19. Ceza Dairesi 2016/11062 E. , 2017/8139 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 1219 sayılı kanuna HÜKÜM : Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Şikayetçi İl Sağlık Müdürlüğü vekilinin sunduğu temyiz dilekçesinin incelenmesinde; Açılan kamu davasının niteliğine göre; 1219 sayılı Kanun'un 41. maddesinde öngörülen suçla korunan hukuki yararın kamu sağlığı, suç…
**19. Ceza Dairesi 2016/11062 E. , 2017/8139 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 1219 sayılı kanuna HÜKÜM : Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Şikayetçi İl Sağlık Müdürlüğü vekilinin sunduğu temyiz dilekçesinin incelenmesinde; Açılan kamu davasının niteliğine göre; 1219 sayılı Kanun'un 41. maddesinde öngörülen suçla korunan hukuki yararın kamu sağlığı, suçun mağdurunun ise toplumu oluşturan bütün bireyler olduğu, davaya katılma hakları ilgili Kanun'da açıkça yazılı olmayan ve suçtan doğrudan zarar görmeyen İl ve İlçe Sağlık Müdürlüğü veya Diş Tabipleri Odası gibi tüzel kişi kurumların davaya katılma ve hükmü temyize yetkileri bulunmadığı, Sağlık Bakanlığının mahkemece kanuna aykırı gerekçeyle kamu davasına katılan olarak kabulünün, şikayetçiye bu niteliği ve dolayısıyla kanun yoluna başvurma hak ve yetkisi kazandırmayacağından, şikayetçinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, 2- Sanığın mahkumiyet kararına karşı sunduğu temyiz dilekçesinin incelenmesinde; Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 11/04/1928 tarihli 1219 sayılı Kanun'un 63-68. maddeleri, "Hastabakıcı Hemşireler" başlıklı Beşinci Fasıl altında hastabakıcı hemşireliğin tanımını ve bu sanatın nasıl icra edileceğini düzenlemekte iken, 02.03.1954 tarihli 6283 sayılı Hemşirelik Kanunu 1219 sayılı kanun'un 64. maddesini mülga etmiş ve hemşire unvanını nasıl alınacağına, genel anlamda hemşirelik mesleğinin nasıl icra edileceğine ilişkin yeni bir düzenleme yapmıştır. Asıl mesleği serbest inşaat mühendisliği olan sanığın özel bir hastanede şikayetçiye doktor tarafından uygulanan usulüne uygun tedavinin bir gereği olarak verilen ilaçları, değişik tarihlerde şikayetçinin kaba etine ve deri altına şırınga ile enjekte etmesi eyleminin 6283 sayılı Hemşirelik Kanununun 3. maddesi aracılığıyla aynı kanunun 11. maddesinde unsurları yazılı kabahati oluşturduğu gözetilmeksizin, sanık hakkında 1219 sayılı Kanun'un Ek-13. maddesi gereği mahkumiyet kararı verilmesi, Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 16/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.