent Basın Yayın Reklamcılık Tic. Ltd. Şti.'ye yükletilmesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi