Ceza Genel Kurulu 2005/17.HD-151 E., 2005/136 K. Ceza Genel Kurulu 2005/17.HD-151 E., 2005/136 K. - KARARDA ARANAN NİTELİKLER- 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 337 ] - 5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 223 ] - 765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 102 ] - 1412 S. CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) [ Madde 223 ] - 1412 S. CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) [ Madde 253 ] - 2797 S. YARGITAY KANUNU [ Madde 28 ] "" Mal beyanında bulunmamak suçundan sanık Fatma S…
Ceza Genel Kurulu 2005/17.HD-151 E., 2005/136 K. **Ceza Genel Kurulu 2005/17.HD-151 E., 2005/136 K.** **- KARARDA ARANAN NİTELİKLER**- 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 337 ] - 5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 223 ] - 765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 102 ] - 1412 S. CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) [ Madde 223 ] - 1412 S. CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) [ Madde 253 ] - 2797 S. YARGITAY KANUNU [ Madde 28 ] **"İçtihat Metni"** Mal beyanında bulunmamak suçundan sanık Fatma Savaş I..... hakkında duruşma açılmadan tensiple birlikte ceza tertibine yer olmadığına ilişkin Üsküdar 1. İcra Ceza Mahkemesince 16.04.2004 gün ve 972-1326 sayı ile verilen kararın yakınan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 17. Hukuk Dairesince 28.02.2005 gün ve 14536-1701 sayı ile; "Duruşma açılarak verilmesi gereken kararın duruşma açılmadan evrak üzerinde verilmesinin karara karşı temyiz yolunu kapatmadığı anlaşılmakla, yapılan temyiz incelemesinde; Ceza tertibine yer olmadığına dair kararın duruşma açılıp yapılacak yargılama sonunda verilebileceği gözetilmeden, duruşma açılmadan evrak üzerinde yazılı şekilde karar verilmesi" isabetsizliğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Yerel Mahkeme ise 10.05.2005 gün ve 393-678 sayı ile; "Adil yargılanma, makul sürede yargılanmadır. (Anayasa m. 90/son, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m. 6) CMUK. 223/son maddesinin sanığın sorgusundan sarfınazar hükmü, duruşmadan da sarfınazar edilmesini gerektirmektedir. Çünkü, sanığın sorgusu yapılmayacak ve delil toplanmayacak ise, açılacak duruşmada yapılacak işlem ne olacaktır? CMUK. 253/son maddesi hükmü de varılan bu sonucu doğrulamaktadır. Kaldı ki, takiplerin akamete uğratılmasını önlemeyi amaçlayan icra suçlarının ve disipliner mahiyetteki cezalarının, genel suç ve ceza teorileri ve kuralları içinde ve aynı mahiyette kabul edilmeleri de mümkün değildir. Ayrıca, icra ve infaz safhasında gerçek görevleri icra ve infaz olan makamlarca yeni yargılama ve duruşmaların başlatılması, endişe edilir ki ileride daha başka icra ve infaz makamlarına lüzum gösterebilir. Açıklanan sebeplerle bozma, anılan hükümlere, İİY.nın ilke ve amaçlarına uygun görülememiştir. Nitekim Yargıtay 16. Hukuk Dairesi de aynı mülahaza ile mahkememizin emsal kararları hakkında davayı esastan inceleyerek davanın ortadan kaldırılmasına karar vermiştir." gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir. Bu kararın da yakınan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya, 2797 sayılı Yargıtay Yasasının 28. maddesine 5219 sayılı Yasa ile eklenen fıkra gereğince tebliğname düzenlenmeden Birinci Başkanlığa gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü. CEZA GENEL KURULU KARARI Sanık hakkında mal beyanında bulunmamak suçundan ceza tertibine yer olmadığına karar verilen olayda Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık, bu kararın duruşma açılmadan verilip verilemeyeceğine ilişkindir. Ancak, incelenen dosya içeriğine göre;