2. Hukuk Dairesi 2012/15752 E. , 2013/13767 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Adana 4. Aile Mahkemesi TARİHİ :6.6.2012 KARŞI OY YAZISI Dava, mutlak butlan sebebiyle evliliğin iptali (TMK. mad. 145/4) istemiyle aynı Kanunun 146/1. maddesindeki yetkiye dayanarak Muş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Muş Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinde açılmıştır. Muş Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi tarafından yetki itirazı bulunmadığı halde, yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili Adana Asliye Hukuk Mahkemesine
**2. Hukuk Dairesi 2012/15752 E. , 2013/13767 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Adana 4. Aile Mahkemesi TARİHİ :6.6.2012 KARŞI OY YAZISI Dava, mutlak butlan sebebiyle evliliğin iptali (TMK. mad. 145/4) istemiyle aynı Kanunun 146/1. maddesindeki yetkiye dayanarak Muş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Muş Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinde açılmıştır. Muş Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi tarafından yetki itirazı bulunmadığı halde, yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili Adana Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş ve kararın 01.11.2011 tarihinde kesinleşmesi üzerine resen yetkili olduğu kabul edilen Adana Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş, Adana Asliye Hukuk Mahkemesi de görevsizlik kararı vererek, gerekçeli kararı davacı Cumhuriyet Başsavcılığına tebliğ etmeden kesinleştirerek talep olmadığı halde, dosyayı Adana Aile Mahkemesine göndermiş, bu mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı olarak Muş Cumhuriyet Başsavcılığına çıkarılan gerekçeli kararın tebliği usulüne uygun değildir. (TK. mad.43) Davalıların temyiz dilekçesi ise davacı sıfatıyla Cumhuriyet Başsavcılığına hiç tebliğ edilmemiştir. Dava Muş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından açılmışsa da mahkemece yetkisizlik kararı verilerek Adana'ya gönderildiği ve temyize konu nihai kararın bu yer mahkemesince verildiğine göre gerekçeli kararın ve davalıların temyiz dilekçesinin tebliğinin artık davacı sıfatıyla Adana Cumhuriyet Başsavcılığına yapılması gerekir. Bu sebeple kararın ve davalıların temyiz dilekçesinin Adana Cumhuriyet Başsavcılığına Tebligat Kanununun 43. maddesindeki usule uygun şekilde tebliğ edilip temyiz süreside beklendikten sonra gönderilmek üzere dosyanın mahalli mahkemesine iadesine karar verilip, usülü eksiklik tamamlandıktan sonra temyiz incelemesinin yapılması gerektiğini düşündüğüm için sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılmıyorum.