2. Ceza Dairesi 2014/339 E. , 2014/29523 K. "" Tebliğname No : 2 - 2013/17709 MAHKEMESİ : Düzce 4. Asliye Ceza Mahkemesi TARİHİ : 15/11/2012 NUMARASI : 2012/66 (E) ve 2012/7 (K) SUÇ : Hırsızlık Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın, suç tarihinde gece vakti gerçekleştirdiği hırsızlık eyleminden dolayı temel ceza asgari hadden tayin edilmesine karşılık, geceleyin gerçekleştirilmesi nedeniyle 5237 …
**2. Ceza Dairesi 2014/339 E. , 2014/29523 K.** **"İçtihat Metni"** Tebliğname No : 2 - 2013/17709 MAHKEMESİ : Düzce 4. Asliye Ceza Mahkemesi TARİHİ : 15/11/2012 NUMARASI : 2012/66 (E) ve 2012/7 (K) SUÇ : Hırsızlık Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın, suç tarihinde gece vakti gerçekleştirdiği hırsızlık eyleminden dolayı temel ceza asgari hadden tayin edilmesine karşılık, geceleyin gerçekleştirilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 143/1. maddesi uyarınca yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeden en üst hadden artırım yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 09/12/2014 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY: Aşağıda sunduğum nedenlerle sayın çoğunluğun, hırsızlık suçuyla ilgili onama görüşüne katılmıyorum. Konumuzla ilgili 5237 sayılı TCK'nın 142/2-g maddesinde; büyükbaş veya küçükbaş hayvanların barınak yerlerinden çalınmasını hırsızlık suçunun nitelikli hali olarak düzenlenmiştir. Hayvanların barındığı "ahır" tabir edilen yerlerin, hayvanlara mahsus "barınak" yerlerinden olduğunda tartışma ve duraksama yoktur. Bu nedenle somut olayımızda, suça konu hayvanların binanın eklentisi olan ahırdan çalındığının anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin, başka bir koşul aranmaksızın TCK'nın 142/2-g maddesi kapsamında nitelikli hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, eylemin aynı Yasa'nın 142/1-b maddesi kapsamında değerlendirilerek hüküm kurulması ve bu hükümün onanmasına ilişkin görşünü yanlış olduğu kanaatindeyim. Konunun anlaşılması için somut olayımızla ilgili 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b ve 142/2-g maddelelerinin uygulanma koşullarını örnek üzerinden değerlendirecek olursak; hırsızlık suçunun, evin/konutun veya binanın eklentisinde/müştemilatında olan barınak niteliğindeki ahırdan gerçekleştirilmesi halinde, eylem, hem 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesindeki, "(1) Hırsızlık suçunun; b) ...bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında,", hemde TCK'nın 142/2-g maddesindeki, "(2) Suçun; g) Barınak yerlerinde, ...büyük veya küçük baş hayvan hakkında" işlenmesi suç tanımlarına uymaktadır. Başka bir ifadeyle sanığın eylemi, aynı anda her iki maddede öngörülen suçun unsurlarını/öğelerini birlikte gerçekleştirdiğinden her iki maddeki suçta oluşmaktadır. Bu durumda TCK'nın 142/2-g maddesi, 142/1-b maddesine göre (ceza süresinin fazla olması nedeniyle) daha nitelikli olduğu için, hemde daha özel düzenleme içerdiği için (ceza süreleri aynı olan fıkralardaki uygulamalar gibi) öncelikle uygulanması gerekmektedir. Bunun aksine, daha nitelikli olan maddeye göre değilde daha az ceza içeren maddeye göre uygulama yapılmasının mantıklı bir açıklaması olamayacağı gibi anılan TCK'nın 142. maddenin bir ve ikinci fıkralarının diğer bentleriyle ilgili yerleşik uygulamaylada çelişki oluşturmaktadır.