11. Hukuk Dairesi 2021/7239 E. , 2023/1372 K. "" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1733 Esas, 2021/912 Karar DAVA TARİHİ : 30.09.2016 HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/342 E., 2020/46 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurumu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın…
**11. Hukuk Dairesi 2021/7239 E. , 2023/1372 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1733 Esas, 2021/912 Karar DAVA TARİHİ : 30.09.2016 HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/342 E., 2020/46 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurumu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ile davalı şirket vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili firmanın 1973 yılından bu yana hasat sonrası hububat, bakliyat, tohum ve yağlı tohum gıda işleme teknoloji sanayisi için makineler ürettiğini, müvekkilinin ticaret unvanının ayırt edici unsuru olan “...” ibaresini haiz markaları ile tanınan ve sektörün önde gelen firmalarından biri olduğunu,bu bakımdan ‘’...’’ ibaresinin nihai tüketici nezdinde meşhur ve maruf hale geldiğini, davalı şirketin daha önce müvekkili firma ortaklığında bulunmuş olan ... ile oğlu ve müvekkili firmanın eski çalışanı olan ... isimli şahıslar tarafından kurulduğunu, ...’in müvekkili şirkette bulunan hisselerini devrederek şirketten ayrıldığını, müvekkili firmanın tanınmışlığından haksız bir şekilde yararlanmak sureti müvekkilinin markalarına tecavüz teşkil eden kullanımlarda bulunduğunu, davalı şirket tarafından tescil başvurusu yapılan marka ile müvekkilinin markalarının aynı sınıfları kapsadığını, davalı yanın eylemli kullanımında AKY ibaresinin yanında kötü niyetle her zaman ... ibaresine de yer verdiğini, bu sebeple müvekkili markalarından ayırt edilmesinin mümkün olmadığını, görsellerden de anlaşılacağı üzere davalının müracaatına konu ettiği “AKY” ibareli markanın müvekkilinin markasında olduğu gibi siyah ve kırmızı renkler kullanılarak oluşturulduğunu, markanın altı çizilerek ön plana çıkarılmış “AKY” ibaresinden oluştuğunu, davalı ve davalı şirketin kurucu ortakları ile müvekkili arasında marka hukuku bakımından yaşanan tek hukuki ihtilafın huzurdaki dava olmadığını ve bu belgelerin dilekçe ekinde sunulduğunu, orta düzeydeki tüketicilerin dikkat ve özeni çerçevesinde markaların aynı anda göz önünde bulundurulamayacağı da dikkate alındığında tüketicilerce ayrıntılara ilişkin farklar üzerinde değil, bütüne ilişkin benzerlikler üzerinde durulacağını ileri sürerek YİDK kararının iptali ile dava konusu markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP